Vahşetin "iyi hali" olmaz!!
Vahşetin "iyi hali" olmaz!!
Hukuk sistemimiz, kendisini savunamayacak durumda olan "bedensel veya ruhsal bakımdan engelli" kişilere karşı işlenen suçları nitelikli hal kapsamında değerlendirir. Bu canilere verilecek cezanın hiçbir indirim uygulanmadan, en üst sınırdan verilmesi; sadece bu olayın failini cezalandırmak değil, benzer zihniyetteki diğer suçlulara karşı da "devletin ve adaletin sert tokadını" göstermek adına hayati önem taşır
Toplumun beklentisi, bir anneyi ve engelli evladını darp eden, onlara korku salan bu kişilerin duruşmadaki kravatlı veya pişmanlık dolu görünümlerinin cezai bir indirime yol açmamasıdır. Vahşetin "iyi hali" olmaz. Adalet, mağdurun çaresizliğini ve uğradığı travmayı merkeze alarak işlemelidir.
Zihinsel engelli bireyler, devletin ve yasaların özel koruması altındadır. Onlara uzanan ellerin hukuk önünde kırılması, toplumdaki diğer engelli ailelerinin kendilerini güvende hissetmesini sağlar. Bu mahluklara verilecek ceza, "kimsesizlerin kimsesi" olan adaletin bir yansıması olmalıdır.
Bu kişilerin toplumdan tecrit edilmesi ve hak ettikleri ağır hapis cezalarını çekmeleri, kamu vicdanındaki yangını bir nebze olsun söndürecektir. Şiddeti bir yöntem olarak gören, zayıfa ve muhtaca saldıran bu karanlık zihniyetle mücadele, ancak yasaların en katı şekilde uygulanmasıyla mümkündür.
"Sultangazi'de bir anneye ve engelli evladına el kaldıracak kadar alçalanların, Türk adaleti önünde en ağır bedeli ödemesi tek temennimizdir. Savunmasız insanlara şiddet uygulayanların yeri sokaklar değil, demir parmaklıkların arkasıdır. Adaletin, bu dilsiz acının sesi olmasını bekliyoruz."
Şiddetin her türlüsüne, özellikle de en korunmasız olanlarımıza yönelen bu caniliğe karşı sessiz kalmayacağız. Takipçisi olunan her dava, bir başka mağdurun kurtuluşudur.
Ayşegül Sarıca
Ekleme
Tarihi: 14 Nisan 2026 -Salı
Vahşetin "iyi hali" olmaz!!
Vahşetin "iyi hali" olmaz!!
Hukuk sistemimiz, kendisini savunamayacak durumda olan "bedensel veya ruhsal bakımdan engelli" kişilere karşı işlenen suçları nitelikli hal kapsamında değerlendirir. Bu canilere verilecek cezanın hiçbir indirim uygulanmadan, en üst sınırdan verilmesi; sadece bu olayın failini cezalandırmak değil, benzer zihniyetteki diğer suçlulara karşı da "devletin ve adaletin sert tokadını" göstermek adına hayati önem taşır
Toplumun beklentisi, bir anneyi ve engelli evladını darp eden, onlara korku salan bu kişilerin duruşmadaki kravatlı veya pişmanlık dolu görünümlerinin cezai bir indirime yol açmamasıdır. Vahşetin "iyi hali" olmaz. Adalet, mağdurun çaresizliğini ve uğradığı travmayı merkeze alarak işlemelidir.
Zihinsel engelli bireyler, devletin ve yasaların özel koruması altındadır. Onlara uzanan ellerin hukuk önünde kırılması, toplumdaki diğer engelli ailelerinin kendilerini güvende hissetmesini sağlar. Bu mahluklara verilecek ceza, "kimsesizlerin kimsesi" olan adaletin bir yansıması olmalıdır.
Bu kişilerin toplumdan tecrit edilmesi ve hak ettikleri ağır hapis cezalarını çekmeleri, kamu vicdanındaki yangını bir nebze olsun söndürecektir. Şiddeti bir yöntem olarak gören, zayıfa ve muhtaca saldıran bu karanlık zihniyetle mücadele, ancak yasaların en katı şekilde uygulanmasıyla mümkündür.
"Sultangazi'de bir anneye ve engelli evladına el kaldıracak kadar alçalanların, Türk adaleti önünde en ağır bedeli ödemesi tek temennimizdir. Savunmasız insanlara şiddet uygulayanların yeri sokaklar değil, demir parmaklıkların arkasıdır. Adaletin, bu dilsiz acının sesi olmasını bekliyoruz."
Şiddetin her türlüsüne, özellikle de en korunmasız olanlarımıza yönelen bu caniliğe karşı sessiz kalmayacağız. Takipçisi olunan her dava, bir başka mağdurun kurtuluşudur.
Ayşegül Sarıca
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
