MİSAFİR KALEM
Köşe Yazarı
MİSAFİR KALEM
 

Tekrarlanan Yedili: Kalbin Her Gün Yenilenen Sözleşmesi

Tekrarlanan Yedili: Kalbin Her Gün Yenilenen Sözleşmesi Dünyadaki her kitabın bir fihristi, her eserin bir önsözü vardır. Fihrist, kitabın içinde ne varsa kısa bir dökümünü sunar; önsöz ise yazarın amacını ve okuyucuyu nelerin beklediğini özetler. İşte Fatiha Suresi, ilahi kelamın hem fihristi hem de muazzam önsözüdür. Kur’an-ı Kerim gibi uçsuz bucaksız bir deryanın tüm hakikatleri, bu yedi ayetlik "öz"ün içinde toplanmıştır. Neden her gün onlarca kez aynı sureyi okuyoruz? Hiç düşündünüz mü? Bu sadece bir alışkanlık mı, yoksa ruhun bitmek bilmeyen bir ihtiyacı mı? Cevap, isminde gizli: Seb'ul-Mesânî, yani "Tekrarlanan Yedili". Kur’an’ın Kalbi ve Özeti Alimlerin ifadesiyle, eğer Kur’an bir saraysa, Fatiha o sarayın kapısı ve anahtarıdır. Kur’an’ın tüm mesajı. Tevhid, ahiret, ibadet ve ahlak. Bu yedi ayetin içine nakşedilmiştir. Bu yüzden o, "Ümmü’l-Kitab" yani Kitab’ın anası, merkezidir. Namazda Fatiha okuduğumuzda aslında Kur’an’ın kalbine dokunur, tüm ilahi mesajı bir kez daha ruhumuza zerk ederiz. Hem Hamd Hem Dua Surenin ilk yarısı tam bir hamd ve senadır; varlığın sahibini tanıma, O’nun rahmetine sığınma halidir. İkinci yarısı ise insanın acziyetini kabul ederek yöneldiği en samimi dua makamıdır. Bu surede "Ben" yoktur, "Biz" vardır. "Yalnızca Sana ibadet eder ve yalnızca Senden yardım dileriz" derken, aslında tüm insanlıkla beraber o muazzam hizada durduğumuzu hissederiz. İstikamet: Nimet ve Gazap Arasındaki İnce Çizgi Yazının kalbi ve bizi sarsan asıl talep surenin sonunda saklıdır: "Bizi dosdoğru yola (Sırat-ı Müstakim) ilet." Ama hangi yol? Fatiha bu yolu çok net tanımlar: "Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna..." Bu yol; peygamberlerin, sıddıkların ve şehitlerin yürüdüğü, aydınlık ve huzur dolu bir patikadır. Hemen ardından gelen uyarı ise dünyanın tuzaklarına karşı bir kalkandır: "Gazaba uğrayanların ve sapkınların yoluna değil." Günde onlarca kez bu ayrımı yapmak; zihnimizi, kalbimizi ve adımlarımızı kontrol etmektir. "Allah’ım," deriz, "Beni bilgisi olduğu halde hakikate sırt dönenlerden veya bilgisizce rüzgarın önünde savrulanlardan eyleme." Bu, sadece bir dua değil, bir duruş ve karakter inşasıdır. Her Gün Yeniden Başlamak Fatiha’nın namazın her rekatında olması bir tesadüf değildir. İnsan unutkandır; sabah verdiği sözü öğle vaktinde kaybedebilir. İşte bu "Tekrarlanan Yedili", ruhun gün içindeki manevi navigasyon güncellemesidir. Sonuç olarak; Fatiha bir tekrar değil, bir yaşam manifestosudur. Kur’an’ın bu eşsiz fihristinden beslenerek; hamd ile tazelenmeli, dua ile güçlenmeli ve "nimet verilenlerin" safında kalmak için istikametimizi korumalıyız. Belki de hayatın sırrı, her gün defalarca okuduğumuz o yedi ayeti sadece dilimizle değil, kalbimizle de duymakta gizlidir. Selam ve duayla... Aydın Babacan
Ekleme Tarihi: 25 Şubat 2026 -Çarşamba

