Önder GÜZELARSLAN
Köşe Yazarı
Önder GÜZELARSLAN
 

FERASET VE BASİRETLE TECRÜBE EDİNME

<p>&ldquo;Feraset&rdquo;, ileriyi g&ouml;rmek, d&uuml;ş&uuml;ncede tutarlı olmak, bir şeyde d&uuml;ş&uuml;nerek davranmak, basiretli hareket etmek, bir şeyin ger&ccedil;ek &ouml;zelliklerini g&ouml;rebilmek, demektir. İnsan, olayların i&ccedil; y&uuml;z&uuml;n&uuml; g&ouml;rebildiği, sonu&ccedil;larını &ouml;nceden tahmin edip, d&uuml;ş&uuml;nebilme yeteneğine sahip olduğu s&uuml;rece ferasetli sayılır. Aynı şekilde basiretin anlamı da; uzağı g&ouml;rmek, sezmek, &ouml;ng&ouml;r&uuml; sahibi olmak, anlayıp kavramak demektir.&nbsp;</p> <p>Aslında basiret, Allah&rsquo;ın sıfatlarından biri olan &ldquo;Basar&rsquo;ın kullarındaki g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml;d&uuml;r. Bu tecelliden nasibi olmayanların g&ouml;zlerinde perde var demektir. O nedenle de olayları iyi değerlendiremezler. Basiret sahibi olan insanlar sadece beş duyu organı ile bakan ve g&ouml;ren insanlar demek değil, g&ouml;n&uuml;l g&ouml;z&uuml;yle g&ouml;rebilen, hissedebilen, kavrayabilen insanlardır. Basiret ile feraset arasında &ccedil;ok ince bir anlam farkı vardır. Basiret tefekk&uuml;r teenni ile ulaşılabilen bir durum iken feraset ise maharet kazanma sebebiyle elde edilen doğruyu &ccedil;ok &ccedil;abuk kavraya bilme hadisesidir. Bazen insan yaşadıklarını tecr&uuml;be ederek ferasete ulaşabilir. Onun i&ccedil;inde uyanık olmanın yanı sıra ferasetin a&ccedil;ık olması gerekir. Ferasetin a&ccedil;ık olması i&ccedil;inde olgunluğa ermek, manevi y&ouml;nden pişmek gerekir. Olayları değerlendirirken feraset bakış a&ccedil;ısıyla değerlendiremezsek &ccedil;oğu zaman yanlış kararlar alabilir veya hatalar yapabiliriz.&nbsp;&nbsp;</p> <p>Bir insanın feraset yeteneğini kazanabilmesi iman nuru ile yakından ilgi ve alakası vardır. Bunu, Rabbimizin Enfal S&uuml;resi&rsquo;nin 29. ayetinden bizlere hitap edişiyle anlayabiliyoruz. &ldquo;Ey iman edenler! Şayet Allah&rsquo;tan ittika ederseniz, o size f&uuml;rk&acirc;n (hem zahir, hem batında hak olanı olmayandan, iyiyi k&ouml;t&uuml;den, temizi habisten ayırt edici bir marifet ve nur) verir.&rdquo; Buradan da anlayacağımız gibi feraset be basiret sahibi olabilmek i&ccedil;in sağlam bir imana ihtiyacımız var. İmanımızın derecesi ne kadar ferasetli olabileceğimizi bize s&ouml;ylemektedir. Yaşadığımız hayata ferasetle bakışımız bizlere bir &ccedil;ok tecr&uuml;beler kazandıracaktır. İnsan hayatta tecr&uuml;be kazandık&ccedil;a olgunlaşır ve kemale erer; olgunlaştık&ccedil;a da hikmet, feraset ve basiret sahibi olur. Hikmet; d&uuml;ş&uuml;nce, s&ouml;z ve davranışların kontroll&uuml; ve isabetli olması, basiret ise; olaylara bilgi, tecr&uuml;be ve Rabbani yardımla bakabilmek tecr&uuml;besidir. Eğer insan yaşadıklarından ders &ccedil;ıkarıp tecr&uuml;be edinmez ise; biyolojik olarak olgunlaşabilir fakat akli olarak olgunlaşmış olamaz. Burada asıl olan da akli ve melekeler olarak olgunlaşabilmektir. Zira hayatın &ouml;z&uuml; de bu noktada gizlidir. Bu sezgiyi kazanan insanlar gelecekte olası yaşanabilecek olumsuzlukları &ouml;nceden sezinleyerek bu konuda tedbirli olmaya gayret eder, kendisini ona g&ouml;re hazırlar.