GÜLEN YÜZ HÜZÜNLÜ GÖZLER
GÜLEN YÜZ
HÜZÜNLÜ GÖZLER
Bazı insanlar hep güler yüzlüdür
Bizim Melek gibi
Bazı insanların ise gözleri hep hüzün taşır
Üniversite yıllarından bir arkadaşımın gözleri öyle hüzünlüydü ki, aradan yıllar geçmesine rağmen hâlâ aklımdadır
Acaba gülen yüzlerin altında hüzün mü vardır, yoksa hüzünlü gözlerin derinliklerinde mutluluk mu vardır? Kimine göre vardır, kimine göre yoktur. Ama bana göre gözler; hüznü de, sevinci de, sevgiyi de, nefreti de ele verir.
İnsan yaratılıştan güler yüzlü ya da asık suratlı olur mu, bilmiyorum. Zamanla ve yaşadıklarımızdan dolayı yiz ifadeleri değişebiliyor.
Bulunduğun ortamdaki insanlar da seni etkileyebiliyor.
Peki, günümüzde kişisel gelişim uzmanlarının söylediği gibi gerçekten pozitif olmak ve kullandığımız kelimeler hayatımıza yansır mı? Ben, karşımdaki insanın sürekli asık suratlı ve negatif olmasından etkilenirim. Elimden geldiğince pozitif kalmaya çalışırım ama bir noktadan sonra uzaklaşmayı tercih ederim. Bunu da zamanla öğrendim.
Bizler hayatın hep sorunsuz olmasını, sürekli mutlu olmamız gerektiğini düşünüyoruz. Hayatımızda bir sorun olduğunda hiç bitmeyecekmiş gibi geliyor
İnsanız işte… Duygularımızı yönetmek gerçekten kolay değil. Böyle zamanlarda çareyi sosyal medyada ya da çevremizdeki insanlarda arıyoruz. Oysa yaş aldıkça, gerçek çarenin kendi içimizde olduğunu fark ediyoruz.
İşte bu yüzden sık sık şu cümleyi kurarız: "Keşke şimdiki aklım gençliğimde olsaydı."
Peki, bir insan dünyayı değiştirebilir mi? Bence değiştirebilir. Önce kendini, sonra ailesini, ardından çevresini… Belki de sonunda dünyayı. Neden olmasın?
Gülerek güne başlamak, evladımıza tebessümle sarılıp onunla sohbet etmek, eşimize içten bir "Hoş geldin" diyebilmek, sevdiğimiz insanı arayıp hâlini hatırını sormak, komşumuza selam vermek, uzun zamandır aramadığımız bir tanıdığımıza "Nasılsın?" demek, bir memura "Kolay gelsin" diyebilmek, bu sıcak günlerde sokak hayvanları için bir kap su bırakmak…
Mekiye nasılsın demek...
Bütün bunlar hem karşımızdaki insana hem de bize iyi gelmez mi?
Bazen dünyayı değiştirmek, sadece bir tebessümle başlar.
Değiştiremesek bile, "Ben çaba gösterdim" diyebilmek bizi mutlu etmez mi?
Bugün başlayalım mı küçük de olsa güzel bir iz bırakmaya?
Bir gün bu dünyadan göçüp gittiğimizde, arkamızdan söylenecek en değerli söz şu olsun:
"İYİ İNSANDI"
Aydan Kurt
Ekleme
Tarihi: 08 Temmuz 2026 -Çarşamba
GÜLEN YÜZ HÜZÜNLÜ GÖZLER
GÜLEN YÜZ
HÜZÜNLÜ GÖZLER
Bazı insanlar hep güler yüzlüdür
Bizim Melek gibi
Bazı insanların ise gözleri hep hüzün taşır
Üniversite yıllarından bir arkadaşımın gözleri öyle hüzünlüydü ki, aradan yıllar geçmesine rağmen hâlâ aklımdadır
Acaba gülen yüzlerin altında hüzün mü vardır, yoksa hüzünlü gözlerin derinliklerinde mutluluk mu vardır? Kimine göre vardır, kimine göre yoktur. Ama bana göre gözler; hüznü de, sevinci de, sevgiyi de, nefreti de ele verir.
İnsan yaratılıştan güler yüzlü ya da asık suratlı olur mu, bilmiyorum. Zamanla ve yaşadıklarımızdan dolayı yiz ifadeleri değişebiliyor.
Bulunduğun ortamdaki insanlar da seni etkileyebiliyor.
Peki, günümüzde kişisel gelişim uzmanlarının söylediği gibi gerçekten pozitif olmak ve kullandığımız kelimeler hayatımıza yansır mı? Ben, karşımdaki insanın sürekli asık suratlı ve negatif olmasından etkilenirim. Elimden geldiğince pozitif kalmaya çalışırım ama bir noktadan sonra uzaklaşmayı tercih ederim. Bunu da zamanla öğrendim.
Bizler hayatın hep sorunsuz olmasını, sürekli mutlu olmamız gerektiğini düşünüyoruz. Hayatımızda bir sorun olduğunda hiç bitmeyecekmiş gibi geliyor
İnsanız işte… Duygularımızı yönetmek gerçekten kolay değil. Böyle zamanlarda çareyi sosyal medyada ya da çevremizdeki insanlarda arıyoruz. Oysa yaş aldıkça, gerçek çarenin kendi içimizde olduğunu fark ediyoruz.
İşte bu yüzden sık sık şu cümleyi kurarız: "Keşke şimdiki aklım gençliğimde olsaydı."
Peki, bir insan dünyayı değiştirebilir mi? Bence değiştirebilir. Önce kendini, sonra ailesini, ardından çevresini… Belki de sonunda dünyayı. Neden olmasın?
Gülerek güne başlamak, evladımıza tebessümle sarılıp onunla sohbet etmek, eşimize içten bir "Hoş geldin" diyebilmek, sevdiğimiz insanı arayıp hâlini hatırını sormak, komşumuza selam vermek, uzun zamandır aramadığımız bir tanıdığımıza "Nasılsın?" demek, bir memura "Kolay gelsin" diyebilmek, bu sıcak günlerde sokak hayvanları için bir kap su bırakmak…
Mekiye nasılsın demek...
Bütün bunlar hem karşımızdaki insana hem de bize iyi gelmez mi?
Bazen dünyayı değiştirmek, sadece bir tebessümle başlar.
Değiştiremesek bile, "Ben çaba gösterdim" diyebilmek bizi mutlu etmez mi?
Bugün başlayalım mı küçük de olsa güzel bir iz bırakmaya?
Bir gün bu dünyadan göçüp gittiğimizde, arkamızdan söylenecek en değerli söz şu olsun:
"İYİ İNSANDI"
Aydan Kurt
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
