MİSAFİR KALEM
Köşe Yazarı
MİSAFİR KALEM
 

AHFEŞ’İN KEÇİSİ

AHFEŞ’İN KEÇİSİ Hikâye meşhur: Medrese öğrencisi Ahfeş, derslerinde öğrendiklerini arkadaşlarına uzun uzun anlatıp onlara tasdik ettirmeden duramazmış. Bu ısrarı bir zaman sonra çevresindeki herkesi bezdirip yanından uzaklaştırmış. Ahfeş bilgilerini anlatacak kimseyi bulamamanın ıstırabını yaşarken bir yandan da derslerine çalışmaya devam ediyormuş. Yine bir gün medresenin bahçesindeki bir ağacın altında ezberini yaparken orada otlamakta olan bir keçi yanına gelmiş. Tabi bizimkinin zihninde de anında şimşekler çakmış. Ahfeş bu! Anlatmak için yanıp tutuşuyorken ayağına kadar gelen fırsatı hiç kaçırır mı? Hemen keçinin boynuna bir ip bağlamış. Artık öğrendiği her yeni bilgiyi keçiye anlattıktan sonra zavallı hayvanın boynuna bağladığı ipi çekiyor, keçi de onun anlattıklarını tasdik ediyormuş gibi başını yukarı aşağı sallıyormuş. Keçi bu işten bir şey anlamasa da Ahfeş anlatmanın, dinlenip onaylanmanın hazzını doya doya yaşıyormuş. İşte Ahfeş’le keçisinin hikâyesi böyle. Gel zaman git zaman Ahfeş’e ne oldu, keçisi nereye gitti bilmem ama şimdilerde Ahfeş’in keçisine benzeyen, vara yoğa olur vermek için boynuna ip geçirilmesine bile lüzum kalmayan keçilerden çokça var olduğunu görüyorum. Dünya bunlarla dolu. Söylenenleri dinliyor, Anlatılanları anlıyor, Olaylara duyarsız kalmıyor, Olup biteni idrak ediyor, Gündemin farkına varıyor, Doğruyu yanlışı ayırt edebiliyor gibi başını bir aşağı bir yukarı sallayan keçilerle dolu her yer. Başlar sürekli emme basma tulumba gibi. Oysa ne olup bitenin kimse farkında, ne olan biten kimsenin umurunda. Sevgi Karaman
Ekleme Tarihi: 06 Ocak 2026 -Salı

AHFEŞ’İN KEÇİSİ

AHFEŞ’İN KEÇİSİ Hikâye meşhur: Medrese öğrencisi Ahfeş, derslerinde öğrendiklerini arkadaşlarına uzun uzun anlatıp onlara tasdik ettirmeden duramazmış. Bu ısrarı bir zaman sonra çevresindeki herkesi bezdirip yanından uzaklaştırmış. Ahfeş bilgilerini anlatacak kimseyi bulamamanın ıstırabını yaşarken bir yandan da derslerine çalışmaya devam ediyormuş. Yine bir gün medresenin bahçesindeki bir ağacın altında ezberini yaparken orada otlamakta olan bir keçi yanına gelmiş. Tabi bizimkinin zihninde de anında şimşekler çakmış. Ahfeş bu! Anlatmak için yanıp tutuşuyorken ayağına kadar gelen fırsatı hiç kaçırır mı? Hemen keçinin boynuna bir ip bağlamış. Artık öğrendiği her yeni bilgiyi keçiye anlattıktan sonra zavallı hayvanın boynuna bağladığı ipi çekiyor, keçi de onun anlattıklarını tasdik ediyormuş gibi başını yukarı aşağı sallıyormuş. Keçi bu işten bir şey anlamasa da Ahfeş anlatmanın, dinlenip onaylanmanın hazzını doya doya yaşıyormuş. İşte Ahfeş’le keçisinin hikâyesi böyle. Gel zaman git zaman Ahfeş’e ne oldu, keçisi nereye gitti bilmem ama şimdilerde Ahfeş’in keçisine benzeyen, vara yoğa olur vermek için boynuna ip geçirilmesine bile lüzum kalmayan keçilerden çokça var olduğunu görüyorum. Dünya bunlarla dolu. Söylenenleri dinliyor, Anlatılanları anlıyor, Olaylara duyarsız kalmıyor, Olup biteni idrak ediyor, Gündemin farkına varıyor, Doğruyu yanlışı ayırt edebiliyor gibi başını bir aşağı bir yukarı sallayan keçilerle dolu her yer. Başlar sürekli emme basma tulumba gibi. Oysa ne olup bitenin kimse farkında, ne olan biten kimsenin umurunda. Sevgi Karaman
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.