MİSAFİR KALEM
Köşe Yazarı
MİSAFİR KALEM
 

Çektiğimiz Çile Nedir Bizim?

Çektiğimiz Çile Nedir Bizim? Bazen insan hayatın içinde öyle yorulur ki, dönüp kendine şu soruyu sorar: “Çektiğimiz çile nedir bizim?” Her yeni güne bir umutla başlarız ama bazen akşam olduğunda omuzlarımızdaki yük biraz daha ağırlaşmış olur. Kimi zaman maddi sıkıntılar, kimi zaman sağlık sorunları, kimi zaman da en güvendiğimiz insanlardan gördüğümüz hayal kırıklıkları yorar bizi. Sanki hayat, sabrımızı sınamak için önümüze sürekli yeni engeller çıkarır. İnsan en çok da iyiliğinin karşılığını göremediğinde üzülür. Birilerine gönlünü açarsın, elinden gelen desteği verirsin, zor günlerinde yanında olursun. Ama gün gelir, senin de bir omuza ihtiyacın olduğunda etrafında kimseyi bulamazsın. İşte o zaman çekilen çilenin ağırlığı biraz daha hissedilir. Çünkü insanı yoran sadece yaşadığı sıkıntılar değil, aynı zamanda gördüğü vefasızlıklardır. Hayatın adaletsiz olduğunu düşündüğümüz anlar da olur. Bazıları hiçbir emek vermeden istediklerine kavuşurken, bazıları en küçük mutluluğa ulaşabilmek için yıllarca mücadele eder. Kimi insanlar gülerken, kimi insanlar gözyaşlarını içine akıtır. Fakat hayatın görünmeyen bir yüzü daha vardır. Herkes kendi yükünü taşır. Dışarıdan mutlu görünen insanların da bilinmeyen dertleri, sessizce çektiği acıları vardır. Çile, her ne kadar canımızı yakan bir misafir olsa da aslında insana çok şey öğretir. Sabrı öğretir, dayanmayı öğretir, güçlü olmayı öğretir. Düşe kalka yürümeyi öğrenen insan, hayatın karşısında daha sağlam durur. Yaşadığı her zorluk, ona yeni bir tecrübe kazandırır. Belki de bugün bizi üzen olaylar, yarın bizi daha güçlü bir insan yapacak olan derslerdir. Unutmamak gerekir ki hiçbir kış sonsuza kadar sürmez. En sert fırtınaların ardından bile güneş yeniden doğar. Hayat bazen alır, bazen verir. Bazen ağlatır, bazen güldürür. Önemli olan, yaşanan zorluklar karşısında umudu kaybetmemektir. Çünkü umut, insanın karanlık günlerde yolunu aydınlatan en güçlü ışıktır. Belki de çektiğimiz çilenin adı hayattır. Yaşadığımız her acı, her sınav, her hayal kırıklığı bizi biz yapan parçalar haline gelir. Ve günün sonunda geriye dönüp baktığımızda, bizi ayakta tutanın sahip olduklarımız değil; mücadele ederken gösterdiğimiz sabır ve direnç olduğunu anlarız. Çünkü çile geçer, zaman geçer, insanlar geçer; fakat sabırla verilen mücadele ve onurlu duruş her zaman kalır. Yazar: Fatma Daştan..
Ekleme Tarihi: 11 Haziran 2026 -Perşembe

Çektiğimiz Çile Nedir Bizim?

Çektiğimiz Çile Nedir Bizim? Bazen insan hayatın içinde öyle yorulur ki, dönüp kendine şu soruyu sorar: “Çektiğimiz çile nedir bizim?” Her yeni güne bir umutla başlarız ama bazen akşam olduğunda omuzlarımızdaki yük biraz daha ağırlaşmış olur. Kimi zaman maddi sıkıntılar, kimi zaman sağlık sorunları, kimi zaman da en güvendiğimiz insanlardan gördüğümüz hayal kırıklıkları yorar bizi. Sanki hayat, sabrımızı sınamak için önümüze sürekli yeni engeller çıkarır. İnsan en çok da iyiliğinin karşılığını göremediğinde üzülür. Birilerine gönlünü açarsın, elinden gelen desteği verirsin, zor günlerinde yanında olursun. Ama gün gelir, senin de bir omuza ihtiyacın olduğunda etrafında kimseyi bulamazsın. İşte o zaman çekilen çilenin ağırlığı biraz daha hissedilir. Çünkü insanı yoran sadece yaşadığı sıkıntılar değil, aynı zamanda gördüğü vefasızlıklardır. Hayatın adaletsiz olduğunu düşündüğümüz anlar da olur. Bazıları hiçbir emek vermeden istediklerine kavuşurken, bazıları en küçük mutluluğa ulaşabilmek için yıllarca mücadele eder. Kimi insanlar gülerken, kimi insanlar gözyaşlarını içine akıtır. Fakat hayatın görünmeyen bir yüzü daha vardır. Herkes kendi yükünü taşır. Dışarıdan mutlu görünen insanların da bilinmeyen dertleri, sessizce çektiği acıları vardır. Çile, her ne kadar canımızı yakan bir misafir olsa da aslında insana çok şey öğretir. Sabrı öğretir, dayanmayı öğretir, güçlü olmayı öğretir. Düşe kalka yürümeyi öğrenen insan, hayatın karşısında daha sağlam durur. Yaşadığı her zorluk, ona yeni bir tecrübe kazandırır. Belki de bugün bizi üzen olaylar, yarın bizi daha güçlü bir insan yapacak olan derslerdir. Unutmamak gerekir ki hiçbir kış sonsuza kadar sürmez. En sert fırtınaların ardından bile güneş yeniden doğar. Hayat bazen alır, bazen verir. Bazen ağlatır, bazen güldürür. Önemli olan, yaşanan zorluklar karşısında umudu kaybetmemektir. Çünkü umut, insanın karanlık günlerde yolunu aydınlatan en güçlü ışıktır. Belki de çektiğimiz çilenin adı hayattır. Yaşadığımız her acı, her sınav, her hayal kırıklığı bizi biz yapan parçalar haline gelir. Ve günün sonunda geriye dönüp baktığımızda, bizi ayakta tutanın sahip olduklarımız değil; mücadele ederken gösterdiğimiz sabır ve direnç olduğunu anlarız. Çünkü çile geçer, zaman geçer, insanlar geçer; fakat sabırla verilen mücadele ve onurlu duruş her zaman kalır. Yazar: Fatma Daştan..
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.