HASTASIYIZ BABAAAA!
HASTASIYIZ BABAAAA!
Sultanbeyli’de boşanma sonrası dikkat çeken jest.
Boşanmak deyince insanın aklına genellikle mahkeme salonları, avukatlar, velayet tartışmaları, nafaka ve tazminat gelir.
Ama Sultanbeyli’den gelen bu haber, boşanma dosyasına adeta yeni bir madde ekledi:
“Medeni şekilde ayrıl, mal varlığını da medeni şekilde paylaş!”
İddiaya göre boşanan çift, çocuklarının velayetinin anneye verilmesi konusunda anlaşmış.
Anne de evlilik ve boşanma sürecinde eşine karşı saygılı bir tutum sergilemiş, herhangi bir tazminat veya maddi talepte bulunmamış.
Baba ise bu medeni tavrı görünce elini cebine atmış.
Ama öyle böyle değil…
Bir yazlık, 12 daire ve bir lüks otomobil!
Şimdi insan ister istemez soruyor:
Bu boşanma mı, emlak kampanyası mı?
Normalde boşanma sonrası:
“Ev kimde kalacak?”
“Araba kimde?”
“Eşyaları nasıl paylaşacağız?”
“Çocukların masrafları ne olacak?”
gibi sorular sorulur.
Burada ise paylaşım biraz farklı olmuş:
— Yazlık?
Buyur.
— Daire?
On iki tane var.
— Araba?
O da sende kalsın.
İnsan bunu duyunca ister istemez kendi evliliğini sorguluyor:
“Acaba ben de biraz daha kibar mı olsaydım?”
Hatta mahallede bir adamın eşine dönüp:
“Hanım, bundan sonra sana çok saygılı davranacağım.”
demesi bile mümkün.
Kadın şaşkın:
“Hayırdır?”
Adam:
“Boşanırsak 12 daireyi kaçırmayalım!”
Şaka bir yana…
İşin mizah tarafı bir yana bırakıldığında, olayın dikkat çekici tarafı şu:
Boşanmak her zaman kavga etmek, birbirini düşman görmek veya yıllarca sürecek bir hesaplaşmaya dönüşmek zorunda değil.
İnsanlar yollarını ayırabilir, fakat çocuklarının anne ve babası olarak birbirlerine saygı göstermeye devam edebilirler.
Hele çocuklar varsa, anne ve babanın medeni bir ilişki kurabilmesi her türlü maddi paylaşımın çok daha ötesinde bir değer taşıyor.
Fakat kabul edelim…
“Tazminat istemedim, karşılığında 12 daire, bir yazlık ve lüks otomobil aldım.”
Bu cümleyi Türkiye'nin herhangi bir yerinde söyleyin…
İnsanların boşanma fikrine bakışı değişebilir!
Sonra herkes eşine daha nazik davranmaya başlar.
“Hanım, çay ister misin?”
“Tabii.”
“Şeker?”
“İki tane.”
“Baş üstüne…”
Çünkü adamın kafasında tek bir düşünce:
“Medeni ol, Bülent… Medeni ol!”
Velhasıl…
Boşanmanın da bir usulü, bir adabı, bir insanlığı var.
Ama bu haber doğruysa, Sultanbeyli’deki bu ayrılık gerçekten de klasik boşanma hikâyelerinden biraz farklı.
Kimileri boşanırken mal paylaşımı için mahkemeye gider…
Kimileri ise paylaşımın sonunda “Allah razı olsun” der!
Biz de başlığımızı bir kez daha söyleyelim:
HASTASIYIZ BABAAAA!
Boşanmanın bile böylesi…
Selâm ve dua ile
Bülent Ertekin
Ekleme
Tarihi: 18 Eylül 2026 -Cuma
HASTASIYIZ BABAAAA!
HASTASIYIZ BABAAAA!
Sultanbeyli’de boşanma sonrası dikkat çeken jest.
Boşanmak deyince insanın aklına genellikle mahkeme salonları, avukatlar, velayet tartışmaları, nafaka ve tazminat gelir.
Ama Sultanbeyli’den gelen bu haber, boşanma dosyasına adeta yeni bir madde ekledi:
“Medeni şekilde ayrıl, mal varlığını da medeni şekilde paylaş!”
İddiaya göre boşanan çift, çocuklarının velayetinin anneye verilmesi konusunda anlaşmış.
Anne de evlilik ve boşanma sürecinde eşine karşı saygılı bir tutum sergilemiş, herhangi bir tazminat veya maddi talepte bulunmamış.
Baba ise bu medeni tavrı görünce elini cebine atmış.
Ama öyle böyle değil…
Bir yazlık, 12 daire ve bir lüks otomobil!
Şimdi insan ister istemez soruyor:
Bu boşanma mı, emlak kampanyası mı?
Normalde boşanma sonrası:
“Ev kimde kalacak?”
“Araba kimde?”
“Eşyaları nasıl paylaşacağız?”
“Çocukların masrafları ne olacak?”
gibi sorular sorulur.
Burada ise paylaşım biraz farklı olmuş:
— Yazlık?
Buyur.
— Daire?
On iki tane var.
— Araba?
O da sende kalsın.
İnsan bunu duyunca ister istemez kendi evliliğini sorguluyor:
“Acaba ben de biraz daha kibar mı olsaydım?”
Hatta mahallede bir adamın eşine dönüp:
“Hanım, bundan sonra sana çok saygılı davranacağım.”
demesi bile mümkün.
Kadın şaşkın:
“Hayırdır?”
Adam:
“Boşanırsak 12 daireyi kaçırmayalım!”
Şaka bir yana…
İşin mizah tarafı bir yana bırakıldığında, olayın dikkat çekici tarafı şu:
Boşanmak her zaman kavga etmek, birbirini düşman görmek veya yıllarca sürecek bir hesaplaşmaya dönüşmek zorunda değil.
İnsanlar yollarını ayırabilir, fakat çocuklarının anne ve babası olarak birbirlerine saygı göstermeye devam edebilirler.
Hele çocuklar varsa, anne ve babanın medeni bir ilişki kurabilmesi her türlü maddi paylaşımın çok daha ötesinde bir değer taşıyor.
Fakat kabul edelim…
“Tazminat istemedim, karşılığında 12 daire, bir yazlık ve lüks otomobil aldım.”
Bu cümleyi Türkiye'nin herhangi bir yerinde söyleyin…
İnsanların boşanma fikrine bakışı değişebilir!
Sonra herkes eşine daha nazik davranmaya başlar.
“Hanım, çay ister misin?”
“Tabii.”
“Şeker?”
“İki tane.”
“Baş üstüne…”
Çünkü adamın kafasında tek bir düşünce:
“Medeni ol, Bülent… Medeni ol!”
Velhasıl…
Boşanmanın da bir usulü, bir adabı, bir insanlığı var.
Ama bu haber doğruysa, Sultanbeyli’deki bu ayrılık gerçekten de klasik boşanma hikâyelerinden biraz farklı.
Kimileri boşanırken mal paylaşımı için mahkemeye gider…
Kimileri ise paylaşımın sonunda “Allah razı olsun” der!
Biz de başlığımızı bir kez daha söyleyelim:
HASTASIYIZ BABAAAA!
Boşanmanın bile böylesi…
Selâm ve dua ile
Bülent Ertekin
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
