UYUYAN KİBİR
UYUYAN KİBİR
Erdem ve iyimserliğin etik olma açısından hem toplumsal olarak hem de İslami değerlerin ahlaki temellerinden olduğunu biliyoruz. Bu özellik, kişinin içerisindeki vicdani ve ahlaki durumun emaresi olduğu kadar, yine kişinin içerisindeki üstü örtük egonun gizemi de olabilir mi acaba? Bazen kişinin kendinde yer alan bu örtülü kibrin diğer yüzünde, kurmak istediği üstünlük duygusu yatar. Bunun uykuda olması, fark edilmesini zorlaştırabilir. Fakat kişinin kendi duygularına temas etmesi, uyuyan kibrin uzaktan izlenmesini ve farkındalığını kazandırır.
Bununla beraber, içerisindeki iyimserlik isteğinin gerçek mi yoksa kibir mi olduğunun ayrımını anlamlandırması için insanın kendine soracağı bazı sorular olmalıdır. Örneğin; yardımcı olmak istenilen birine karşı "Yardıma ihtiyacın var mı?" sorusu yöneltildiğinde, bunun masumane bir iyimserlik sorusu olarak sorulduğu öngörülebilir. Gerçeğin bu mu olduğunu sorgulamak için gizli kibrin varlığını da anlamak gerekir.
Kendindeki gerçek duyguyu çözmek isteyen biri bunun üzerine düşünmelidir: Başkasına sorulan o soruda, yardım talebinin reddedildiğini duyduğunda içsel bir huzursuzluk beliriyorsa; bu yapılmak istenen iyilikten ziyade kurulamayan üstünlük duygusunun, yani tatmin olmayan egonun huzursuzluğudur. Halis olan iyilik, sevdiğine yardım etmek istediğinde aldığı ret cevabına karşı içsel olarak rahatsızlık hissetmemektir. Sonuç olarak sadece karşı tarafın kendi işini halledebilmiş olmasına sevinebilmektir.
Okyanus kadar büyük ve karmaşık bir yapıya sahip olan insan, o derinliklerdeki gerçek benliğin keşfine çıkmalıdır. Sürekli egosal pohpohlanmayla kendi nefsini temize çıkarmaya çalışan insan, kendinde var zannettiği o güzel duyguları da tartmalıdır. Esasen mutlu etmenin kendi benliğimizle olan mutlulukla eşdeğer olduğunu bilebilseydik, belki de içi kof olmayan, dolu dolu gerçek bir iyimserliği yeğleyerek tadımsardık.
Kişide olması gereken diğergamlık, insandaki en temel insani özelliklerden biridir. Aksi takdirde, çevreye duyarsız kalan kişilerde insani özelliklerin çarpıklığından söz edebiliriz. Akabinde insanın sureten insan gibi görünüp reelde alaşağı bir halde olduğunu da yadsıyamayız.
Esra Tekgöz
tekgozesra759@gmail.com
@esra.tkgz_
Ekleme
Tarihi: 17 Temmuz 2026 -Cuma
UYUYAN KİBİR
UYUYAN KİBİR
Erdem ve iyimserliğin etik olma açısından hem toplumsal olarak hem de İslami değerlerin ahlaki temellerinden olduğunu biliyoruz. Bu özellik, kişinin içerisindeki vicdani ve ahlaki durumun emaresi olduğu kadar, yine kişinin içerisindeki üstü örtük egonun gizemi de olabilir mi acaba? Bazen kişinin kendinde yer alan bu örtülü kibrin diğer yüzünde, kurmak istediği üstünlük duygusu yatar. Bunun uykuda olması, fark edilmesini zorlaştırabilir. Fakat kişinin kendi duygularına temas etmesi, uyuyan kibrin uzaktan izlenmesini ve farkındalığını kazandırır.
Bununla beraber, içerisindeki iyimserlik isteğinin gerçek mi yoksa kibir mi olduğunun ayrımını anlamlandırması için insanın kendine soracağı bazı sorular olmalıdır. Örneğin; yardımcı olmak istenilen birine karşı "Yardıma ihtiyacın var mı?" sorusu yöneltildiğinde, bunun masumane bir iyimserlik sorusu olarak sorulduğu öngörülebilir. Gerçeğin bu mu olduğunu sorgulamak için gizli kibrin varlığını da anlamak gerekir.
Kendindeki gerçek duyguyu çözmek isteyen biri bunun üzerine düşünmelidir: Başkasına sorulan o soruda, yardım talebinin reddedildiğini duyduğunda içsel bir huzursuzluk beliriyorsa; bu yapılmak istenen iyilikten ziyade kurulamayan üstünlük duygusunun, yani tatmin olmayan egonun huzursuzluğudur. Halis olan iyilik, sevdiğine yardım etmek istediğinde aldığı ret cevabına karşı içsel olarak rahatsızlık hissetmemektir. Sonuç olarak sadece karşı tarafın kendi işini halledebilmiş olmasına sevinebilmektir.
Okyanus kadar büyük ve karmaşık bir yapıya sahip olan insan, o derinliklerdeki gerçek benliğin keşfine çıkmalıdır. Sürekli egosal pohpohlanmayla kendi nefsini temize çıkarmaya çalışan insan, kendinde var zannettiği o güzel duyguları da tartmalıdır. Esasen mutlu etmenin kendi benliğimizle olan mutlulukla eşdeğer olduğunu bilebilseydik, belki de içi kof olmayan, dolu dolu gerçek bir iyimserliği yeğleyerek tadımsardık.
Kişide olması gereken diğergamlık, insandaki en temel insani özelliklerden biridir. Aksi takdirde, çevreye duyarsız kalan kişilerde insani özelliklerin çarpıklığından söz edebiliriz. Akabinde insanın sureten insan gibi görünüp reelde alaşağı bir halde olduğunu da yadsıyamayız.
Esra Tekgöz
tekgozesra759@gmail.com
@esra.tkgz_
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
