Cenabı Allah, insanı farkına varma fıtratı üzerine yaratmıştır. İnsanoğlu farkında olduğu kadar var olur, var olduğunu anladığı an farkında olur.
İnsan, doğumuyla birlikte yetişkinliğe ulaşıncaya kadar farkına varmak istediği ve kendisine sorduğu iki soru vardır. Bunlardan ilki, toplum nezdinde olduğum gibi kabul ediliyor muyum? İkinci olarak da yaşadığım ortamda güvende miyim? Bu iki soruya olumlu cevap verenlerin kişiliği büyük bir gelişim gösterir, bedenen ve ruhen farkındalık oluşturarak huzurlu bir insan olur.
Ebeveyn olarak çocuklarımızı aşırı koruma duygusuyla yetiştirmemizin sonucu olarak, çocuklarımızın kişiliklerinin oturmamasına ve çocukluktan başlayarak, yetişkinliğe ulaşıncaya kadar kendisine güvenmemesine, en nihayet kendisinin farkında olmayan, çaresiz ve pısırık bir insan olarak yetişmesine neden oluyor.
Müspet veya menfi, bir olayı farkına vararak yorumlama şekli, kişinin iyimser ya da kötümser düşündüğünü ortaya koyar. İyimser düşünce, kişiyi bedenen ve ruhen sağlıklı bir fert yaparken; kötümser düşünce, kişiyi bedenen ve ruhen problemli bir fert olmasına müsebbip olur. Kötümser düşünmenin bir başka olumsuz etkisi de kişide çaresizlik duygusunun bir yaşam şekli olarak ön plana çıkmasıdır.
Bugün, yaşadığımız coğrafya içerisinde, belli şablon ve kalıplar haline getirilmiş popüler kültürün dayattığı bir yaşam tarzı vardır. Fert olarak bize düşen, toplum içerisinde kendi kültür bileşenlerimizi de göz önünde bulundurarak farkındalık oluşturmak adına yeni ve farklı şeyler üretmek ama popüler kültürün birer robotu olmayı asla kabul etmemektir.
Farkındalık oluşturmanın farklı ve birçok yolu olmakla birlikte, kişi olarak farkındalık oluşturmanın en kolay yolu okumak, yazmak ve özeleştiri yapmaktır. Hatalarımızın ve eksikliklerimizin farkına vardığımızda, bu hata ve eksikliğimizi giderecek bir kitap okuduğumuzu varsayalım.
-Okuduğumuz kitaptan edindiğimiz bilgiler, bizim bazı konuların farkına varmamıza kapı aralar.
-Farkına vardığımız bu bilgiler ışığında, düşünce dünyamızda belli bir bilinç oluşur.
-Oluşan bilinç oranında derin bir özeleştiri yaparız.
-Özeleştiriden sonra o anki duygu ve düşüncelerimizi yazıya döktüğümüzde, fark edilebilir oranda bir farkındalık oluşturmuş oluruz.
Tarihinden haberdar, dinini, milletini, imanını, tarihini ve kültürünü bilen; kendisini, çevresini, olayları ve dünyayı gözlemleyen bilinçli bir insan kim olduğunu da bilir; her zaman ve her yerde farkındalık oluşturur.
