Betül Özer Bölük
Köşe Yazarı
Betül Özer Bölük
 

PES ETMEK

PES ETMEK Pes etmek; doğru olduğuna inandığın bir yolda uzun bir süre çalıştıktan sonra o işe olan ya da o işin doğruluğuna olan inancını kaybetmektir. İnancından üstelik kuvvetli olan bir inançtan vazgeçmektir. İman boyutuna varmış bir inançtan dönmek veya o konuda yetersiz olduğuna kanaat etmektir. Ümitsizliğe kapılmaktır. Emin olduğu bir şeyden dönmek, vazgeçmek ya da o konuda yetersiz hissetmek, umudunu kaybetmek neyi çağrıştırıyor size? Kur’an’da inkar edenlere, müşriklere, şeytana atfedilen işler bunlar. Dolayısıyla biz doğruluğundan emin olduğumuz, Allah’ın rızası yolunda giriştiğimiz bir işten kolay kolay dönmeyelim. “Bir işin başında yanlış düşünmüş olabiliriz.” dediğinizi duyar gibiyim. Doğru, belki de kalkıştığımız iş hatalıdır. Allah’ın hoşnut olacağını sandığımız bir işin aslında pek de öyle olmadığının farkına varmış olabiliriz. Bütün bu ihtimalleri konunun dışında tutarak söylüyorum. Elbette hatalı olduğuna ikna olduğumuz bir işi bitirebilmek de bir erdemdir. Ancak bir işi bitirmek istiyorsak bile hemen onun yerine Allah’ın hoşnut olacağı başka bir iş bulup o işe koyulmalıyız. Rabbimiz İnşirah Sûresinde de böyle söylemiyor mu? ”(Bir işi bitirip) boş kalınca hemen (başka bir işe) kalk. Yalnızca Rabbine yönel!” (İnşirah/7-8) Mümine dönmek, vazgeçmek, geri durmak, pes etmek yakışmıyor. Hep mücadelede olması, hep Allah’ın hoşlanmadığı şeylerle cihat etmesi, gördüğü yanlışlar karşısında kendini ya da başkalarını uyarması, düzeltmesi, sürekli imanını destekleyen salih amel projeleri üretmesi ve bu uğurda koşuşturması bekleniyor. İnsan kendisine verilen ömrün ne kadar olduğunu bilmiyor. Dolayısıyla hiçbir şeyi ertelememeli, zamanı en etkin bir şekilde kullanmalı, durmamalı. Hele ki ümitsizliğe kapılmak Allah’ın rahmetinden habersiz olmak anlamına geliyor. O’na yeterince güvenip dayanmadığımızı gösteriyor. “Yok, ben tabi ki Allah’a güvenip dayanıyorum.” diyorsak da o zaman onun en güzel kıvamda yarattığı kuluna yani özümüze güvenmiyoruz demektir. Allah’ı olduğundan farklı tahayyül ediyoruz demektir. Dayandığımız varlığın Samet olan Allah olduğunu unutmayalım. Allah'ın yüceliğini, kudretini küçümsemeyelim. Gerçekten doğruluğundan emin olduğumuz bir işe soyunduğumuzda da asla pes etmeyelim! Betül Özer Bölük 18.06.2022
Ekleme Tarihi: 18 Haziran 2022 - Cumartesi

PES ETMEK

PES ETMEK Pes etmek; doğru olduğuna inandığın bir yolda uzun bir süre çalıştıktan sonra o işe olan ya da o işin doğruluğuna olan inancını kaybetmektir. İnancından üstelik kuvvetli olan bir inançtan vazgeçmektir. İman boyutuna varmış bir inançtan dönmek veya o konuda yetersiz olduğuna kanaat etmektir. Ümitsizliğe kapılmaktır. Emin olduğu bir şeyden dönmek, vazgeçmek ya da o konuda yetersiz hissetmek, umudunu kaybetmek neyi çağrıştırıyor size? Kur’an’da inkar edenlere, müşriklere, şeytana atfedilen işler bunlar. Dolayısıyla biz doğruluğundan emin olduğumuz, Allah’ın rızası yolunda giriştiğimiz bir işten kolay kolay dönmeyelim. “Bir işin başında yanlış düşünmüş olabiliriz.” dediğinizi duyar gibiyim. Doğru, belki de kalkıştığımız iş hatalıdır. Allah’ın hoşnut olacağını sandığımız bir işin aslında pek de öyle olmadığının farkına varmış olabiliriz. Bütün bu ihtimalleri konunun dışında tutarak söylüyorum. Elbette hatalı olduğuna ikna olduğumuz bir işi bitirebilmek de bir erdemdir. Ancak bir işi bitirmek istiyorsak bile hemen onun yerine Allah’ın hoşnut olacağı başka bir iş bulup o işe koyulmalıyız. Rabbimiz İnşirah Sûresinde de böyle söylemiyor mu? ”(Bir işi bitirip) boş kalınca hemen (başka bir işe) kalk. Yalnızca Rabbine yönel!” (İnşirah/7-8) Mümine dönmek, vazgeçmek, geri durmak, pes etmek yakışmıyor. Hep mücadelede olması, hep Allah’ın hoşlanmadığı şeylerle cihat etmesi, gördüğü yanlışlar karşısında kendini ya da başkalarını uyarması, düzeltmesi, sürekli imanını destekleyen salih amel projeleri üretmesi ve bu uğurda koşuşturması bekleniyor. İnsan kendisine verilen ömrün ne kadar olduğunu bilmiyor. Dolayısıyla hiçbir şeyi ertelememeli, zamanı en etkin bir şekilde kullanmalı, durmamalı. Hele ki ümitsizliğe kapılmak Allah’ın rahmetinden habersiz olmak anlamına geliyor. O’na yeterince güvenip dayanmadığımızı gösteriyor. “Yok, ben tabi ki Allah’a güvenip dayanıyorum.” diyorsak da o zaman onun en güzel kıvamda yarattığı kuluna yani özümüze güvenmiyoruz demektir. Allah’ı olduğundan farklı tahayyül ediyoruz demektir. Dayandığımız varlığın Samet olan Allah olduğunu unutmayalım. Allah'ın yüceliğini, kudretini küçümsemeyelim. Gerçekten doğruluğundan emin olduğumuz bir işe soyunduğumuzda da asla pes etmeyelim! Betül Özer Bölük 18.06.2022
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.