MİSAFİR KALEM
Köşe Yazarı
MİSAFİR KALEM
 

İyilik Ve Kötülük

İyilik Ve Kötülük Hayat, iyilik ve kötülük arasında geçen bir zaman dilimidir. Kimi insanlar bu iyilik ve kötülük kavramlarını, davranışsal olarak karşılarındakine yansıtır ve kimileri de kalben yapar. Aslın da davranışsal da olsa, kalben de olsa sonuç olarak insanların doğuştan veya yaşanmışlıklarla kazandığı bu duygular, hem bireyleri ve hem de toplumu olumlu veya olumsuz yönde etkiler. İyiliği kendine ilke edinmiş insanlara baktığımız zaman, başkalarına karşı hoşgörülü, sevecen ve diğer varlıkları pozitif şekilde etkilemeyi amaç edinirler. Kötülüğü kendine ilke edinmiş insanlar ise enaniyetli, hırstan körelmiş ve sırf kendi hedefleri için birlikte yola çıktığı dostum dediği kişiyi bile dipsiz kuyulara atmaktan geri durmazlar. İyilik düşünen insan, bazen bir karıncaya su olmayı, bazen bir yetime aile olmayı ve bazen de topluma olumlu şekilde yön göstermek ister ve niyet eder. Özellikle vahşi kapitalizmin ortaya çıkmasıyla birlikte, insanların toplumdan ziyade bireyselliği ön plana çıkardığına şahit oluyoruz. Sadece kendini düşünen ve sadece kendi konfor alanının genişlemesini sağlamak için diğer insanların sorunlarıyla ilgilenmeyen, onları bir böcek gibi düşünen, gerektiğinde ise sırf tatmin olabilmek ve amaçları için onları yok etmeye çalışan insan nesli ortaya çıktı. Eski çağlarda bu durum var mıydı, tabii ki vardı lakin toplum bazlı fikirlerin daha ön planda olduğu araştırmalar sonucunda ortaya çıkmıştır. Özellikle insanları bireyselliğe iten her düşüncenin kötülüğü ortaya çıkardığı fikri hakim ben de. Ben merkezli bir hayatın, iyiliği, merhameti ve vicdan kavramlarını ortadan kaldırdığı ve de kötülüklerin artmasında birincil neden olduğunu düşünüyorum. Elbet bir gün iyilik galip gelecek ve kötülük yenilecektir. Bunun için iyi insan olmayı ilke edinmeyi ve kötü fikirli insanları düzeltmeyi amaç edinmelidir insanlar. Çünkü bugün sana dokunmayan kötülük, belki de bir gün ailene, çocuğuna ve yakınlarına zarar verecek, bunun için iyiliği amaç edinmiş insanların sorumluğu bitmez ve daha azimli, daha da iyiliği yaygınlaştırıcı bir dil bulmalıdırlar. “Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle düzeltme cihetine girsin ki bu imanın en zayıf derecesidir.”( Müslim, İman 78) Yazımı okuma nezaketini gösterdiğiniz için tüm sevgili okuyuculara teşekkür ederim. Hep mutlu ve huzurlu kalmanız dileğiyle, sevgiler ve saygılar... Savaş Yılmaz
Ekleme Tarihi: 30 Aralık 2022 - Cuma

İyilik Ve Kötülük

İyilik Ve Kötülük Hayat, iyilik ve kötülük arasında geçen bir zaman dilimidir. Kimi insanlar bu iyilik ve kötülük kavramlarını, davranışsal olarak karşılarındakine yansıtır ve kimileri de kalben yapar. Aslın da davranışsal da olsa, kalben de olsa sonuç olarak insanların doğuştan veya yaşanmışlıklarla kazandığı bu duygular, hem bireyleri ve hem de toplumu olumlu veya olumsuz yönde etkiler. İyiliği kendine ilke edinmiş insanlara baktığımız zaman, başkalarına karşı hoşgörülü, sevecen ve diğer varlıkları pozitif şekilde etkilemeyi amaç edinirler. Kötülüğü kendine ilke edinmiş insanlar ise enaniyetli, hırstan körelmiş ve sırf kendi hedefleri için birlikte yola çıktığı dostum dediği kişiyi bile dipsiz kuyulara atmaktan geri durmazlar. İyilik düşünen insan, bazen bir karıncaya su olmayı, bazen bir yetime aile olmayı ve bazen de topluma olumlu şekilde yön göstermek ister ve niyet eder. Özellikle vahşi kapitalizmin ortaya çıkmasıyla birlikte, insanların toplumdan ziyade bireyselliği ön plana çıkardığına şahit oluyoruz. Sadece kendini düşünen ve sadece kendi konfor alanının genişlemesini sağlamak için diğer insanların sorunlarıyla ilgilenmeyen, onları bir böcek gibi düşünen, gerektiğinde ise sırf tatmin olabilmek ve amaçları için onları yok etmeye çalışan insan nesli ortaya çıktı. Eski çağlarda bu durum var mıydı, tabii ki vardı lakin toplum bazlı fikirlerin daha ön planda olduğu araştırmalar sonucunda ortaya çıkmıştır. Özellikle insanları bireyselliğe iten her düşüncenin kötülüğü ortaya çıkardığı fikri hakim ben de. Ben merkezli bir hayatın, iyiliği, merhameti ve vicdan kavramlarını ortadan kaldırdığı ve de kötülüklerin artmasında birincil neden olduğunu düşünüyorum. Elbet bir gün iyilik galip gelecek ve kötülük yenilecektir. Bunun için iyi insan olmayı ilke edinmeyi ve kötü fikirli insanları düzeltmeyi amaç edinmelidir insanlar. Çünkü bugün sana dokunmayan kötülük, belki de bir gün ailene, çocuğuna ve yakınlarına zarar verecek, bunun için iyiliği amaç edinmiş insanların sorumluğu bitmez ve daha azimli, daha da iyiliği yaygınlaştırıcı bir dil bulmalıdırlar. “Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle düzeltme cihetine girsin ki bu imanın en zayıf derecesidir.”( Müslim, İman 78) Yazımı okuma nezaketini gösterdiğiniz için tüm sevgili okuyuculara teşekkür ederim. Hep mutlu ve huzurlu kalmanız dileğiyle, sevgiler ve saygılar... Savaş Yılmaz
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.