MİSAFİR KALEM
Köşe Yazarı
MİSAFİR KALEM
 

İnsan Olabilmek: Bir İnşa Meselesidir

İnsan Olabilmek: Bir İnşa Meselesidir İnsan doğmak bir başlangıçtır; ancak “insan olmak” bir varış noktasıdır. Merhameti, adaleti, dürüstlüğü ve sevgiyi bir kimlik gibi üzerine giymek; “ben” duvarlarını yıkıp “biz” diyebilmek, büyük bir emeğin ürünüdür. Bu, insanın kendini yoktan var etme, içindeki cevheri keşfetme sürecidir. İnsan Kalabilmek: Bir Muhafaza Sanatıdır Dünya her zaman güllük gülistanlık değildir. Kırıldığınızda, kandırıldığınızda veya haksızlığa uğradığınızda, kalbinizi nasırlaştırmadan o ilk günkü safiyeti korumak en büyük zorluktur. Kötülüğe bakıp kötüleşmemek, karanlığa rağmen ışık kalmaya devam etmek; rüzgâra karşı sönmeyen bir mum alevi gibi durmaktır. Nankörlükle Mücadele Edip Dimdik Durmak: Bir İrade Zaferidir Belki de en çok yaralayan budur: Emek verdiğiniz yerden darbe almak. Nankörlükle mücadele etmek, sadece o kişiye karşı durmak değil; o kişinin yarattığı hayal kırıklığına rağmen ayakta kalmaktır. Sırtınızdaki hançer izlerine rağmen yüzünüzdeki gülümsemeyi, duruşunuzdaki asaleti bozmamak; karakterinizin ne kadar sarsılmaz olduğunu gösterir. Özetle İnsan olmak bir seçim, insan kalmak bir direniş, nankörlüğe rağmen dimdik durmak ise bir zaferdir. Gerçek güç; nankörün nankörlüğüyle küçülmek yerine, kendi nezaketiniz ve ilkelerinizle devleşmektir. Çünkü bir insanı ayakta tutan şey, başkalarından gördüğü vefa değil; kendi vicdanına karşı duyduğu sadakattir. Sizce bu mücadelede insanı en çok ne yaralar: emeğinin boşa gitmesi mi, yoksa o insana olan güveninin sarsılması mı? Ayşegül Sarıçam Bayrak Dernek Başkanı
Ekleme Tarihi: 25 Nisan 2026 -Cumartesi

İnsan Olabilmek: Bir İnşa Meselesidir

İnsan Olabilmek: Bir İnşa Meselesidir İnsan doğmak bir başlangıçtır; ancak “insan olmak” bir varış noktasıdır. Merhameti, adaleti, dürüstlüğü ve sevgiyi bir kimlik gibi üzerine giymek; “ben” duvarlarını yıkıp “biz” diyebilmek, büyük bir emeğin ürünüdür. Bu, insanın kendini yoktan var etme, içindeki cevheri keşfetme sürecidir. İnsan Kalabilmek: Bir Muhafaza Sanatıdır Dünya her zaman güllük gülistanlık değildir. Kırıldığınızda, kandırıldığınızda veya haksızlığa uğradığınızda, kalbinizi nasırlaştırmadan o ilk günkü safiyeti korumak en büyük zorluktur. Kötülüğe bakıp kötüleşmemek, karanlığa rağmen ışık kalmaya devam etmek; rüzgâra karşı sönmeyen bir mum alevi gibi durmaktır. Nankörlükle Mücadele Edip Dimdik Durmak: Bir İrade Zaferidir Belki de en çok yaralayan budur: Emek verdiğiniz yerden darbe almak. Nankörlükle mücadele etmek, sadece o kişiye karşı durmak değil; o kişinin yarattığı hayal kırıklığına rağmen ayakta kalmaktır. Sırtınızdaki hançer izlerine rağmen yüzünüzdeki gülümsemeyi, duruşunuzdaki asaleti bozmamak; karakterinizin ne kadar sarsılmaz olduğunu gösterir. Özetle İnsan olmak bir seçim, insan kalmak bir direniş, nankörlüğe rağmen dimdik durmak ise bir zaferdir. Gerçek güç; nankörün nankörlüğüyle küçülmek yerine, kendi nezaketiniz ve ilkelerinizle devleşmektir. Çünkü bir insanı ayakta tutan şey, başkalarından gördüğü vefa değil; kendi vicdanına karşı duyduğu sadakattir. Sizce bu mücadelede insanı en çok ne yaralar: emeğinin boşa gitmesi mi, yoksa o insana olan güveninin sarsılması mı? Ayşegül Sarıçam Bayrak Dernek Başkanı
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.