&nbsp;</p> <p>Eğer insan yaşadığı tecr&uuml;belerden ders &ccedil;ıkarmaz, kendisine feraset ve basiret kazandıracak melekelerini geliştirmez ise hata yapmaya, yanılmaya ve bir &ccedil;ok sorunlar yumağı ile karşılaşmaya mahkum olur. Onun i&ccedil;in yapılması gereken şey bizleri feraset ve basirete&nbsp; ulaştıracak sebeplere sarılmalı onları iyi bilmeliyiz. Kısaca bu sebepleri ş&ouml;yle sıralayabiliriz:&nbsp;</p> <p>Ge&ccedil;mişte yaşananlardan ders almalıyız. Gerek kendi yaşadıklarımız gerekse de bizden &ouml;nce yaşayan insanların hayatlarından kendimize ibretler &ccedil;ıkartmalıyız. Kısaca tarihteki yaşanan olayları &ccedil;ok iyi &ouml;z&uuml;msemeli orada yapılan hataları tekerr&uuml;r etmemeli, ancak &ouml;nemli g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z bizlere ışık olabilecek olayları da kulaklarımıza k&uuml;pe olarak takmalıyız. Bir diğer basiret ve feraset kazanma yolu istişaredir.&nbsp; Rabbimiz de, bizlere hayatımızın her alanında istişare yapmayı emretmektedir. İstişare ortak aklı kullanmak, toplumsal tecr&uuml;beden istifade etmek demektir. Hi&ccedil; ş&uuml;phesiz akıl akıldan &uuml;st&uuml;nd&uuml;r. İnsanlar farklı alanlarda becerilere sahiptirler. Allah&rsquo;ın emrine icabet ederek istişareyle hareket edenler her zaman kazan&ccedil;lı &ccedil;ıkmışlardır. Ayrıca istişarede manevi bir berekette vardır.</p> <p>Tecr&uuml;be kazanmak, yaşananlardan ders almak, hikmet, feraset ve basirete ulaşmak kolay bir iş değildir. Tecr&uuml;be sahibi olabilmek i&ccedil;in &ouml;zel gayret etmek gerekir. D&uuml;ş&uuml;nmemiz, ibret almamız, tarihte de yaşanmış &ouml;rneklerle karşılaştırma yapmamız ve tecr&uuml;beleri somutlaştırmamız gerekir.&nbsp; İşte o zaman ferasete ulaşmış olur, tecr&uuml;belerimizi doğru y&ouml;nde kullanabilecek seviyeye gelmiş oluruz. Bundan sonra da bu edindiğimiz tecr&uuml;beleri doğru şekilde gelecek nesillere a&ccedil;ık ve anlaşılır bir şekilde aktarmaya gayret g&ouml;stermeli ve onlara, kendilerine ışık olan birikimlerimizi miras bırakmalıyız.</p> <p>&Ouml;nder G&Uuml;ZELARSLAN</p>
Ekleme Tarihi: 27 Mart 2021 - Cumartesi

FERASET VE BASİRETLE TECRÜBE EDİNME

<p>&ldquo;Feraset&rdquo;, ileriyi g&ouml;rmek, d&uuml;ş&uuml;ncede tutarlı olmak, bir şeyde d&uuml;ş&uuml;nerek davranmak, basiretli hareket etmek, bir şeyin ger&ccedil;ek &ouml;zelliklerini g&ouml;rebilmek, demektir. İnsan, olayların i&ccedil; y&uuml;z&uuml;n&uuml; g&ouml;rebildiği, sonu&ccedil;larını &ouml;nceden tahmin edip, d&uuml;ş&uuml;nebilme yeteneğine sahip olduğu s&uuml;rece ferasetli sayılır. Aynı şekilde basiretin anlamı da; uzağı g&ouml;rmek, sezmek, &ouml;ng&ouml;r&uuml; sahibi olmak, anlayıp kavramak demektir.&nbsp;</p> <p>Aslında basiret, Allah&rsquo;ın sıfatlarından biri olan &ldquo;Basar&rsquo;ın kullarındaki g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml;d&uuml;r. Bu tecelliden nasibi olmayanların g&ouml;zlerinde perde var demektir. O nedenle de olayları iyi değerlendiremezler. Basiret sahibi olan insanlar sadece beş duyu organı ile bakan ve g&ouml;ren insanlar demek değil, g&ouml;n&uuml;l g&ouml;z&uuml;yle g&ouml;rebilen, hissedebilen, kavrayabilen insanlardır. Basiret ile feraset arasında &ccedil;ok ince bir anlam farkı vardır. Basiret tefekk&uuml;r teenni ile ulaşılabilen bir durum iken feraset ise maharet kazanma sebebiyle elde edilen doğruyu &ccedil;ok &ccedil;abuk kavraya bilme hadisesidir. Bazen insan yaşadıklarını tecr&uuml;be ederek ferasete ulaşabilir. Onun i&ccedil;inde uyanık olmanın yanı sıra ferasetin a&ccedil;ık olması gerekir. Ferasetin a&ccedil;ık olması i&ccedil;inde olgunluğa ermek, manevi y&ouml;nden pişmek gerekir. Olayları değerlendirirken feraset bakış a&ccedil;ısıyla değerlendiremezsek &ccedil;oğu zaman yanlış kararlar alabilir veya hatalar yapabiliriz.