Dr. Vehbi KARA
Köşe Yazarı
Dr. Vehbi KARA
 

Bahriyede 15 Yıl

<p>Bazı okuyucularım soruyor: &ldquo;Senin aleyhinde bir karanlık oda yıllardan beri yayın yapıyor ve &lsquo;Fetullah&ccedil;ı&rsquo; diye ordudan atıldı&rdquo; diyor. Bunun aslı var mı? Eğer yalan ise ni&ccedil;in mahkemeye başvurmuyorsun? Ger&ccedil;ekleri bir de senin dilinden &ouml;ğrenmek isteriz.</p> <p>&Ouml;ncelikle şu hususu s&ouml;yleyeyim ki; karanlık odaların ve bazı gazetelerin yazdıkları &ldquo;&ccedil;amur at izi kalsın&rdquo; t&uuml;r&uuml;nden yazıların hi&ccedil;bir aslı astarı yoktur. Mahkemeye başvurmadığım bilgisi de yanlıştır. Zira yapmış olduğum su&ccedil; duyurusu &uuml;zerine Kartal Adliyesinde basın işleri savcılığına ifade verdim. Fakat Savcı Bey; dava a&ccedil;mayacağını ifade etti.</p> <p>Madem, d&uuml;nya mahkemesinde karşılaşamıyoruz elbette zerre kadar iyilik ve k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml;n kimsenin yanına kalmayacağı ruz-i mahşerde hesaplaşacağız. O halde yaşadığım olayları okuyucularımla paylaşayım ki; hakkımdaki iddialar ne derece doğru, merak edenler &ouml;ğrensin.</p> <p>Bu yazıyı okuyanlar &ldquo;senin &ouml;zel hayatından bana ne!&rdquo; demesinler. Zira 1982-1997 yılında Deniz Kuvvetlerinde yaşamış olduğum olaylar T&uuml;rkiye&rsquo;nin acı ger&ccedil;eğidir. Medya g&uuml;c&uuml;n&uuml; elinde tutan bazı k&uuml;resel g&uuml;&ccedil; odakları, &ccedil;oğu zaman iftira atarak ger&ccedil;ekleri saptırmaktadır. Bu nedenle T&uuml;rkiye&rsquo;nin askeri darbelerle dolu tarihini &ouml;ğrenmek ve bir daha olmaması i&ccedil;in gayret edecek her vatandaşın; bu yazılardan hissesi olacaktır.</p> <p>Bahriyede ge&ccedil;en 15 yıla değinmeden &ouml;nce şu hususu da değinmek isterim. Bu makalede yazılanlar daha detaylı bir şekilde &ldquo;Bahriyede&nbsp; 15 Yıl&rdquo; isimli kitabımda yer almaktadır. İsteyenler Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık (KDY)&nbsp; isimli yayınevinden internet aracılığı ile alıp okuyabilirler. Bu makalelerden okuyabileceğiniz &ouml;zet halidir.&nbsp;</p> <p>Bu kitabın 2007 yılında yapılmış iki baskısı daha vardır. Fakat bunu biraz daha genişleterek &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; baskıyı da neşretme fırsatı buldum. Ger&ccedil;ekten tarihe not d&uuml;şmek adına &ouml;nemli bir eser olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.</p> <p>&Ouml;ncelikle şu &ldquo;Fethullah&ccedil;ılık&rdquo; konusuna değinmek gerekiyor. Zira &ccedil;ok kişi bunu sormaktadır. Bu konuda beş altı makale yazdım. İsteyenler Yeni Akit Gazetesinin internet arşivinden &ccedil;ok rahatlıkla okuyabilir. Kısaca bir daha &ouml;zetleyelim:<br /> Alican T&uuml;rk isimli &ldquo;Batı &Ccedil;alışma Gurubu&rdquo; davasında yargılanan bir &ouml;ğretmen subay, 1997 yılında Y&uuml;ksek Askeri Şura&rdquo; kararını bularak bu iddiayı yapmıştır. Biz o yıllarda eşlerimizin baş&ouml;rt&uuml;l&uuml; olduğu gerek&ccedil;esi ile ordudan atıldığımızı zannediyorduk. Nitekim Batı &Ccedil;alışma Gurubu kanun dışı fişleme yaparak 28 Şubat 1997 s&uuml;recinde bir&ccedil;ok dindar subayı ordudan atmıştı.