MİSAFİR KALEM
Köşe Yazarı
MİSAFİR KALEM
 

İftiranın Gölgesinde Kalan Vicdanlar

İftiranın Gölgesinde Kalan Vicdanlar İnsan, dilinin söylediğinden de sorumludur. Çünkü bazen bir söz, bir ömrün emeğini yerle bir edebilir. İşte iftira da tam olarak budur; gerçeği örten, masumu suçlu gösteren ve vicdanı karartan en ağır davranışlardan biri. İftira, yalnızca bir yalan değildir. Aynı zamanda bir insanın onuruna, emeğine ve hayatına yöneltilmiş acımasız bir saldırıdır. Atılan bir iftira belki birkaç saniyede söylenir; fakat bıraktığı izler yıllarca silinmeyebilir. Kırılan güven, zedelenen itibar ve incinen kalpler, çoğu zaman telafi edilemez. Ne yazık ki günümüzde doğruluğu araştırılmadan söylenen sözler, kulaktan kulağa yayılarak büyüyor. Oysa hakikat er ya da geç gün yüzüne çıkar. Güneş nasıl bulutların arkasında sonsuza kadar saklanamazsa, gerçek de iftiranın karanlığında kaybolmaz. Zaman, en büyük şahittir. Unutulmamalıdır ki iftira atan kişi, aslında en büyük zararı kendi vicdanına verir. Çünkü adalet bazen insanların önünde, bazen de hayatın içinde tecelli eder. Hiçbir haksızlık karşılıksız kalmaz. Öyleyse konuşmadan önce düşünelim, yargılamadan önce dinleyelim ve bir insan hakkında hüküm vermeden önce gerçeği araştıralım. Çünkü bir masumun ahını almak, dünyanın en ağır yüklerinden biridir. Hakikatin sesi her zaman iftiradan daha güçlüdür. Ve sonunda kazanan; yalan değil, doğruluk olacaktır. Yazar: Fatma Daştan
Ekleme Tarihi: 20 Temmuz 2026 -Pazartesi

İftiranın Gölgesinde Kalan Vicdanlar

İftiranın Gölgesinde Kalan Vicdanlar İnsan, dilinin söylediğinden de sorumludur. Çünkü bazen bir söz, bir ömrün emeğini yerle bir edebilir. İşte iftira da tam olarak budur; gerçeği örten, masumu suçlu gösteren ve vicdanı karartan en ağır davranışlardan biri. İftira, yalnızca bir yalan değildir. Aynı zamanda bir insanın onuruna, emeğine ve hayatına yöneltilmiş acımasız bir saldırıdır. Atılan bir iftira belki birkaç saniyede söylenir; fakat bıraktığı izler yıllarca silinmeyebilir. Kırılan güven, zedelenen itibar ve incinen kalpler, çoğu zaman telafi edilemez. Ne yazık ki günümüzde doğruluğu araştırılmadan söylenen sözler, kulaktan kulağa yayılarak büyüyor. Oysa hakikat er ya da geç gün yüzüne çıkar. Güneş nasıl bulutların arkasında sonsuza kadar saklanamazsa, gerçek de iftiranın karanlığında kaybolmaz. Zaman, en büyük şahittir. Unutulmamalıdır ki iftira atan kişi, aslında en büyük zararı kendi vicdanına verir. Çünkü adalet bazen insanların önünde, bazen de hayatın içinde tecelli eder. Hiçbir haksızlık karşılıksız kalmaz. Öyleyse konuşmadan önce düşünelim, yargılamadan önce dinleyelim ve bir insan hakkında hüküm vermeden önce gerçeği araştıralım. Çünkü bir masumun ahını almak, dünyanın en ağır yüklerinden biridir. Hakikatin sesi her zaman iftiradan daha güçlüdür. Ve sonunda kazanan; yalan değil, doğruluk olacaktır. Yazar: Fatma Daştan
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.