TOPARLANIN! GİTMİYORUZ.
TOPARLANIN! GİTMİYORUZ.
İsmet Özel’in şahaneliği, Türkçenin güzelliğiyle birleşince insana böyle ters köşe yaptırıyor işte. “Ne oluyor?” dedirtiyor.
Nasıl mı?
Anlatayım:
Toparlanın, evet.
Ama…
Gitmek için değil kalmak için.
Toparlanalım, evet.
Çünkü;
bir akışa kapıldık gidiyoruz.
Çok dağıldık.
Çok dağıttık.
Sallandık.
Sarsıldık.
Yanıldık.
Yenildik.
Yalpaladık.
Düşeyazdık.
Öyleyse…
Toparlanalım!
Gitmeyelim.
Bilakis kendimize gelelim, özümüze dönelim.
Dağların zirvelerine çıkıp şöyle derin birer nefes alalım ve yukarıdan bakınca nasıl da dağınık göründüğümüze şahit olalım.
Şu zilletten kurtulalım.
İzzetli zamanlarımızı hatırlayıp hatırlatalım.
Kadim sözde buyurulduğu gibi:
“… üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe senin ilini, töreni kim bozabilir?”
Bir durup düşündük mü?
O zaman hizaya çekilme vakti:
“Türük budun erkin, ökün!”
Bugünkü Türkçeyle: “Türk milleti vazgeç, pişman ol!”
Bildiğimiz ve sevdiğimiz şekliyle: “Titre ve kendine gel!”
Birileri hayatımızın orta yerine asılmış aynayı çatlattı. Artık hiçbirimiz o aynaya baktığımızda kendimizi doğru dürüst göremiyoruz, yansımamızı tanıyamıyoruz. Bu yüzden kendimizi inceleyemiyor, kusurlarımızı fark edemiyor, düzeltme yoluna gidemiyoruz. Yine de o çatlak aynanın bir parçasından gözlerimizin ta içine bakıp şerefli mazimizi görmeye çalışalım. Unutmayalım! Zira ne insanların ne devletlerin ömrü unutmaya yetecek kadar uzun ne de yeni dünya düzeni unutmaya hoşgörülü. Onun için yakalandığımız akıl tutulmasından bir an evvel kurtulmanın yoluna bakalım.
İsmet Özel’le başladık onunla bitirelim:
“Bu her gün olan şey. Gâvurdan daha gâvur oluyor. Ne olacak bilmiyorum! Hâlâ yapılacak şeyler olduğuna inandığımı biliyorum. Ama yapılacak şeyler olduğuna inanmak başka, bunları yapacak insanların olduğuna inanmak yine başka… Allah korkusu belki bizi yola sokar mı, bilmiyorum!”
(İsmet Özel, Bir Akşam Gezintisi Değil Bir İstiklâl Yürüyüşü)
Sevgi Karaman
Ekleme
Tarihi: 29 Ağustos 2026 -Cumartesi
TOPARLANIN! GİTMİYORUZ.
TOPARLANIN! GİTMİYORUZ.
İsmet Özel’in şahaneliği, Türkçenin güzelliğiyle birleşince insana böyle ters köşe yaptırıyor işte. “Ne oluyor?” dedirtiyor.
Nasıl mı?
Anlatayım:
Toparlanın, evet.
Ama…
Gitmek için değil kalmak için.
Toparlanalım, evet.
Çünkü;
bir akışa kapıldık gidiyoruz.
Çok dağıldık.
Çok dağıttık.
Sallandık.
Sarsıldık.
Yanıldık.
Yenildik.
Yalpaladık.
Düşeyazdık.
Öyleyse…
Toparlanalım!
Gitmeyelim.
Bilakis kendimize gelelim, özümüze dönelim.
Dağların zirvelerine çıkıp şöyle derin birer nefes alalım ve yukarıdan bakınca nasıl da dağınık göründüğümüze şahit olalım.
Şu zilletten kurtulalım.
İzzetli zamanlarımızı hatırlayıp hatırlatalım.
Kadim sözde buyurulduğu gibi:
“… üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe senin ilini, töreni kim bozabilir?”
Bir durup düşündük mü?
O zaman hizaya çekilme vakti:
“Türük budun erkin, ökün!”
Bugünkü Türkçeyle: “Türk milleti vazgeç, pişman ol!”
Bildiğimiz ve sevdiğimiz şekliyle: “Titre ve kendine gel!”
Birileri hayatımızın orta yerine asılmış aynayı çatlattı. Artık hiçbirimiz o aynaya baktığımızda kendimizi doğru dürüst göremiyoruz, yansımamızı tanıyamıyoruz. Bu yüzden kendimizi inceleyemiyor, kusurlarımızı fark edemiyor, düzeltme yoluna gidemiyoruz. Yine de o çatlak aynanın bir parçasından gözlerimizin ta içine bakıp şerefli mazimizi görmeye çalışalım. Unutmayalım! Zira ne insanların ne devletlerin ömrü unutmaya yetecek kadar uzun ne de yeni dünya düzeni unutmaya hoşgörülü. Onun için yakalandığımız akıl tutulmasından bir an evvel kurtulmanın yoluna bakalım.
İsmet Özel’le başladık onunla bitirelim:
“Bu her gün olan şey. Gâvurdan daha gâvur oluyor. Ne olacak bilmiyorum! Hâlâ yapılacak şeyler olduğuna inandığımı biliyorum. Ama yapılacak şeyler olduğuna inanmak başka, bunları yapacak insanların olduğuna inanmak yine başka… Allah korkusu belki bizi yola sokar mı, bilmiyorum!”
(İsmet Özel, Bir Akşam Gezintisi Değil Bir İstiklâl Yürüyüşü)
Sevgi Karaman
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