&nbsp;</p> <p>Ne ilgin&ccedil;tir ki ordudan atılan subayların en yoğun olduğu d&ouml;nem Necmettin Erbakan&rsquo;ın Başbakan olduğu d&ouml;nemdir. G&uuml;ven Erkaya gibi rakıcı generaller &ldquo;siz iktidarda olduğunuzu zannedin; bu &uuml;lkeyi asıl biz y&ouml;netiyoruz&rdquo; diyerek on bine yakın askeri ordudan atmıştı. Şu&ccedil;umuz ise &ldquo;g&ouml;z&uuml;n &uuml;zerinde kaşın var&rdquo; misali &ldquo;eşinin &uuml;zerinde baş&ouml;rt&uuml;s&uuml; var&rdquo; şeklindeydi.</p> <p>Ordudan atılmamızın resmi gerek&ccedil;esini ancak 28 Şubat Davasında m&uuml;şteki olarak m&uuml;racaatım esnasında &ouml;ğrenmiştim. Belgede ger&ccedil;ekten de &ldquo;Fetullah&ccedil;ılık&rdquo; ibaresi vardı. 17 Yaşımdan itibaren Feto &ouml;rg&uuml;t&uuml; ile m&uuml;cadele eden benim gibi birisi i&ccedil;in bu belge b&uuml;y&uuml;k bir s&uuml;rpriz idi. İşte; atılan diğer asker arkadaşlarım gibi herkese bir kulp takmak gerekmiş bana da tombaladan &ldquo;Fetullah&ccedil;ılık&rdquo; iddiası &ccedil;ıkmıştı.</p> <p>Kaderin bir cilvesine bakın ki; Donanmada ve askeri &ouml;ğrencilik yıllarımda en az kom&uuml;nistler kadar Fetocularla m&uuml;cadele etmiştim. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; namaz kılan bir &ouml;ğrencinin ayakta kalması, en &ccedil;ok Fetocuları rahatsız ediyordu.</p> <p>O yıllarda FET&Ouml; &ouml;rg&uuml;t&uuml;n&uuml;n ima ile namaz adında dinde yeri olmayan bir uygulaması vardı. Asla namaz kılmaz ve kılanları derhal vazge&ccedil;irmek i&ccedil;in t&uuml;rl&uuml; t&uuml;rl&uuml; &ccedil;irkin tezgahlar kurarlardı.</p> <p>Haklı oldukları y&ouml;nler de vardı. Zira 12 Eyl&uuml;l 1980 askeri darbesinin cunta lideri Kenan Evren&rsquo;in namaz kılan askeri okul &ouml;ğrencilerine karşı amansız bir d&uuml;şmanlığı vardı. Defalarca televizyona &ccedil;ıkar &ldquo;netekim, askeri okullardan binlerce &ouml;ğrenciyi attık&rdquo; diye &ouml;v&uuml;n&uuml;rd&uuml;.</p> <p>Deniz Harp Okulunda da işler &ccedil;ok k&ouml;t&uuml;yd&uuml;. Sınıfın en başarılı &ouml;ğrencileri hatta Deniz Lisesini birincilikle bitiren &ouml;ğrencilerin hi&ccedil; g&ouml;z&uuml;n&uuml;n yaşına bakılmamış &ldquo;namaz kılıyor&rdquo; diye askeri okuldan atmışlardı. Bu y&uuml;zden &ouml;ğrenciler benim namaz kıldığımı g&ouml;r&uuml;nce &ldquo;aman ne yapıyorsun seni de okuldan atacaklar&rdquo; diye beni korkuturlardı.</p> <p>Fetocular benim a&ccedil;ıktan namaz kıldığımı g&ouml;r&uuml;nce k&uuml;plere biner &ldquo;bu donkişota uymayın &ccedil;ok yakında okuldan atılacak&rdquo; diye kandil g&uuml;nlerinde dahi namaz kılan birka&ccedil; &ouml;ğrenciyi korkuturlardı. Nitekim son sınıfa gelinceye kadar bir Libyalı &ouml;ğrenci haricinde namaz kılan g&ouml;rmemiştim. Demek ki &ccedil;ok gizli kılıyorlardı.</p> <p>Ne gariptir; askeri okulda hi&ccedil;bir arkadaşım yoktu. Kom&uuml;nistlerle zaten &ccedil;atışma halindeydik. Fetocular ise b&uuml;t&uuml;n dindar &ouml;ğrencileri benden korkutmuşlardı. Bir iki tane pervasız &ouml;ğrenci dışında hi&ccedil; kimse ile konuşmuyor arkadaşlık etmiyordum.