MİSAFİR KALEM
Köşe Yazarı
MİSAFİR KALEM
 

31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçiminin Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız?

31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçiminin Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız? Ülkemiz, Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği ve vizyonu sayesinde son 22 yılda sanayiden ulaşıma, savunmadan turizme, spordan sağlığa kadar hayatın her alanında, deyim yerindeyse, devrim geçirerek bölgesi ve küresel arenada güçlü, söz sahibi bir ülke haline gelmiştir. Başarılılarla geçen yıllardan sonra 31 Mart Mahalli İdareler Seçiminde alınan sonuçları Cumhurbaşkanımızın hak etmediğini düşünüyoruz. Son seçimde, Cumhurbaşkanımız dışında gelişen konulardan dolayı puan kaybı yaşandığını vurgulamak isteriz. Milletimizin, Cumhurbaşkanımıza olan saygı ve sevgisi devam etmekle birlikte, sandık yoluyla verdiği mesajın da önemli olduğunu kabul etmek ve bu mesajın kapsamlı şekilde değerlendirilmesi gerektiği görüşündeyiz. Demokratik yarış içerisinde zaman zaman alınganlıklar, kırılganlıklar, küskünlükler olabiliyor. Milletimiz aşağıda belirteceğimiz sebeplerden dolayı AK Partiye olan desteğini biraz olsun çekmiştir. Bunların giderilmesi halinde Ak Parti’nin Sayın Cumhurbaşkanının önderliğinde daha da güçleneceğine inancımız tamdır. Bu inancımızın bir gereği olarak sürece ilişkin fikir ve önerilerimizi sizlerle paylaşmak istiyoruz; * Son yıllarda parti teşkilatları ve yerel yönetimlerin halkla arasında mesafe oluşmasına engel olamadığı bilinmektedir. Nedenleri ne olursa olsun milletin bağrından çıkmış AK Parti’nin milletten kopuk bir görüntü içinde olması kabul edilemez. Bu nedenle, söz konusu eksikliğin giderilmesi için teşkilatlarda heyecanını kaybetmiş kadrolarla ivedilikle yolların ayrılması gerekmektir. * Türkiye’de mülteci karşıtlığı, akademik çalışmalarca da desteklenen bir olgudur. Başka bir deyişle, toplumumuzun büyük bölümü mülteciler gitsin demektedir. Sadece ülke kaynaklarının sığınmacılar-mülteciler için harcanması değil, sosyo-kültürel uyum problemleri de halkta öfkeye neden olmaktadır. Mültecilerin, toplumun yapısını bozmak yanında yakın gelecekte bir güvenlik sorunu yaratma potansiyeli taşıması da geniş toplum kesimlerinde kaygı uyandırmaktadır. Bu nedenle tüm kaygıların yöneticilerce ciddiye alınması ve mülteciler konusunda somut adımlar atılması gereği ortadadır. * Covid-19 Pandemisinden bu yana devam eden ekonomik sorunlar başta dar gelirli toplum kesimleri olmak üzere yaşamı zorlaştırmıştır. Özellikle emeklilerimiz asgari geçim standartlarının altında kalmış ve geçim sıkıntılarının sembolü durumuna gelmişken kamuda görevli olup birden fazla yerden maaş alanların olması toplum vicdanını yaralamaktadır. Buna son verilmelidir. * Küresel dünyamızın en kritik konularından biri olan hayvancılık, tarımsal üretim ve gıda güvenliği konularında da ülkemiz irtifa kaybetmektedir. Bunun acilen önlemi alınmalıdır. * Başta din ve vicdan hürriyeti olmak üzere pek çok alanda sivil örgütlülük demokrasilerin olmazsa olmazıdırlar. Bu kapsamda AK Parti bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sivil inisiyatifin teşekkül etmesinin önünü açmaya devam etmeli ve mümkün olduğunca bu sahayı genişletmelidir. Ve bunu yaparken, sivil toplum örgütlerinin belli bir siyasal görüşün uzantısı değil, tematik uğraş alanlarında icra etmeleri gereken sosyal işlevlerin yerine getiricisi olmaları noktasında gerekli hassasiyeti göstermelidir. * Demokratik toplumlarda kimi devlet politikalarının halka rağmen devam ettirilmesi demokrasi inancını zedeleyebilir. Bundan dolayı doğaya, orman alanlarına zarar veren maden arama işi ile ilgili yeni düzenlemeler yapılmalı ve en önemlisi de madencilik sadece devlet eliyle yapılmalıdır. * Ak Partinin çeyrek asra yaklaşan iktidarının şifreleri arasında kibirden uzak, mütevazı ve milletin hizmetkarı olma anlayışının etkili olduğunu biliyoruz. Ancak son yıllarda gerek genel siyaset gerekse de yerel siyasette karşılaşılan uzun ve gösterişli araç konvoylarının halkı rahatsız ettiği