BAĞIMLILIK: İnsan Ne Zaman Kendini Kaybeder?
BAĞIMLILIK: İnsan Ne Zaman Kendini Kaybeder?
Bazen insan bir maddeye, bazen bir insana, bazen de bir alışkanlığa bağımlı olur. Asıl tehlike, bağımlı olduğunu fark edemediği anda başlar.
Bağımlılık, çağımızın en sessiz ama en yıkıcı sorunlarından biridir. İnsan bazen bir sigaraya, alkole, teknolojiye, kumara ya da bir insana bağımlı hâle gelir. Başlangıçta kendi tercihi gibi görünen şey, zamanla hayatının merkezine yerleşir. Bir süre sonra insan, hayatını yönetmek yerine bağımlılıklarının peşinden sürüklenmeye başlar.
Peki, bağımlılık yalnızca zararlı maddelere mi bağlıdır?
Hayır! Bazen bir insanın ilgisine, sevgisine, onayına, hatta makamına bile bağımlı olabiliriz. Kendi değerimizi başkasının davranışlarına göre ölçmeye başladığımızda özgürlüğümüzü yavaş yavaş kaybederiz.
En acı olanı ise insanın kendisine zarar veren şeyden vazgeçememesidir. Bile bile aynı hataları yapmak, her defasında yeniden başlayacağına söz vermek ama yine aynı çıkmazın bu düşmek...
Bağımlılık sadece bireyi değil, aileyi, toplumu ve geleceği de yaralar. Özellikle gençlerimizi bu tehlikelerden korumak için yalnızca yasaklar koymak yeterli değildir. Eğitim, sevgi, bilinç, aile desteği ve toplumsal dayanışma şarttır.
Unutmayalım ki bağımlılıkla mücadele eden insanı yargılamak değil, ona el uzatmak gerekir. Çünkü hiçbir insan umutsuzluğa terk edilecek kadar değersiz değildir.
Son sözüm şudur:
İnsan, hayatının sahibi olmalıdır; alışkanlıklarının, korkularının veya başka insanların esiri değil.
Çünkü özgürlük, istediğini yapmak değil; seni esir alan şeylere hayır diyebilmektir.
Fatma Daştan
Ekleme
Tarihi: 05 Kasım 2026 -Perşembe
BAĞIMLILIK: İnsan Ne Zaman Kendini Kaybeder?
BAĞIMLILIK: İnsan Ne Zaman Kendini Kaybeder?
Bazen insan bir maddeye, bazen bir insana, bazen de bir alışkanlığa bağımlı olur. Asıl tehlike, bağımlı olduğunu fark edemediği anda başlar.
Bağımlılık, çağımızın en sessiz ama en yıkıcı sorunlarından biridir. İnsan bazen bir sigaraya, alkole, teknolojiye, kumara ya da bir insana bağımlı hâle gelir. Başlangıçta kendi tercihi gibi görünen şey, zamanla hayatının merkezine yerleşir. Bir süre sonra insan, hayatını yönetmek yerine bağımlılıklarının peşinden sürüklenmeye başlar.
Peki, bağımlılık yalnızca zararlı maddelere mi bağlıdır?
Hayır! Bazen bir insanın ilgisine, sevgisine, onayına, hatta makamına bile bağımlı olabiliriz. Kendi değerimizi başkasının davranışlarına göre ölçmeye başladığımızda özgürlüğümüzü yavaş yavaş kaybederiz.
En acı olanı ise insanın kendisine zarar veren şeyden vazgeçememesidir. Bile bile aynı hataları yapmak, her defasında yeniden başlayacağına söz vermek ama yine aynı çıkmazın bu düşmek...
Bağımlılık sadece bireyi değil, aileyi, toplumu ve geleceği de yaralar. Özellikle gençlerimizi bu tehlikelerden korumak için yalnızca yasaklar koymak yeterli değildir. Eğitim, sevgi, bilinç, aile desteği ve toplumsal dayanışma şarttır.
Unutmayalım ki bağımlılıkla mücadele eden insanı yargılamak değil, ona el uzatmak gerekir. Çünkü hiçbir insan umutsuzluğa terk edilecek kadar değersiz değildir.
Son sözüm şudur:
İnsan, hayatının sahibi olmalıdır; alışkanlıklarının, korkularının veya başka insanların esiri değil.
Çünkü özgürlük, istediğini yapmak değil; seni esir alan şeylere hayır diyebilmektir.
Fatma Daştan
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