</p> <p>&Ouml;ğrencilik yıllarımda en &ouml;nemli arkadaşım; Heybeliada mendireğindeki yıldızlardı. B&uuml;y&uuml;kada&rsquo;dan gelen &ccedil;am kokusu ve Marmara denizinin g&uuml;zel manzarası bana yetiyordu. Ders aralarında ve &ouml;zellikle dinlenme zamanlarında mendirekte y&uuml;r&uuml;y&uuml;şe &ccedil;ıkar ruhumu dinlendirmeye &ccedil;alışırdım. &Ccedil;ok yorgundum zira bazı &ouml;ğrencilerle yumruklu kavgalarım olmuştu.&nbsp;&nbsp;</p> <p>Deniz Harp Okulunda d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; sınıfa ge&ccedil;ince, Tuzla&rsquo;daki yeni binaya taşındık. Son sınıf &ouml;ğrencisiydim ve Fetocuların iddialarının aksine hala okuldan atılmamıştım. Okul idaresi taşınma telaşından olsa gerek o yıl benimle &ccedil;ok az uğraştı ve sonunda anneciğimin duaları ile Deniz Harp Okulundan mezun oldum.</p> <p>Subay olduğumda biraz daha rahat edeceğimi d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;şt&uuml;m. Fakat nerde? Hayatımın en &uuml;z&uuml;nt&uuml;l&uuml; yılını 1987&rsquo;de yaşamıştım. Canım kadar sevdiğim altı &ouml;ğrenci 8 yıl sonunda son sınıfa geldiği yıl; okuldan atılmıştı. Darbeci Evren&rsquo;in zoruyla yeni yasalar &ccedil;ıkarılmış atılan askeri okul &ouml;ğrencilerine akla hayale gelmeyecek ağır yaptırımlar uygulanıyordu.</p> <p>İstanbul&rsquo;da H&uuml;cumbot Filosunda Atış Kontrol Subayı olarak g&ouml;rev yapıyordum. &Ccedil;ok ge&ccedil;meden Deniz Harp Okuluna gitmem istendi. İşte burada ne olduysa oldu. Hayatım boyunca unutamayacağım sorgulama ve tartışmalarla karşılaştım. Dilerseniz bunu bir sonraki yazımda paylaşayım, vesselam&hellip;<br /> &nbsp;</p> <p>Dr. Vehbi</p>
Ekleme Tarihi: 04 Aralık 2020 - Cuma

Bahriyede 15 Yıl

<p>Bazı okuyucularım soruyor: &ldquo;Senin aleyhinde bir karanlık oda yıllardan beri yayın yapıyor ve &lsquo;Fetullah&ccedil;ı&rsquo; diye ordudan atıldı&rdquo; diyor. Bunun aslı var mı? Eğer yalan ise ni&ccedil;in mahkemeye başvurmuyorsun? Ger&ccedil;ekleri bir de senin dilinden &ouml;ğrenmek isteriz.</p> <p>&Ouml;ncelikle şu hususu s&ouml;yleyeyim ki; karanlık odaların ve bazı gazetelerin yazdıkları &ldquo;&ccedil;amur at izi kalsın&rdquo; t&uuml;r&uuml;nden yazıların hi&ccedil;bir aslı astarı yoktur. Mahkemeye başvurmadığım bilgisi de yanlıştır. Zira yapmış olduğum su&ccedil; duyurusu &uuml;zerine Kartal Adliyesinde basın işleri savcılığına ifade verdim. Fakat Savcı Bey; dava a&ccedil;mayacağını ifade etti.</p> <p>Madem, d&uuml;nya mahkemesinde karşılaşamıyoruz elbette zerre kadar iyilik ve k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml;n kimsenin yanına kalmayacağı ruz-i mahşerde hesaplaşacağız. O halde yaşadığım olayları okuyucularımla paylaşayım ki; hakkımdaki iddialar ne derece doğru, merak edenler &ouml;ğrensin.</p> <p>Bu yazıyı okuyanlar &ldquo;senin &ouml;zel hayatından bana ne!&rdquo; demesinler. Zira 1982-1997 yılında Deniz Kuvvetlerinde yaşamış olduğum olaylar T&uuml;rkiye&rsquo;nin acı ger&ccedil;eğidir. Medya g&uuml;c&uuml;n&uuml; elinde tutan bazı k&uuml;resel g&uuml;&ccedil; odakları, &ccedil;oğu zaman iftira atarak ger&ccedil;ekleri saptırmaktadır. Bu nedenle T&uuml;rkiye&rsquo;nin askeri darbelerle dolu tarihini &ouml;ğrenmek ve bir daha olmaması i&ccedil;in gayret edecek her vatandaşın; bu yazılardan hissesi olacaktır.