MİSAFİR KALEM
Köşe Yazarı
MİSAFİR KALEM
 

Eyyübiye'de Liyakat Nerede? Kul Hakkı ve Hizmet Sorgulanıyor

Eyyübiye'de Liyakat Nerede? Kul Hakkı ve Hizmet Sorgulanıyor Eyyübiye Belediyesi, personel alımında yine tartışmaların odağında. İddialara göre, bazı ailelerden birden fazla kişinin belediyede istihdam edilmesi, kamuoyunda "Belediye adeta aile şirketi gibi yönetiliyor." eleştirilerine neden oluyor. Üstelik işe alınan bazı kişilerin aile fertlerinin de hâlihazırda belediyede görev yaptığı, ancak fiilen çalışmadıkları yönündeki iddialar uzun zamandır gündemde yer alıyor. Bazı belediye personelinin sürekli yurt dışı seyahatlerinde bulunması da bu tartışmaları daha da artırıyor. Peki, Eyyübiye ilçesi neden bu kadar hizmetten mahrum kalıyor? Neden şehircilik anlamında sokaklar yeterince temizlenemiyor, çöpler zamanında toplanamıyor ve vatandaş temel belediyecilik hizmetlerinden dahi memnun değil? Aslında cevabı oldukça açık görünüyor. Eğer işe, gerçekten çalışmaya ihtiyacı olmayan; sadece nüfuz, akrabalık ya da farklı sebeplerle öncelik kazanan kişiler alınırsa, temizlik personeli kadroları dahi bu anlayışla doldurulursa, elbette şehrin çöpünü kaldıracak, sokaklarını temizleyecek personeli bulamazsınız. Oysa eve ekmek götürme derdinde olan, çalışmaya gerçekten ihtiyaç duyan insanlar istihdam edilse, çalışmanın ve emeğin ne demek olduğu çok daha net görülecektir. Aynı şekilde, yönetici kadrolara liyakat sahibi kişilerin değil de farklı ölçütlerle belirlenen isimlerin getirilmesi de Eyyübiye'nin hizmetten mahrum kalmasının önemli nedenlerinden biridir. Bu belediye de bu şehir de hiç kimsenin babasının çiftliği değildir. Kamu kaynakları milletindir. Bu kadar rahat hareket etme cesaretini nereden alıyorsunuz? Kaldı ki, belediyeyi hangi şartlarda yönettiğiniz de kamuoyunda hâlâ cevap bekleyen sorular arasındadır. Vatandaşın yoğun şikâyetlerine, oy kaybına ve seçimlerde Yeniden Refah Partisi'nin birinci çıkmasına rağmen belediyenin hangi süreç sonunda elinizde kaldığı konusunda kamuoyuna tatmin edici bir açıklama yapılmış değildir. Bir de meselenin vicdani yönü var... Kul hakkını bu kadar rahat nasıl göze alabiliyorsunuz? Bu kadar ağır bir vebalin boğazınızdan nasıl geçtiğini hiç düşündünüz mü? İslam inancına göre kul hakkı, affı en zor olan haklardan biridir. Tabir-i caizse, cehennemdeki zakkum ağacı nasıl azabın sembolüyse, bu dünyada da kul hakkı insanın omzuna yüklenen en ağır veballerden biridir. Bugün evine ekmek götüremeyen bir babanın hakkını, işsizlik nedeniyle umutsuzluğa ve gayrimeşru yollara sürüklenen gençlerin hakkını, yıllardır yardımlara mahkûm edilen yetimlerin ve mağdurların hakkını, en zor şartlarda okuyup üniversiteyi bitirdiği hâlde iş bulamayan gençlerin hakkını nasıl bu kadar rahat görmezden gelebiliyorsunuz? Belki bu sorular, vicdan hassasiyeti taşımayanlar için bir anlam ifade etmeyebilir. Ancak biz, insanlık adına konuşmayı, yazmayı ve sormayı görev biliyoruz. Çünkü Peygamber Efendimizin (sav) şu hadis-i şerifi bizlere önemli bir sorumluluk yüklemektedir: "Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır." Bu anlayışla, kamu adına soru sormaya ve haksızlık gördüğümüzde sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Nuray Mermertaş
Ekleme Tarihi: 03 Ağustos 2026 -Pazartesi

