MİSAFİR KALEM
Köşe Yazarı
MİSAFİR KALEM
 

Ben-cilik mi, Bencillik mi?

Ben-cilik mi, Bencillik mi? Günümüzde popüler kültürün dayattığı kendini sevme farkındalığı, her ne kadar bireyin öz değerini anlatsa da, insanın kendine haddinden fazla değer verme hâli doz aşımına uğrayınca kişiyi ilişkisel anlamda da zedeleyebiliyor. Kendini merkeze almakla “ben-cilik” inşası öğretilmeye başlandı. Bu olumlu öğrenimin beraberinde, bireyin daha öncesinde kendine değer vermeme çatısı altındaki yanlış bilgiler de yıkılmaya başlandı. Doz aşımına uğrayan kendine değer verme durumu, avantajıyla beraber nasıl bir dezavantaj bıraktı? Yaşantısında sekteye uğradığı her iletişimde; kendine güç kazandığı “ben çok değerliyim” baltasıyla aile, arkadaş ve akrabalık yapıları da maalesef yıkıma uğradı. Kendine olan sevginin ifrat boyutuna ulaşması, kendince bir güç kategorisi sanıldı. İçerisindeki merhametin ve empatinin yıkımdan kalan kırıntıları ise hiç umursanmadı. Yine de egonun aşırı beslenmesiyle oluşan abartılı bir “ben” kavramı severek kucaklandı. Güya insana değer katmak adına öğretilen ben-cilik oluşumunda, “bencillik” ile öz yıkıma uğrayan enkazın altında kalındı. İnsan, kendine değer vermenin görgüsüzlüğü ile yaşayıp abartılı benliğe itilirken, hayatın her alanında mutedil olmayı öğrenmenin önemini de buradan nasihat payı olarak almalı. Zira insana olumlu bir katkı sağlayan ben-cilik ile kişiyi yıkıma uğratacak bencillik arasındaki bir harfin fazlalığının küçüklüğünden bir şey olmaz denilse de, bunun kişiliğe verdiği zedelenmenin ciddiyeti anlaşılmalıdır. Esra Tekgöz
Ekleme Tarihi: 07 Mayıs 2026 -Perşembe

Ben-cilik mi, Bencillik mi?

Ben-cilik mi, Bencillik mi? Günümüzde popüler kültürün dayattığı kendini sevme farkındalığı, her ne kadar bireyin öz değerini anlatsa da, insanın kendine haddinden fazla değer verme hâli doz aşımına uğrayınca kişiyi ilişkisel anlamda da zedeleyebiliyor. Kendini merkeze almakla “ben-cilik” inşası öğretilmeye başlandı. Bu olumlu öğrenimin beraberinde, bireyin daha öncesinde kendine değer vermeme çatısı altındaki yanlış bilgiler de yıkılmaya başlandı. Doz aşımına uğrayan kendine değer verme durumu, avantajıyla beraber nasıl bir dezavantaj bıraktı? Yaşantısında sekteye uğradığı her iletişimde; kendine güç kazandığı “ben çok değerliyim” baltasıyla aile, arkadaş ve akrabalık yapıları da maalesef yıkıma uğradı. Kendine olan sevginin ifrat boyutuna ulaşması, kendince bir güç kategorisi sanıldı. İçerisindeki merhametin ve empatinin yıkımdan kalan kırıntıları ise hiç umursanmadı. Yine de egonun aşırı beslenmesiyle oluşan abartılı bir “ben” kavramı severek kucaklandı. Güya insana değer katmak adına öğretilen ben-cilik oluşumunda, “bencillik” ile öz yıkıma uğrayan enkazın altında kalındı. İnsan, kendine değer vermenin görgüsüzlüğü ile yaşayıp abartılı benliğe itilirken, hayatın her alanında mutedil olmayı öğrenmenin önemini de buradan nasihat payı olarak almalı. Zira insana olumlu bir katkı sağlayan ben-cilik ile kişiyi yıkıma uğratacak bencillik arasındaki bir harfin fazlalığının küçüklüğünden bir şey olmaz denilse de, bunun kişiliğe verdiği zedelenmenin ciddiyeti anlaşılmalıdır. Esra Tekgöz
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.