gözlemlenmektedir. Bu yakışıksız görüntünün ivedilikle önüne geçilmelidir. * Siyaset bir yönüyle de iletişim sanatıdır. Bu bağlamda siyasi aktörlerin tutum ve davranışları son derece önemlidir. Ak Parti bu konuda bir hayli başarılı ve gıpta edilen bir parti olmasına rağmen son zamanlarda örneğin AK Parti Grup Başkanvekilliği ve diğer pozisyonlarda bulunan isimlerin toplumun geniş kesimleri tarafından sempati ile karşılanmadığını gözlemliyoruz. Yanı sıra, siyasi elitlerin danışmanlığını, başdanışmanlığını yapan çok sayıda ismin de tanınırlılığı ve etkililiğinin son derece zayıf kaldığına tanıklık ediyoruz. Bu alanda da değişimin kaçınılmaz olduğunu düşünüyoruz. * Demokrasiler her şeyden önce barış ve uzlaşımı tesis etmeyi öncelerler. Bu bağlamda Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bir misyon üstlenmeli ve her şeyden çok söz konusu uzlaşımcı ortamın inşa edilmesinin sorumluluğu doğrultusunda hareket etmelidir. Öyle ki, İletişim Başkanlığı, ülke insanını kutuplaştıran, hoşnutsuzluk yaratan konulara yönelik çözüm odaklı performans ortaya koymalıdır. * Siyasi iktidarları güçlü yapan performans alanlarından biri de kültür ve sanat alanlarına yaptıkları yatırımlardır. Ak Parti hükümetlerinin 22 yıllık süreçte kültür ve sanat alanları ile ilgili olarak ya zayıf kaldığı ya da seçici bir tavır ortaya koymak suretiyle toplumu kucaklayamadığı gözlemlenmektedir. * Siyaset son derece dinamik bir sahadır. Günümüzde iletişim teknolojilerinin yaşamı baştan aşağı hızla dönüştürdüğü ve değiştirdiğini düşündüğümüzde siyaset yapma biçimlerinin de söz konusu değişim ve dönüşümlerle uyumlu olacak şekilde güncellenmesi gerekmektedir. Bu yüzden, öfke dilinden beslenen siyaset yapma tarzlarını yeniden düşünmek ve toplum vicdanında kabul görmeyen söylem ve uygulamalardan vazgeçmek gerektiğini düşünüyoruz. Bu vesileyle, bütün partilerden seçilen belediye başkanlarını tebrik ediyor ve milletimiz için hayırlı işler üretmelerini temenni ediyorum. Özcan Şimşek SözMedia Yönetim Kurulu Başkanı
Ekleme Tarihi: 06 Nisan 2024 - Cumartesi

31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçiminin Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız?

31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçiminin Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız? Ülkemiz, Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği ve vizyonu sayesinde son 22 yılda sanayiden ulaşıma, savunmadan turizme, spordan sağlığa kadar hayatın her alanında, deyim yerindeyse, devrim geçirerek bölgesi ve küresel arenada güçlü, söz sahibi bir ülke haline gelmiştir. Başarılılarla geçen yıllardan sonra 31 Mart Mahalli İdareler Seçiminde alınan sonuçları Cumhurbaşkanımızın hak etmediğini düşünüyoruz. Son seçimde, Cumhurbaşkanımız dışında gelişen konulardan dolayı puan kaybı yaşandığını vurgulamak isteriz. Milletimizin, Cumhurbaşkanımıza olan saygı ve sevgisi devam etmekle birlikte, sandık yoluyla verdiği mesajın da önemli olduğunu kabul etmek ve bu mesajın kapsamlı şekilde değerlendirilmesi gerektiği görüşündeyiz. Demokratik yarış içerisinde zaman zaman alınganlıklar, kırılganlıklar, küskünlükler olabiliyor. Milletimiz aşağıda belirteceğimiz sebeplerden dolayı AK Partiye olan desteğini biraz olsun çekmiştir. Bunların giderilmesi halinde Ak Parti’nin Sayın Cumhurbaşkanının önderliğinde daha da güçleneceğine inancımız tamdır. Bu inancımızın bir gereği olarak sürece ilişkin fikir ve önerilerimizi sizlerle paylaşmak istiyoruz; * Son yıllarda parti teşkilatları ve yerel yönetimlerin halkla arasında mesafe oluşmasına engel olamadığı bilinmektedir. Nedenleri ne olursa olsun milletin bağrından çıkmış AK Parti’nin milletten kopuk bir görüntü içinde olması kabul edilemez. Bu nedenle, söz konusu eksikliğin giderilmesi için teşkilatlarda heyecanını kaybetmiş kadrolarla ivedilikle yolların ayrılması gerekmektir. * Türkiye’de mülteci karşıtlığı, akademik çalışmalarca da desteklenen bir olgudur. Başka bir deyişle, toplumumuzun büyük bölümü mülteciler gitsin demektedir. Sadece ülke kaynaklarının sığınmacılar-mülteciler için harcanması değil, sosyo-kültürel