Betül Özer Bölük
Köşe Yazarı
Betül Özer Bölük
 

PARMAKLA GÖSTERİLEN YAŞAMLAR

PARMAKLA GÖSTERİLEN YAŞAMLAR Allah (CC) tarafından yaşamının örnek bir yaşam olarak Allah’ın kitabında diğer insanlara anlatılması ne büyük mutluluktur, nasıl bir başarıdır kim bilir! İnsanın gerçekten imreneceği bir şey öyle değil mi? Düşünsenize yaşamınız başka nesillere namzet gösteriliyor. Mesela “ İbrahim’i de an!” diyor Allah (CC); “O, özü sözü dosdoğru bir peygamberdi.” diyerek devam ediyor. Allah (CC) tarafından böyle bahsedilmek ne büyük bir onura nail olmaktır. İster miydik böyle anılmak? “Elbette, kim istemez!” dediğinizi duyar gibiyim. Peki bu elçiler böyle bahsedilmeye değecek neler yapmışlar diye ister istemez merak ediyor insan. Hz. Adem'in (as) hep hatası konuşulur, belki de tüm âdemoğullarını şeytandan ayıran tabiri yerindeyse insanı insan yapan ve yıllar süren öyle bir tevbesi var ki hiç bahsedilmez. Hz Nuh’un (as) gemiyle kurtuluşu anlatılır. Oysa kurak bir bölgede sırf vahye iman ettiği için tahtayla, çiviyle uzun yıllar boyunca hiç vazgeçmeden, umudunu yitirmeden, her türlü alaya rağmen gemi yaptığı unutulur. Oğlunu sulara bırakışı bilinmez pek. Hz. İbrahim’in (as) ateşinin, Allah tarafından serin kılındığı söylenir. Allah’a olan teslimiyeti, yardımı yalnız O’ndan bekleyerek kendini ateşe bırakması, çocuğunu, eşini çölde yalnız Allah’a emanet edişi ya da yaşlılığında ona verilmiş tek evladı Allah’ın emriyle dizine alıp kurban etmeye kalkması unutulur. Bu nasıl bir işitmek ve itaat etmektir gerçekten üzerinde düşünülmez hiç. Hz. Musa’nın (as) annesine, gelen bir ilham ile yeni doğmuş bebeğini sepetle nehre bıraktıran yine tevekküldür, imandır. Aynı durumda olsak ne yapardık bilinmez! Ya Hz.Musa (as) gibi Tur dağında ayakkabılarını çıkarıp vahye soyunmak, firavunun karşısında Allah’ın dinini savunmak, kendini ve beraberindekileri hiç şüphe etmeden açılan denize koşturmak, bizim yapabileceğimiz bir şey midir? Ya Yusuf (as) gibi iffeti için zindanı daha hayırlı görmek, Yunus (as) gibi balığın karnında kendisini zalim ilan etmek kolay işler mi? Ya da Hz. Meryem gibi en çok bağırmak istediğin anda Allah için susmayı başarmak, Hz. İsa (as) gibi bir avuç havariyle tüm otoritelere karşı Allah'ı konuşmak ve elbette Hz. Muhammed (as) gibi her bir zerresiyle Rabbinin ayetlerini anlatmak... Allah’ın adeta parmakla gösterdiği hayatları merak etmemek kendini o Resûllerin yerlerine koyarak düşünmemek elde değil. Mutsuz olduğumuz, çaresiz hissettiğimiz zamanlarda o Resûllerin her birinin hayatındaki mağara anlarını, çukurun dibindeki, zindandaki, balığın karnındaki dönemlerini anımsamak gerekir. O dibe düşmüş halimize bir tekme atarak hızla gün yüzüne hicret etmek gerekir. Tüm ayakkabılarımızdan, örtülerimizden, şapkalarımızdan, maskelerimizden arınıp vahye soyunmak, aynı vahiyle giyinip kuşanmak gerekir. Tıpkı onlar gibi Allah’ın dinini insanlığa taşımak, yalnız O'nu hatırlamak ve hatırlatmak için yaşamak gerekir. Onları örnek almak bunu gerektirir. “Şüphesiz ki Allah’ın Elçisinde sizin için (yani) Allah’a ve ahiret gününe (kavuşmayı) umanlar ve Allah’ı çok hatırlayanlar için güzel bir örnek vardır.” (Ahzap/21) Betül Özer Bölük 09.04.2022
Ekleme Tarihi: 09 Nisan 2022 - Cumartesi