</p> <p>Bahriyede ge&ccedil;en 15 yıla değinmeden &ouml;nce şu hususu da değinmek isterim. Bu makalede yazılanlar daha detaylı bir şekilde &ldquo;Bahriyede&nbsp; 15 Yıl&rdquo; isimli kitabımda yer almaktadır. İsteyenler Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık (KDY)&nbsp; isimli yayınevinden internet aracılığı ile alıp okuyabilirler. Bu makalelerden okuyabileceğiniz &ouml;zet halidir.&nbsp;</p> <p>Bu kitabın 2007 yılında yapılmış iki baskısı daha vardır. Fakat bunu biraz daha genişleterek &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; baskıyı da neşretme fırsatı buldum. Ger&ccedil;ekten tarihe not d&uuml;şmek adına &ouml;nemli bir eser olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.</p> <p>&Ouml;ncelikle şu &ldquo;Fethullah&ccedil;ılık&rdquo; konusuna değinmek gerekiyor. Zira &ccedil;ok kişi bunu sormaktadır. Bu konuda beş altı makale yazdım. İsteyenler Yeni Akit Gazetesinin internet arşivinden &ccedil;ok rahatlıkla okuyabilir. Kısaca bir daha &ouml;zetleyelim:<br /> Alican T&uuml;rk isimli &ldquo;Batı &Ccedil;alışma Gurubu&rdquo; davasında yargılanan bir &ouml;ğretmen subay, 1997 yılında Y&uuml;ksek Askeri Şura&rdquo; kararını bularak bu iddiayı yapmıştır. Biz o yıllarda eşlerimizin baş&ouml;rt&uuml;l&uuml; olduğu gerek&ccedil;esi ile ordudan atıldığımızı zannediyorduk. Nitekim Batı &Ccedil;alışma Gurubu kanun dışı fişleme yaparak 28 Şubat 1997 s&uuml;recinde bir&ccedil;ok dindar subayı ordudan atmıştı.&nbsp;</p> <p>Ne ilgin&ccedil;tir ki ordudan atılan subayların en yoğun olduğu d&ouml;nem Necmettin Erbakan&rsquo;ın Başbakan olduğu d&ouml;nemdir. G&uuml;ven Erkaya gibi rakıcı generaller &ldquo;siz iktidarda olduğunuzu zannedin; bu &uuml;lkeyi asıl biz y&ouml;netiyoruz&rdquo; diyerek on bine yakın askeri ordudan atmıştı. Şu&ccedil;umuz ise &ldquo;g&ouml;z&uuml;n &uuml;zerinde kaşın var&rdquo; misali &ldquo;eşinin &uuml;zerinde baş&ouml;rt&uuml;s&uuml; var&rdquo; şeklindeydi.</p> <p>Ordudan atılmamızın resmi gerek&ccedil;esini ancak 28 Şubat Davasında m&uuml;şteki olarak m&uuml;racaatım esnasında &ouml;ğrenmiştim. Belgede ger&ccedil;ekten de &ldquo;Fetullah&ccedil;ılık&rdquo; ibaresi vardı. 17 Yaşımdan itibaren Feto &ouml;rg&uuml;t&uuml; ile m&uuml;cadele eden benim gibi birisi i&ccedil;in bu belge b&uuml;y&uuml;k bir s&uuml;rpriz idi. İşte; atılan diğer asker arkadaşlarım gibi herkese bir kulp takmak gerekmiş bana da tombaladan &ldquo;Fetullah&ccedil;ılık&rdquo; iddiası &ccedil;ıkmıştı.</p> <p>Kaderin bir cilvesine bakın ki; Donanmada ve askeri &ouml;ğrencilik yıllarımda en az kom&uuml;nistler kadar Fetocularla m&uuml;cadele etmiştim. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; namaz kılan bir &ouml;ğrencinin ayakta kalması, en &ccedil;ok Fetocuları rahatsız ediyordu.</p> <p>O yıllarda FET&Ouml; &ouml;rg&uuml;t&uuml;n&uuml;n ima ile namaz adında dinde yeri olmayan bir uygulaması vardı. Asla namaz kılmaz ve kılanları derhal vazge&ccedil;irmek i&ccedil;in t&uuml;rl&uuml; t&uuml;rl&uuml; &ccedil;irkin tezgahlar kurarlardı.