&nbsp;&nbsp;</p> <p>Bir insanın feraset yeteneğini kazanabilmesi iman nuru ile yakından ilgi ve alakası vardır. Bunu, Rabbimizin Enfal S&uuml;resi&rsquo;nin 29. ayetinden bizlere hitap edişiyle anlayabiliyoruz. &ldquo;Ey iman edenler! Şayet Allah&rsquo;tan ittika ederseniz, o size f&uuml;rk&acirc;n (hem zahir, hem batında hak olanı olmayandan, iyiyi k&ouml;t&uuml;den, temizi habisten ayırt edici bir marifet ve nur) verir.&rdquo; Buradan da anlayacağımız gibi feraset be basiret sahibi olabilmek i&ccedil;in sağlam bir imana ihtiyacımız var. İmanımızın derecesi ne kadar ferasetli olabileceğimizi bize s&ouml;ylemektedir. Yaşadığımız hayata ferasetle bakışımız bizlere bir &ccedil;ok tecr&uuml;beler kazandıracaktır. İnsan hayatta tecr&uuml;be kazandık&ccedil;a olgunlaşır ve kemale erer; olgunlaştık&ccedil;a da hikmet, feraset ve basiret sahibi olur. Hikmet; d&uuml;ş&uuml;nce, s&ouml;z ve davranışların kontroll&uuml; ve isabetli olması, basiret ise; olaylara bilgi, tecr&uuml;be ve Rabbani yardımla bakabilmek tecr&uuml;besidir. Eğer insan yaşadıklarından ders &ccedil;ıkarıp tecr&uuml;be edinmez ise; biyolojik olarak olgunlaşabilir fakat akli olarak olgunlaşmış olamaz. Burada asıl olan da akli ve melekeler olarak olgunlaşabilmektir. Zira hayatın &ouml;z&uuml; de bu noktada gizlidir. Bu sezgiyi kazanan insanlar gelecekte olası yaşanabilecek olumsuzlukları &ouml;nceden sezinleyerek bu konuda tedbirli olmaya gayret eder, kendisini ona g&ouml;re hazırlar.&nbsp;</p> <p>Eğer insan yaşadığı tecr&uuml;belerden ders &ccedil;ıkarmaz, kendisine feraset ve basiret kazandıracak melekelerini geliştirmez ise hata yapmaya, yanılmaya ve bir &ccedil;ok sorunlar yumağı ile karşılaşmaya mahkum olur. Onun i&ccedil;in yapılması gereken şey bizleri feraset ve basirete&nbsp; ulaştıracak sebeplere sarılmalı onları iyi bilmeliyiz. Kısaca bu sebepleri ş&ouml;yle sıralayabiliriz:&nbsp;</p> <p>Ge&ccedil;mişte yaşananlardan ders almalıyız. Gerek kendi yaşadıklarımız gerekse de bizden &ouml;nce yaşayan insanların hayatlarından kendimize ibretler &ccedil;ıkartmalıyız. Kısaca tarihteki yaşanan olayları &ccedil;ok iyi &ouml;z&uuml;msemeli orada yapılan hataları tekerr&uuml;r etmemeli, ancak &ouml;nemli g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z bizlere ışık olabilecek olayları da kulaklarımıza k&uuml;pe olarak takmalıyız. Bir diğer basiret ve feraset kazanma yolu istişaredir.&nbsp; Rabbimiz de, bizlere hayatımızın her alanında istişare yapmayı emretmektedir. İstişare ortak aklı kullanmak, toplumsal tecr&uuml;beden istifade etmek demektir. Hi&ccedil; ş&uuml;phesiz akıl akıldan &uuml;st&uuml;nd&uuml;r. İnsanlar farklı alanlarda becerilere sahiptirler. Allah&rsquo;ın emrine icabet ederek istişareyle hareket edenler her zaman kazan&ccedil;lı &ccedil;ıkmışlardır. Ayrıca istişarede manevi bir berekette vardır.</p> <p>Tecr&uuml;be kazanmak, yaşananlardan ders almak, hikmet, feraset ve basirete ulaşmak kolay bir iş değildir. Tecr&uuml;be sahibi olabilmek i&ccedil;in &ouml;zel gayret etmek gerekir. D&uuml;ş&uuml;nmemiz, ibret almamız, tarihte de yaşanmış &ouml;rneklerle karşılaştırma yapmamız ve tecr&uuml;beleri somutlaştırmamız gerekir.&nbsp; İşte o zaman ferasete ulaşmış olur, tecr&uuml;belerimizi doğru y&ouml;nde kullanabilecek seviyeye gelmiş oluruz. Bundan sonra da bu edindiğimiz tecr&uuml;beleri doğru şekilde gelecek nesillere a&ccedil;ık ve anlaşılır bir şekilde aktarmaya gayret g&ouml;stermeli ve onlara, kendilerine ışık olan birikimlerimizi miras bırakmalıyız.</p> <p>&Ouml;nder G&Uuml;ZELARSLAN</p>
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.