Zimem Defteri: İyiliğin Sessiz Hâli
Zimem Defteri: İyiliğin Sessiz Hâli
Eskiden mahalle bakkallarının tezgâhının altında bir defter bulunurdu. Bu deftere "Zimem Defteri" denirdi. Maddi sıkıntı yaşayan insanlar, ihtiyaçlarını alır; borçları bu deftere yazılırdı. Gün gelir, hayırsever bir kişi dükkâna uğrar, kimin borcu olduğunu bile sormadan defterdeki borçların bir kısmını ya da tamamını öderdi. Ne borcu ödeyen bilinirdi ne de borcu silinen... Çünkü gerçek iyilik, gösterişten uzak olandı.
Bugün teknoloji gelişti, şehirler büyüdü; ama ne yazık ki insanların birbirine olan yakınlığı azaldı. Oysa Zimem Defteri bize, paylaşmanın sadece maddi yardım olmadığını, bir insanın onurunu incitmeden el uzatabilmenin de büyük bir erdem olduğunu hatırlatıyor.
İyilik, alkış beklemez. Yardım, reklamla değil; vicdanla yapılır. Bir sofraya ekmek olmak, bir çocuğun yüzünü güldürmek, bir annenin yüreğine umut olmak... İşte gerçek zenginlik budur.
Belki bugün elimizde bir Zimem Defteri yok. Ama çevremizde sessizce destek bekleyen nice insan var. Bazen bir market alışverişi, bazen ödenen bir fatura, bazen de içten söylenen bir "Yanındayım." sözü, bir insanın hayatını değiştirebilir.
Unutmayalım; dünya, iyilik yapanların adıyla değil, bıraktıkları güzel izlerle güzelleşir. Belki de yeniden ihtiyacımız olan şey, eski defterleri değil; o defterleri yazdıran merhameti kalplerimizde yeniden canlandırmaktır.
Fatma Daştan
Ekleme
Tarihi: 01 Temmuz 2026 -Çarşamba
Zimem Defteri: İyiliğin Sessiz Hâli
Zimem Defteri: İyiliğin Sessiz Hâli
Eskiden mahalle bakkallarının tezgâhının altında bir defter bulunurdu. Bu deftere "Zimem Defteri" denirdi. Maddi sıkıntı yaşayan insanlar, ihtiyaçlarını alır; borçları bu deftere yazılırdı. Gün gelir, hayırsever bir kişi dükkâna uğrar, kimin borcu olduğunu bile sormadan defterdeki borçların bir kısmını ya da tamamını öderdi. Ne borcu ödeyen bilinirdi ne de borcu silinen... Çünkü gerçek iyilik, gösterişten uzak olandı.
Bugün teknoloji gelişti, şehirler büyüdü; ama ne yazık ki insanların birbirine olan yakınlığı azaldı. Oysa Zimem Defteri bize, paylaşmanın sadece maddi yardım olmadığını, bir insanın onurunu incitmeden el uzatabilmenin de büyük bir erdem olduğunu hatırlatıyor.
İyilik, alkış beklemez. Yardım, reklamla değil; vicdanla yapılır. Bir sofraya ekmek olmak, bir çocuğun yüzünü güldürmek, bir annenin yüreğine umut olmak... İşte gerçek zenginlik budur.
Belki bugün elimizde bir Zimem Defteri yok. Ama çevremizde sessizce destek bekleyen nice insan var. Bazen bir market alışverişi, bazen ödenen bir fatura, bazen de içten söylenen bir "Yanındayım." sözü, bir insanın hayatını değiştirebilir.
Unutmayalım; dünya, iyilik yapanların adıyla değil, bıraktıkları güzel izlerle güzelleşir. Belki de yeniden ihtiyacımız olan şey, eski defterleri değil; o defterleri yazdıran merhameti kalplerimizde yeniden canlandırmaktır.
Fatma Daştan
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