uyum problemleri de halkta öfkeye neden olmaktadır. Mültecilerin, toplumun yapısını bozmak yanında yakın gelecekte bir güvenlik sorunu yaratma potansiyeli taşıması da geniş toplum kesimlerinde kaygı uyandırmaktadır. Bu nedenle tüm kaygıların yöneticilerce ciddiye alınması ve mülteciler konusunda somut adımlar atılması gereği ortadadır. * Covid-19 Pandemisinden bu yana devam eden ekonomik sorunlar başta dar gelirli toplum kesimleri olmak üzere yaşamı zorlaştırmıştır. Özellikle emeklilerimiz asgari geçim standartlarının altında kalmış ve geçim sıkıntılarının sembolü durumuna gelmişken kamuda görevli olup birden fazla yerden maaş alanların olması toplum vicdanını yaralamaktadır. Buna son verilmelidir. * Küresel dünyamızın en kritik konularından biri olan hayvancılık, tarımsal üretim ve gıda güvenliği konularında da ülkemiz irtifa kaybetmektedir. Bunun acilen önlemi alınmalıdır. * Başta din ve vicdan hürriyeti olmak üzere pek çok alanda sivil örgütlülük demokrasilerin olmazsa olmazıdırlar. Bu kapsamda AK Parti bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sivil inisiyatifin teşekkül etmesinin önünü açmaya devam etmeli ve mümkün olduğunca bu sahayı genişletmelidir. Ve bunu yaparken, sivil toplum örgütlerinin belli bir siyasal görüşün uzantısı değil, tematik uğraş alanlarında icra etmeleri gereken sosyal işlevlerin yerine getiricisi olmaları noktasında gerekli hassasiyeti göstermelidir. * Demokratik toplumlarda kimi devlet politikalarının halka rağmen devam ettirilmesi demokrasi inancını zedeleyebilir. Bundan dolayı doğaya, orman alanlarına zarar veren maden arama işi ile ilgili yeni düzenlemeler yapılmalı ve en önemlisi de madencilik sadece devlet eliyle yapılmalıdır. * Ak Partinin çeyrek asra yaklaşan iktidarının şifreleri arasında kibirden uzak, mütevazı ve milletin hizmetkarı olma anlayışının etkili olduğunu biliyoruz. Ancak son yıllarda gerek genel siyaset gerekse de yerel siyasette karşılaşılan uzun ve gösterişli araç konvoylarının halkı rahatsız ettiği gözlemlenmektedir. Bu yakışıksız görüntünün ivedilikle önüne geçilmelidir. * Siyaset bir yönüyle de iletişim sanatıdır. Bu bağlamda siyasi aktörlerin tutum ve davranışları son derece önemlidir. Ak Parti bu konuda bir hayli başarılı ve gıpta edilen bir parti olmasına rağmen son zamanlarda örneğin AK Parti Grup Başkanvekilliği ve diğer pozisyonlarda bulunan isimlerin toplumun geniş kesimleri tarafından sempati ile karşılanmadığını gözlemliyoruz. Yanı sıra, siyasi elitlerin danışmanlığını, başdanışmanlığını yapan çok sayıda ismin de tanınırlılığı ve etkililiğinin son derece zayıf kaldığına tanıklık ediyoruz. Bu alanda da değişimin kaçınılmaz olduğunu düşünüyoruz. * Demokrasiler her şeyden önce barış ve uzlaşımı tesis etmeyi öncelerler. Bu bağlamda Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bir misyon üstlenmeli ve her şeyden çok söz konusu uzlaşımcı ortamın inşa edilmesinin sorumluluğu doğrultusunda hareket etmelidir. Öyle ki, İletişim Başkanlığı, ülke insanını kutuplaştıran, hoşnutsuzluk yaratan konulara yönelik çözüm odaklı performans ortaya koymalıdır. * Siyasi iktidarları güçlü yapan performans alanlarından biri de kültür ve sanat alanlarına yaptıkları yatırımlardır. Ak Parti hükümetlerinin 22 yıllık süreçte kültür ve sanat alanları ile ilgili olarak ya zayıf kaldığı ya da seçici bir tavır ortaya koymak suretiyle toplumu kucaklayamadığı gözlemlenmektedir. * Siyaset son derece dinamik bir sahadır. Günümüzde iletişim teknolojilerinin yaşamı baştan aşağı hızla dönüştürdüğü ve değiştirdiğini düşündüğümüzde siyaset yapma biçimlerinin de söz konusu değişim ve dönüşümlerle uyumlu olacak şekilde güncellenmesi gerekmektedir. Bu yüzden, öfke dilinden beslenen siyaset yapma tarzlarını yeniden düşünmek ve toplum vicdanında kabul görmeyen söylem ve uygulamalardan vazgeçmek gerektiğini düşünüyoruz. Bu vesileyle, bütün partilerden seçilen belediye başkanlarını tebrik ediyor ve milletimiz için hayırlı işler üretmelerini temenni ediyorum. Özcan Şimşek SözMedia Yönetim Kurulu Başkanı
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.