MİSAFİR KALEM
Köşe Yazarı
MİSAFİR KALEM
 

Hac Mevsimi

Hac Mevsimi Hac, İslam’ın şartlarından biri olup maddi imkânı olan her Müslüman’ın yerine getirmesi gereken bir ibadettir. Peki, parası olup iman zayıflığı ve ahlak yoksunluğu içinde olan insanların hac yapmaları gerçekten ibadet sayılır mı? Ya da hırsızlık, yolsuzluk ve tefecilik yaparak; başkalarının emek ve kazanç haklarını gasp ederek kazanılmış parayla hacca gidilir mi? Bildiğimiz kadarıyla hacca gitmek için önce güzel ahlakla donanmış olmak ve kazanılan paranın helal olması gerekir. Ama maalesef birçok kişi bu hassasiyeti gözetmeden, sırf bir etiket olsun diye, isimlerinin başına “Hacı” unvanı eklensin diye hacca gidiyor. Bence ya kendilerini kandırıyorlar ya da egolarını tatmin etmek için gidiyorlar. Çünkü sadece paranın olması kâfi değildir; iman ve ahlakın da beraberinde olması gerekir ki kişi gerçek bir gönül rahatlığıyla ibadet görevini yerine getirmiş olsun. Hacca giderken helallik istemek de güzel bir adettir. Fakat helal edilmeyecek haklar var; peki onlar nasıl telafi edilecek? Bir de sembolik olarak şeytan taşlama görevini yerine getirince değmeyin “Hacı”nın keyfine… Kendilerini; cepheden cepheye koşan, katıldığı savaşların çoğunu kazanan, keskin kılıcıyla tanınan ve “Seyfullah” unvanına layık görülen kahraman Halid bin Velid gibi ya da Uhud Savaşı’nda Peygamber Efendimizi korumak için kendini siper eden, iki kolunu kaybetmesine rağmen sancağı göğsüne bastırarak şehit olan mübarek sahabe Mus'ab bin Umeyr gibi görmeleri yok mu… İşte o zaman toplum bir kez daha hacılığa ve hocalığa karşı soğuyor, ön yargılar oluşuyor. Üstelik farkında olmadan yeniden günaha giriyorlar; hem de belki de günahların en büyüğüne… Zira bir Müslüman, İslam’ın şartları olarak bilinen ibadet görevlerini yerine getirdiğinde, gerçek bir Müslüman kimliğiyle hareket etmeli; insanları güzel ahlakın örnekliğiyle böylesine kıymetli ibadetlere ve her şeyden önce Müslümanlığa teşvik etmelidir. Ben, gördüklerimi üzülerek ifade etmeliyim ki çok hacca gideni, hacdan döneni gördük; fakat maalesef ne için gidildiğinin, ne için dönüldüğünün şuurunu çoğunda göremedik. Sanki sadece yerine getirilmesi gereken geleneksel bir görev gibi yapılmıştı. Tabii ki istisnalar hariç… Gerçekten temiz duygularla ve İslami şuurla hacca giden tüm hacıların ibadetlerinin kabul olmasını temenni eder, bu kutsal yolculuğun şuurlu bütün insanlara nasip olmasını dileriz. Selam ve dua ile… Nuray Mermertaş
Ekleme Tarihi: 22 Mayıs 2026 -Cuma

Hac Mevsimi

Hac Mevsimi Hac, İslam’ın şartlarından biri olup maddi imkânı olan her Müslüman’ın yerine getirmesi gereken bir ibadettir. Peki, parası olup iman zayıflığı ve ahlak yoksunluğu içinde olan insanların hac yapmaları gerçekten ibadet sayılır mı? Ya da hırsızlık, yolsuzluk ve tefecilik yaparak; başkalarının emek ve kazanç haklarını gasp ederek kazanılmış parayla hacca gidilir mi? Bildiğimiz kadarıyla hacca gitmek için önce güzel ahlakla donanmış olmak ve kazanılan paranın helal olması gerekir. Ama maalesef birçok kişi bu hassasiyeti gözetmeden, sırf bir etiket olsun diye, isimlerinin başına “Hacı” unvanı eklensin diye hacca gidiyor. Bence ya kendilerini kandırıyorlar ya da egolarını tatmin etmek için gidiyorlar. Çünkü sadece paranın olması kâfi değildir; iman ve ahlakın da beraberinde olması gerekir ki kişi gerçek bir gönül rahatlığıyla ibadet görevini yerine getirmiş olsun. Hacca giderken helallik istemek de güzel bir adettir. Fakat helal edilmeyecek haklar var; peki onlar nasıl telafi edilecek? Bir de sembolik olarak şeytan taşlama görevini yerine getirince değmeyin “Hacı”nın keyfine… Kendilerini; cepheden cepheye koşan, katıldığı savaşların çoğunu kazanan, keskin kılıcıyla tanınan ve “Seyfullah” unvanına layık görülen kahraman Halid bin Velid gibi ya da Uhud Savaşı’nda Peygamber Efendimizi korumak için kendini siper eden, iki kolunu kaybetmesine rağmen sancağı göğsüne bastırarak şehit olan mübarek sahabe Mus'ab bin Umeyr gibi görmeleri yok mu… İşte o zaman toplum bir kez daha hacılığa ve hocalığa karşı soğuyor, ön yargılar oluşuyor. Üstelik farkında olmadan yeniden günaha giriyorlar; hem de belki de günahların en büyüğüne… Zira bir Müslüman, İslam’ın şartları olarak bilinen ibadet görevlerini yerine getirdiğinde, gerçek bir Müslüman kimliğiyle hareket etmeli; insanları güzel ahlakın örnekliğiyle böylesine kıymetli ibadetlere ve her şeyden önce Müslümanlığa teşvik etmelidir. Ben, gördüklerimi üzülerek ifade etmeliyim ki çok hacca gideni, hacdan döneni gördük; fakat maalesef ne için gidildiğinin, ne için dönüldüğünün şuurunu çoğunda göremedik. Sanki sadece yerine getirilmesi gereken geleneksel bir görev gibi yapılmıştı. Tabii ki istisnalar hariç… Gerçekten temiz duygularla ve İslami şuurla hacca giden tüm hacıların ibadetlerinin kabul olmasını temenni eder, bu kutsal yolculuğun şuurlu bütün insanlara nasip olmasını dileriz. Selam ve dua ile… Nuray Mermertaş
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.