Eyyübiye'de Liyakat Nerede? Kul Hakkı ve Hizmet Sorgulanıyor

Eyyübiye'de Liyakat Nerede? Kul Hakkı ve Hizmet Sorgulanıyor Eyyübiye Belediyesi, personel alımında yine tartışmaların odağında. İddialara göre, bazı ailelerden birden fazla kişinin belediyede istihdam edilmesi, kamuoyunda "Belediye adeta aile şirketi gibi yönetiliyor." eleştirilerine neden oluyor. Üstelik işe alınan bazı kişilerin aile fertlerinin de hâlihazırda belediyede görev yaptığı, ancak fiilen çalışmadıkları yönündeki iddialar uzun zamandır gündemde yer alıyor. Bazı belediye personelinin sürekli yurt dışı seyahatlerinde bulunması da bu tartışmaları daha da artırıyor. Peki, Eyyübiye ilçesi neden bu kadar hizmetten mahrum kalıyor? Neden şehircilik anlamında sokaklar yeterince temizlenemiyor, çöpler zamanında toplanamıyor ve vatandaş temel belediyecilik hizmetlerinden dahi memnun değil? Aslında cevabı oldukça açık görünüyor. Eğer işe, gerçekten çalışmaya ihtiyacı olmayan; sadece nüfuz, akrabalık ya da farklı sebeplerle öncelik kazanan kişiler alınırsa, temizlik personeli kadroları dahi bu anlayışla doldurulursa, elbette şehrin çöpünü kaldıracak, sokaklarını temizleyecek personeli bulamazsınız. Oysa eve ekmek götürme derdinde olan, çalışmaya gerçekten ihtiyaç duyan insanlar istihdam edilse, çalışmanın ve emeğin ne demek olduğu çok daha net görülecektir. Aynı şekilde, yönetici kadrolara liyakat sahibi kişilerin değil de farklı ölçütlerle belirlenen isimlerin getirilmesi de Eyyübiye'nin hizmetten mahrum kalmasının önemli nedenlerinden biridir. Bu belediye de bu şehir de hiç kimsenin babasının çiftliği değildir. Kamu kaynakları milletindir. Bu kadar rahat hareket etme cesaretini nereden alıyorsunuz? Kaldı ki, belediyeyi hangi şartlarda yönettiğiniz de kamuoyunda hâlâ cevap bekleyen sorular arasındadır. Vatandaşın yoğun şikâyetlerine, oy kaybına ve seçimlerde Yeniden Refah Partisi'nin birinci çıkmasına rağmen belediyenin hangi süreç sonunda elinizde kaldığı konusunda kamuoyuna tatmin edici bir açıklama yapılmış değildir. Bir de meselenin vicdani yönü var... Kul hakkını bu kadar rahat nasıl göze alabiliyorsunuz? Bu kadar ağır bir vebalin boğazınızdan nasıl geçtiğini hiç düşündünüz mü? İslam inancına göre kul hakkı, affı en zor olan haklardan biridir. Tabir-i caizse, cehennemdeki zakkum ağacı nasıl azabın sembolüyse, bu dünyada da kul hakkı insanın omzuna yüklenen en ağır veballerden biridir. Bugün evine ekmek götüremeyen bir babanın hakkını, işsizlik nedeniyle umutsuzluğa ve gayrimeşru yollara sürüklenen gençlerin hakkını, yıllardır yardımlara mahkûm edilen yetimlerin ve mağdurların hakkını, en zor şartlarda okuyup üniversiteyi bitirdiği hâlde iş bulamayan gençlerin hakkını nasıl bu kadar rahat görmezden gelebiliyorsunuz? Belki bu sorular, vicdan hassasiyeti taşımayanlar için bir anlam ifade etmeyebilir. Ancak biz, insanlık adına konuşmayı, yazmayı ve sormayı görev biliyoruz. Çünkü Peygamber Efendimizin (sav) şu hadis-i şerifi bizlere önemli bir sorumluluk yüklemektedir: "Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır." Bu anlayışla, kamu adına soru sormaya ve haksızlık gördüğümüzde sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Nuray Mermertaş
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.