Emine AYDEMİR
Köşe Yazarı
Emine AYDEMİR
 

TEVEKKÜL SAHİBİ ADAMIN HİKAYESİ

TEVEKKÜL SAHİBİ ADAMIN HİKAYESİ Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekatühuu Sevgili Dostlar.. Adamın biri Cuma günü sabahında eşeğine buğday yükleyip değirmene götürmüş. Değirmene varıp buğdayı indirince eşek kaçıvermiş. Eşeğin peşinden mi gitsem? Yoksa evde ekmek yapmak için un bekleyen hanıma buğday mı öğütsem? diye düşünürken yanına bir komşu çıkagelmiş. Selamlaştıktan sonra, “Komşum, bugün tarla sulama sırası sende hemen gidip sulamazsan bir daha sıra sana gelene kadar sulayamazsın haberin olsun” demiş ve gitmiş. Adamcağızın alnından terler akmaya başlamış, geldi mi üst üste gelir ya imtihan, oturmuş kenara düşünmeye başlamış: “Buğdayı mı öğüteyim? Eşeği mi arayayım? Bahçeyi mi sulayayım? Cuma vakti yaklaştı cumaya mı gideyim?”… Adam derin düşüncelerden sonra demiş ki ayet var: “Ey iman edenler! Cuma ezanını duyunca hemen işi gücü bırakın Allah’ı anmaya (hutbe ve namaza) koşun. Eğer bilirseniz, bu sizin için çok hayırlıdır.” Ben Allah’ın emrini yerine getireyim nasıl olsa dünyalık işler hallolur. Hem hallolmasa ne olacak ki? Allah’ın emrinden daha mı önemli? Rızkı veren Allah! Değirmenin kenarına buğday çuvalını koyup caminin yolunu tutmuş, almış güzelce abdestini. Öyle huzurlu, öyle feyizli bir hutbe ve namaz olmuş ki, arkasından ellerini açmış gözyaşı ile samimi dualar, verilen nimetlere hamdüsenalar…aklında ne tarla var ne eşek ne buğday.. Camiden çıkınca evin yolunu tutmuş, gideyim de hanıma olanları anlatayım diye. Eve gelince bir bakmış ki eşek bahçede, adam şaşırmış. Eve girerken de mis gibi ekmek kokusu geliyor, bakmış hanım ekmek yapıyor, şaşkınlık iki katına çıkmış. “Hanım hanım ne oluyor burda? Un nerden geldi? Eşeği nerden buldun?” diye sorarken, Hanım demiş ki; “Tarlada pek güzel oldu” Adam: “Ben evden çıktıktan sonra neler oldu hanım anlat hele” deyince hanım da anlatmaya başlamış: “Sen değirmene gittikten kısa bir süre sonra baktım eşek eve geliyor, onu aldım bahçeye bağladım. Cuma saati yandaki komşu un getirdi, kendisinin çuvalı sanıp bizim buğdayları öğütmüş değirmende, fark edince de bize getirdi unumuzu. Ekmek yapmaya başladım. Diğer komşumuzda kendi tarlasını suladıktan sonra suyu kapatmayı unutmuş, oradan taşan su ile de bizim tarla sulanmış, pek güzel oldu.” Bunları dinleyen Adam gözyaşları ile şükür secdesine kapanmış.. Allah’ın rızasını tercih edenlerin ve Allah’a tevekkül edenlerin dünyevi-uhrevi işlerine Allah’ın kefil olması böyle olsa gerek. “….Kim Allah’a tevekkül ederse, O (cc) ona yeter.” (Talak, 3) “Allah’a güven, Vekil olarak Allah yeter” (Ahzab, 3) Tevekkül, kalbin yükünü hafifletir. Çünkü, Tevekkül, insanın her işinde Allah’a güvenmesi ve O’na (cc) dayanmasıdır. Mümin, hem tedbir alır hem de kalbini ve işin sonucunu Allah’a teslim eder. Çalışıp gayret etmeden işi tembelliğe vuran, sonra da; “Biz tevekkül ehliyiz” diyen kimselere Hz Ömer r.a şöyle buyurur: “Siz Allah’a değil, başkalarının malına güvenen kimselersiniz. Hakiki mütevekkil; toprağa tohumu attıktan