Tekrarlanan Yedili: Kalbin Her Gün Yenilenen Sözleşmesi

Tekrarlanan Yedili: Kalbin Her Gün Yenilenen Sözleşmesi Dünyadaki her kitabın bir fihristi, her eserin bir önsözü vardır. Fihrist, kitabın içinde ne varsa kısa bir dökümünü sunar; önsöz ise yazarın amacını ve okuyucuyu nelerin beklediğini özetler. İşte Fatiha Suresi, ilahi kelamın hem fihristi hem de muazzam önsözüdür. Kur’an-ı Kerim gibi uçsuz bucaksız bir deryanın tüm hakikatleri, bu yedi ayetlik "öz"ün içinde toplanmıştır. Neden her gün onlarca kez aynı sureyi okuyoruz? Hiç düşündünüz mü? Bu sadece bir alışkanlık mı, yoksa ruhun bitmek bilmeyen bir ihtiyacı mı? Cevap, isminde gizli: Seb'ul-Mesânî, yani "Tekrarlanan Yedili". Kur’an’ın Kalbi ve Özeti Alimlerin ifadesiyle, eğer Kur’an bir saraysa, Fatiha o sarayın kapısı ve anahtarıdır. Kur’an’ın tüm mesajı. Tevhid, ahiret, ibadet ve ahlak. Bu yedi ayetin içine nakşedilmiştir. Bu yüzden o, "Ümmü’l-Kitab" yani Kitab’ın anası, merkezidir. Namazda Fatiha okuduğumuzda aslında Kur’an’ın kalbine dokunur, tüm ilahi mesajı bir kez daha ruhumuza zerk ederiz. Hem Hamd Hem Dua Surenin ilk yarısı tam bir hamd ve senadır; varlığın sahibini tanıma, O’nun rahmetine sığınma halidir. İkinci yarısı ise insanın acziyetini kabul ederek yöneldiği en samimi dua makamıdır. Bu surede "Ben" yoktur, "Biz" vardır. "Yalnızca Sana ibadet eder ve yalnızca Senden yardım dileriz" derken, aslında tüm insanlıkla beraber o muazzam hizada durduğumuzu hissederiz. İstikamet: Nimet ve Gazap Arasındaki İnce Çizgi Yazının kalbi ve bizi sarsan asıl talep surenin sonunda saklıdır: "Bizi dosdoğru yola (Sırat-ı Müstakim) ilet." Ama hangi yol? Fatiha bu yolu çok net tanımlar: "Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna..." Bu yol; peygamberlerin, sıddıkların ve şehitlerin yürüdüğü, aydınlık ve huzur dolu bir patikadır. Hemen ardından gelen uyarı ise dünyanın tuzaklarına karşı bir kalkandır: "Gazaba uğrayanların ve sapkınların yoluna değil." Günde onlarca kez bu ayrımı yapmak; zihnimizi, kalbimizi ve adımlarımızı kontrol etmektir. "Allah’ım," deriz, "Beni bilgisi olduğu halde hakikate sırt dönenlerden veya bilgisizce rüzgarın önünde savrulanlardan eyleme." Bu, sadece bir dua değil, bir duruş ve karakter inşasıdır. Her Gün Yeniden Başlamak Fatiha’nın namazın her rekatında olması bir tesadüf değildir. İnsan unutkandır; sabah verdiği sözü öğle vaktinde kaybedebilir. İşte bu "Tekrarlanan Yedili", ruhun gün içindeki manevi navigasyon güncellemesidir. Sonuç olarak; Fatiha bir tekrar değil, bir yaşam manifestosudur. Kur’an’ın bu eşsiz fihristinden beslenerek; hamd ile tazelenmeli, dua ile güçlenmeli ve "nimet verilenlerin" safında kalmak için istikametimizi korumalıyız. Belki de hayatın sırrı, her gün defalarca okuduğumuz o yedi ayeti sadece dilimizle değil, kalbimizle de duymakta gizlidir. Selam ve duayla... Aydın Babacan
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.