İNSAN KALARAK BAŞARMAK NEDEN BU KADAR ZOR?
İNSAN KALARAK BAŞARMAK NEDEN BU KADAR ZOR?
Sormaktan çekinmediğim, cevabını ararken içimin yandığı bir hakikati dile getirmek istiyorum bugün:
Her fırsatta "alın teri", "emek" ve "helallik" kelimelerini dilinden düşürmeyip en tepelere tırmanan, maddi ve manevi gücü elinde toplayan insanları görüyoruz. Peki; hayatını ortaya koyarak, çocukluğundan gençliğine engellerle savaşarak, tırnaklarıyla kazıyarak bir yere gelmeye çalışanlar neden hep geride kalıyor?
Soruyorum:
Sadece helalinden ve dürüstçe mücadele edenlerin sesi neden duyulmuyor? Destek vermek yerine neden köstek olunuyor?
Sizce hata nerede? Vicdanlı olmakta mı? İnsan kalmayı başarmakta mı? Yoksa helal rızık peşinde koşarken eğilip bükülmemekte mi?
1. Helallik Bir Baskı Değil, Kalbin Rızasıdır
Toplumda adeta bir gelenek haline gelen "Hakkını helal et gitsin" baskısı, yaşanan haksızlıkları üstünkörü kapatmaya yetmez.
Çekilen acının, harcanan gençliğin ve çalınan emeğin hesabı sırf dilden dökülen bir nezaket cümlesiyle kapanmaz.
Kalbin rıza göstermediği, vicdanın onaylamadığı bir helallik, helallik değildir.
2. Can Yakanın, Emeği Çalanın Yanına Kalır mı?
Başkalarının emeğini basamak yaparak en tepeye çıkanlar, güç ve makam kazanmış görünebilirler. Ancak başkasının hakkı üzerine inşa edilen hiçbir başarı gerçek bir huzur getirmez. İlahi adalet ve evrensel adalet terazisi, insanların kurduğu derme çatma düzenlerden çok daha hassastır. Sizin razı olmadığınız hiçbir haksızlığa zaman da vicdan da razı olmaz.
3. İnsan Kalabilmek En Büyük Zaferdir
Bugün hem sivil toplumda hem de ticari alanda dürüstçe, alnımın akıyla mücadele ediyorum. Belki arkamda büyük güç odakları yok, belki adımlarım başkalarınınki gibi hızlı ve şaşaalı görünmüyor.
Çünkü biliyorum ki; kestirme yollar, başkalarının hakkına basarak tırmanılan merdivenler bana göre değil.
Varsın ilerleyişim yavaş olsun; yeter ki bastığım zemin kul hakkıyla değil, helal emekle dokunmuş olsun. Bugüne kadar engel tanımadan, dürüstçe üreten, mücadele eden ve dimdik duran herkes bilsin ki:
En büyük başarı, nerede olursan ol; alnın açık, yüzün ak ve vicdanın rahat bir şekilde "Ben buradayım" diyebilmektir.
İnsan kalabilmeyi bir eksiklik değil, en büyük zafer sayan herkese selam olsun.
Ayşegül Sarıçam Bayrak
Dernek Başkanı
Ekleme
Tarihi: 23 Eylül 2026 -Çarşamba
İNSAN KALARAK BAŞARMAK NEDEN BU KADAR ZOR?
İNSAN KALARAK BAŞARMAK NEDEN BU KADAR ZOR?
Sormaktan çekinmediğim, cevabını ararken içimin yandığı bir hakikati dile getirmek istiyorum bugün:
Her fırsatta "alın teri", "emek" ve "helallik" kelimelerini dilinden düşürmeyip en tepelere tırmanan, maddi ve manevi gücü elinde toplayan insanları görüyoruz. Peki; hayatını ortaya koyarak, çocukluğundan gençliğine engellerle savaşarak, tırnaklarıyla kazıyarak bir yere gelmeye çalışanlar neden hep geride kalıyor?
Soruyorum:
Sadece helalinden ve dürüstçe mücadele edenlerin sesi neden duyulmuyor? Destek vermek yerine neden köstek olunuyor?
Sizce hata nerede? Vicdanlı olmakta mı? İnsan kalmayı başarmakta mı? Yoksa helal rızık peşinde koşarken eğilip bükülmemekte mi?
1. Helallik Bir Baskı Değil, Kalbin Rızasıdır
Toplumda adeta bir gelenek haline gelen "Hakkını helal et gitsin" baskısı, yaşanan haksızlıkları üstünkörü kapatmaya yetmez.
Çekilen acının, harcanan gençliğin ve çalınan emeğin hesabı sırf dilden dökülen bir nezaket cümlesiyle kapanmaz.
Kalbin rıza göstermediği, vicdanın onaylamadığı bir helallik, helallik değildir.
2. Can Yakanın, Emeği Çalanın Yanına Kalır mı?
Başkalarının emeğini basamak yaparak en tepeye çıkanlar, güç ve makam kazanmış görünebilirler. Ancak başkasının hakkı üzerine inşa edilen hiçbir başarı gerçek bir huzur getirmez. İlahi adalet ve evrensel adalet terazisi, insanların kurduğu derme çatma düzenlerden çok daha hassastır. Sizin razı olmadığınız hiçbir haksızlığa zaman da vicdan da razı olmaz.
3. İnsan Kalabilmek En Büyük Zaferdir
Bugün hem sivil toplumda hem de ticari alanda dürüstçe, alnımın akıyla mücadele ediyorum. Belki arkamda büyük güç odakları yok, belki adımlarım başkalarınınki gibi hızlı ve şaşaalı görünmüyor.
Çünkü biliyorum ki; kestirme yollar, başkalarının hakkına basarak tırmanılan merdivenler bana göre değil.
Varsın ilerleyişim yavaş olsun; yeter ki bastığım zemin kul hakkıyla değil, helal emekle dokunmuş olsun. Bugüne kadar engel tanımadan, dürüstçe üreten, mücadele eden ve dimdik duran herkes bilsin ki:
En büyük başarı, nerede olursan ol; alnın açık, yüzün ak ve vicdanın rahat bir şekilde "Ben buradayım" diyebilmektir.
İnsan kalabilmeyi bir eksiklik değil, en büyük zafer sayan herkese selam olsun.
Ayşegül Sarıçam Bayrak
Dernek Başkanı
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