sonra Allah’a itimad edendir!” diyerek ihtarda bulunmuştur. (İbn-i Receb, Camiul Ulum, I, 441) “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır.” (Necm, 39) İnsan çalışacak ve Allah’ın kendisine takdir ettiği rızkı arayıp bulacaktır. Hastalanınca doktora git, ilacını kullan, evin-arabanın kapılarını kilitle, derslerine çalış, rızık için gayret et çabala, tedbirini her zaman al, ancak itimadın Allah’a olsun. Aldığın tedbire değil! Unutma ki şifayı veren Allah! Her türlü tehlikeden koruyucu, her an gören duyan Allah! Rızkı veren Allah! Erzurumlu İbrahim Hakkı hz’nin meşhur Tefvizname şiirinden küçük bir bölümle yazımızı sırlayalım. Sen Hakk’a tevekkül kıl Tefviz it, rahat bul Sabr eyle ve razı ol Mevla görelim neyler Neylerse güzel eyler (Sen Allah’a güvenip dayan, Herşeyi yaratıcıya bırak, işleri bütünüyle O’na (cc) havale et, Başına gelenlere sabretmesini bil ve O’nun (cc) takdirine razı ol, Gör ki Mevla her zaman her şeyin en güzel ve hayırlısını takdir eder) Kalbin Ana berk eyle Tedbirini terk eyle Takdirini derk eyle Mevla görelim neyler Neylerse güzel eyler (Kalbini O’na (cc) sımsıkı bağla, Kendi planlarına, gücüne, aklına, tedbirine aşırı güvenip kibre kapılma, Tedbirine değil Allah’ın gücüne ve takdirine güven. O’nun (cc) takdirindeki derin hikmetleri anlamaya çalış. Mevla ne yaparsa en güzelini yapar) Ya Rabbi, bizleri layıkıyla tevekkül eden, Sana güvenen ve yalnızca Sana dayanan kullarından eyle.. Amiinnn Tefekküre vesile ola, Selametle.. Emine Aydemir
Ekleme Tarihi: 09 Ağustos 2026 -Pazar

TEVEKKÜL SAHİBİ ADAMIN HİKAYESİ

TEVEKKÜL SAHİBİ ADAMIN HİKAYESİ Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekatühuu Sevgili Dostlar.. Adamın biri Cuma günü sabahında eşeğine buğday yükleyip değirmene götürmüş. Değirmene varıp buğdayı indirince eşek kaçıvermiş. Eşeğin peşinden mi gitsem? Yoksa evde ekmek yapmak için un bekleyen hanıma buğday mı öğütsem? diye düşünürken yanına bir komşu çıkagelmiş. Selamlaştıktan sonra, “Komşum, bugün tarla sulama sırası sende hemen gidip sulamazsan bir daha sıra sana gelene kadar sulayamazsın haberin olsun” demiş ve gitmiş. Adamcağızın alnından terler akmaya başlamış, geldi mi üst üste gelir ya imtihan, oturmuş kenara düşünmeye başlamış: “Buğdayı mı öğüteyim? Eşeği mi arayayım? Bahçeyi mi sulayayım? Cuma vakti yaklaştı cumaya mı gideyim?”… Adam derin düşüncelerden sonra demiş ki ayet var: “Ey iman edenler! Cuma ezanını duyunca hemen işi gücü bırakın Allah’ı anmaya (hutbe ve namaza) koşun. Eğer bilirseniz, bu sizin için çok hayırlıdır.” Ben Allah’ın emrini yerine getireyim nasıl olsa dünyalık işler hallolur. Hem hallolmasa ne olacak ki? Allah’ın emrinden daha mı önemli? Rızkı veren Allah! Değirmenin kenarına buğday çuvalını koyup caminin yolunu tutmuş, almış güzelce abdestini. Öyle huzurlu, öyle feyizli bir hutbe ve namaz olmuş ki, arkasından ellerini açmış gözyaşı ile samimi dualar, verilen nimetlere hamdüsenalar…aklında ne tarla var ne eşek ne buğday.. Camiden çıkınca evin yolunu tutmuş, gideyim de hanıma olanları anlatayım diye. Eve gelince