</p> <p>Haklı oldukları y&ouml;nler de vardı. Zira 12 Eyl&uuml;l 1980 askeri darbesinin cunta lideri Kenan Evren&rsquo;in namaz kılan askeri okul &ouml;ğrencilerine karşı amansız bir d&uuml;şmanlığı vardı. Defalarca televizyona &ccedil;ıkar &ldquo;netekim, askeri okullardan binlerce &ouml;ğrenciyi attık&rdquo; diye &ouml;v&uuml;n&uuml;rd&uuml;.</p> <p>Deniz Harp Okulunda da işler &ccedil;ok k&ouml;t&uuml;yd&uuml;. Sınıfın en başarılı &ouml;ğrencileri hatta Deniz Lisesini birincilikle bitiren &ouml;ğrencilerin hi&ccedil; g&ouml;z&uuml;n&uuml;n yaşına bakılmamış &ldquo;namaz kılıyor&rdquo; diye askeri okuldan atmışlardı. Bu y&uuml;zden &ouml;ğrenciler benim namaz kıldığımı g&ouml;r&uuml;nce &ldquo;aman ne yapıyorsun seni de okuldan atacaklar&rdquo; diye beni korkuturlardı.</p> <p>Fetocular benim a&ccedil;ıktan namaz kıldığımı g&ouml;r&uuml;nce k&uuml;plere biner &ldquo;bu donkişota uymayın &ccedil;ok yakında okuldan atılacak&rdquo; diye kandil g&uuml;nlerinde dahi namaz kılan birka&ccedil; &ouml;ğrenciyi korkuturlardı. Nitekim son sınıfa gelinceye kadar bir Libyalı &ouml;ğrenci haricinde namaz kılan g&ouml;rmemiştim. Demek ki &ccedil;ok gizli kılıyorlardı.</p> <p>Ne gariptir; askeri okulda hi&ccedil;bir arkadaşım yoktu. Kom&uuml;nistlerle zaten &ccedil;atışma halindeydik. Fetocular ise b&uuml;t&uuml;n dindar &ouml;ğrencileri benden korkutmuşlardı. Bir iki tane pervasız &ouml;ğrenci dışında hi&ccedil; kimse ile konuşmuyor arkadaşlık etmiyordum.</p> <p>&Ouml;ğrencilik yıllarımda en &ouml;nemli arkadaşım; Heybeliada mendireğindeki yıldızlardı. B&uuml;y&uuml;kada&rsquo;dan gelen &ccedil;am kokusu ve Marmara denizinin g&uuml;zel manzarası bana yetiyordu. Ders aralarında ve &ouml;zellikle dinlenme zamanlarında mendirekte y&uuml;r&uuml;y&uuml;şe &ccedil;ıkar ruhumu dinlendirmeye &ccedil;alışırdım. &Ccedil;ok yorgundum zira bazı &ouml;ğrencilerle yumruklu kavgalarım olmuştu.&nbsp;&nbsp;</p> <p>Deniz Harp Okulunda d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; sınıfa ge&ccedil;ince, Tuzla&rsquo;daki yeni binaya taşındık. Son sınıf &ouml;ğrencisiydim ve Fetocuların iddialarının aksine hala okuldan atılmamıştım. Okul idaresi taşınma telaşından olsa gerek o yıl benimle &ccedil;ok az uğraştı ve sonunda anneciğimin duaları ile Deniz Harp Okulundan mezun oldum.</p> <p>Subay olduğumda biraz daha rahat edeceğimi d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;şt&uuml;m. Fakat nerde? Hayatımın en &uuml;z&uuml;nt&uuml;l&uuml; yılını 1987&rsquo;de yaşamıştım. Canım kadar sevdiğim altı &ouml;ğrenci 8 yıl sonunda son sınıfa geldiği yıl; okuldan atılmıştı. Darbeci Evren&rsquo;in zoruyla yeni yasalar &ccedil;ıkarılmış atılan askeri okul &ouml;ğrencilerine akla hayale gelmeyecek ağır yaptırımlar uygulanıyordu.</p> <p>İstanbul&rsquo;da H&uuml;cumbot Filosunda Atış Kontrol Subayı olarak g&ouml;rev yapıyordum. &Ccedil;ok ge&ccedil;meden Deniz Harp Okuluna gitmem istendi. İşte burada ne olduysa oldu. Hayatım boyunca unutamayacağım sorgulama ve tartışmalarla karşılaştım. Dilerseniz bunu bir sonraki yazımda paylaşayım, vesselam&hellip;<br /> &nbsp;</p> <p>Dr. Vehbi</p>
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.