PARMAKLA GÖSTERİLEN YAŞAMLAR

PARMAKLA GÖSTERİLEN YAŞAMLAR Allah (CC) tarafından yaşamının örnek bir yaşam olarak Allah’ın kitabında diğer insanlara anlatılması ne büyük mutluluktur, nasıl bir başarıdır kim bilir! İnsanın gerçekten imreneceği bir şey öyle değil mi? Düşünsenize yaşamınız başka nesillere namzet gösteriliyor. Mesela “ İbrahim’i de an!” diyor Allah (CC); “O, özü sözü dosdoğru bir peygamberdi.” diyerek devam ediyor. Allah (CC) tarafından böyle bahsedilmek ne büyük bir onura nail olmaktır. İster miydik böyle anılmak? “Elbette, kim istemez!” dediğinizi duyar gibiyim. Peki bu elçiler böyle bahsedilmeye değecek neler yapmışlar diye ister istemez merak ediyor insan. Hz. Adem'in (as) hep hatası konuşulur, belki de tüm âdemoğullarını şeytandan ayıran tabiri yerindeyse insanı insan yapan ve yıllar süren öyle bir tevbesi var ki hiç bahsedilmez. Hz Nuh’un (as) gemiyle kurtuluşu anlatılır. Oysa kurak bir bölgede sırf vahye iman ettiği için tahtayla, çiviyle uzun yıllar boyunca hiç vazgeçmeden, umudunu yitirmeden, her türlü alaya rağmen gemi yaptığı unutulur. Oğlunu sulara bırakışı bilinmez pek. Hz. İbrahim’in (as) ateşinin, Allah tarafından serin kılındığı söylenir. Allah’a olan teslimiyeti, yardımı yalnız O’ndan bekleyerek kendini ateşe bırakması, çocuğunu, eşini çölde yalnız Allah’a emanet edişi ya da yaşlılığında ona verilmiş tek evladı Allah’ın emriyle dizine alıp kurban etmeye kalkması unutulur. Bu nasıl bir işitmek ve itaat etmektir gerçekten üzerinde düşünülmez hiç. Hz. Musa’nın (as) annesine, gelen bir ilham ile yeni doğmuş bebeğini sepetle nehre bıraktıran yine tevekküldür, imandır. Aynı durumda olsak ne yapardık bilinmez! Ya Hz.Musa (as) gibi Tur dağında ayakkabılarını çıkarıp vahye soyunmak, firavunun karşısında Allah’ın dinini savunmak, kendini ve beraberindekileri hiç şüphe etmeden açılan denize koşturmak, bizim yapabileceğimiz bir şey midir? Ya Yusuf (as) gibi iffeti için zindanı daha hayırlı görmek, Yunus (as) gibi balığın karnında kendisini zalim ilan etmek kolay işler mi? Ya da Hz. Meryem gibi en çok bağırmak istediğin anda Allah için susmayı başarmak, Hz. İsa (as) gibi bir avuç havariyle tüm otoritelere karşı Allah'ı konuşmak ve elbette Hz. Muhammed (as) gibi her bir zerresiyle Rabbinin ayetlerini anlatmak... Allah’ın adeta parmakla gösterdiği hayatları merak etmemek kendini o Resûllerin yerlerine koyarak düşünmemek elde değil. Mutsuz olduğumuz, çaresiz hissettiğimiz zamanlarda o Resûllerin her birinin hayatındaki mağara anlarını, çukurun dibindeki, zindandaki, balığın karnındaki dönemlerini anımsamak gerekir. O dibe düşmüş halimize bir tekme atarak hızla gün yüzüne hicret etmek gerekir. Tüm ayakkabılarımızdan, örtülerimizden, şapkalarımızdan, maskelerimizden arınıp vahye soyunmak, aynı vahiyle giyinip kuşanmak gerekir. Tıpkı onlar gibi Allah’ın dinini insanlığa taşımak, yalnız O'nu hatırlamak ve hatırlatmak için yaşamak gerekir. Onları örnek almak bunu gerektirir. “Şüphesiz ki Allah’ın Elçisinde sizin için (yani) Allah’a ve ahiret gününe (kavuşmayı) umanlar ve Allah’ı çok hatırlayanlar için güzel bir örnek vardır.” (Ahzap/21) Betül Özer Bölük 09.04.2022
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.