bir bakmış ki eşek bahçede, adam şaşırmış. Eve girerken de mis gibi ekmek kokusu geliyor, bakmış hanım ekmek yapıyor, şaşkınlık iki katına çıkmış. “Hanım hanım ne oluyor burda? Un nerden geldi? Eşeği nerden buldun?” diye sorarken, Hanım demiş ki; “Tarlada pek güzel oldu” Adam: “Ben evden çıktıktan sonra neler oldu hanım anlat hele” deyince hanım da anlatmaya başlamış: “Sen değirmene gittikten kısa bir süre sonra baktım eşek eve geliyor, onu aldım bahçeye bağladım. Cuma saati yandaki komşu un getirdi, kendisinin çuvalı sanıp bizim buğdayları öğütmüş değirmende, fark edince de bize getirdi unumuzu. Ekmek yapmaya başladım. Diğer komşumuzda kendi tarlasını suladıktan sonra suyu kapatmayı unutmuş, oradan taşan su ile de bizim tarla sulanmış, pek güzel oldu.” Bunları dinleyen Adam gözyaşları ile şükür secdesine kapanmış.. Allah’ın rızasını tercih edenlerin ve Allah’a tevekkül edenlerin dünyevi-uhrevi işlerine Allah’ın kefil olması böyle olsa gerek. “….Kim Allah’a tevekkül ederse, O (cc) ona yeter.” (Talak, 3) “Allah’a güven, Vekil olarak Allah yeter” (Ahzab, 3) Tevekkül, kalbin yükünü hafifletir. Çünkü, Tevekkül, insanın her işinde Allah’a güvenmesi ve O’na (cc) dayanmasıdır. Mümin, hem tedbir alır hem de kalbini ve işin sonucunu Allah’a teslim eder. Çalışıp gayret etmeden işi tembelliğe vuran, sonra da; “Biz tevekkül ehliyiz” diyen kimselere Hz Ömer r.a şöyle buyurur: “Siz Allah’a değil, başkalarının malına güvenen kimselersiniz. Hakiki mütevekkil; toprağa tohumu attıktan sonra Allah’a itimad edendir!” diyerek ihtarda bulunmuştur. (İbn-i Receb, Camiul Ulum, I, 441) “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır.” (Necm, 39) İnsan çalışacak ve Allah’ın kendisine takdir ettiği rızkı arayıp bulacaktır. Hastalanınca doktora git, ilacını kullan, evin-arabanın kapılarını kilitle, derslerine çalış, rızık için gayret et çabala, tedbirini her zaman al, ancak itimadın Allah’a olsun. Aldığın tedbire değil! Unutma ki şifayı veren Allah! Her türlü tehlikeden koruyucu, her an gören duyan Allah! Rızkı veren Allah! Erzurumlu İbrahim Hakkı hz’nin meşhur Tefvizname şiirinden küçük bir bölümle yazımızı sırlayalım. Sen Hakk’a tevekkül kıl Tefviz it, rahat bul Sabr eyle ve razı ol Mevla görelim neyler Neylerse güzel eyler (Sen Allah’a güvenip dayan, Herşeyi yaratıcıya bırak, işleri bütünüyle O’na (cc) havale et, Başına gelenlere sabretmesini bil ve O’nun (cc) takdirine razı ol, Gör ki Mevla her zaman her şeyin en güzel ve hayırlısını takdir eder) Kalbin Ana berk eyle Tedbirini terk eyle Takdirini derk eyle Mevla görelim neyler Neylerse güzel eyler (Kalbini O’na (cc) sımsıkı bağla, Kendi planlarına, gücüne, aklına, tedbirine aşırı güvenip kibre kapılma, Tedbirine değil Allah’ın gücüne ve takdirine güven. O’nun (cc) takdirindeki derin hikmetleri anlamaya çalış. Mevla ne yaparsa en güzelini yapar) Ya Rabbi, bizleri layıkıyla tevekkül eden, Sana güvenen ve yalnızca Sana dayanan kullarından eyle.. Amiinnn Tefekküre vesile ola, Selametle.. Emine Aydemir
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.