SADAKA TAŞLARI
SADAKA TAŞLARI
Eskiden sokakların sessiz köşelerinde, kimsenin dikkatini çekmeyen taşlar vardı. Adına sadaka taşı denirdi. Veren, verdiğini kimse görmeden bırakırdı; alan ise ihtiyacı kadarını alır, gerisini başkalarına bırakırdı. Ne gösteriş vardı ne de minnet... Sadece insanlık vardı.
Bugün yüksek binalar yaptık, yollar uzattık, teknolojiyi geliştirdik. Ama o taşların taşıdığı inceliği, zarafeti ve vicdanı ne kadar koruyabildik? Yardım ederken fotoğraf çekmeyi, paylaşmayı ve alkış beklemeyi alışkanlık hâline getirdik. Oysa gerçek iyilik, sağ elin verdiğini sol elin bilmediği zamandır.
Sadaka taşları, sadece yardımın değil; güvenin, edebin ve merhametin de simgesiydi. İnsanlar birbirinin onurunu incitmeden destek olur, kimse kendini mahcup hissetmezdi. Çünkü asıl zenginlik cebimizde değil, yüreğimizde saklıydı.
Belki bugün o taşlar sokaklarda yok. Ama onları yeniden yaşatacak olan taşlar değil, vicdanlarımızdır. Bir kapıyı sessizce çalmak, bir sofrayı gizlice bereketlendirmek, bir yetimin başını okşamak, bir yaşlının yükünü hafifletmek... İşte gerçek sadaka taşı budur.
Unutmayalım; iyilik, gösterildiğinde değer kazanmaz. Asıl değeri, kimse bilmediğinde de yapılabilmesidir. Belki de dünyayı değiştirecek olan şey, büyük servetler değil; sessizce uzanan merhamet dolu ellerdir. Çünkü bir toplumun gerçek zenginliği, kasasındaki para değil, kalbindeki vicdandır.
Fatma Daştan
Ekleme
Tarihi: 29 Haziran 2026 -Pazartesi
SADAKA TAŞLARI
SADAKA TAŞLARI
Eskiden sokakların sessiz köşelerinde, kimsenin dikkatini çekmeyen taşlar vardı. Adına sadaka taşı denirdi. Veren, verdiğini kimse görmeden bırakırdı; alan ise ihtiyacı kadarını alır, gerisini başkalarına bırakırdı. Ne gösteriş vardı ne de minnet... Sadece insanlık vardı.
Bugün yüksek binalar yaptık, yollar uzattık, teknolojiyi geliştirdik. Ama o taşların taşıdığı inceliği, zarafeti ve vicdanı ne kadar koruyabildik? Yardım ederken fotoğraf çekmeyi, paylaşmayı ve alkış beklemeyi alışkanlık hâline getirdik. Oysa gerçek iyilik, sağ elin verdiğini sol elin bilmediği zamandır.
Sadaka taşları, sadece yardımın değil; güvenin, edebin ve merhametin de simgesiydi. İnsanlar birbirinin onurunu incitmeden destek olur, kimse kendini mahcup hissetmezdi. Çünkü asıl zenginlik cebimizde değil, yüreğimizde saklıydı.
Belki bugün o taşlar sokaklarda yok. Ama onları yeniden yaşatacak olan taşlar değil, vicdanlarımızdır. Bir kapıyı sessizce çalmak, bir sofrayı gizlice bereketlendirmek, bir yetimin başını okşamak, bir yaşlının yükünü hafifletmek... İşte gerçek sadaka taşı budur.
Unutmayalım; iyilik, gösterildiğinde değer kazanmaz. Asıl değeri, kimse bilmediğinde de yapılabilmesidir. Belki de dünyayı değiştirecek olan şey, büyük servetler değil; sessizce uzanan merhamet dolu ellerdir. Çünkü bir toplumun gerçek zenginliği, kasasındaki para değil, kalbindeki vicdandır.
Fatma Daştan
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
