Önder GÜZELARSLAN
Köşe Yazarı
Önder GÜZELARSLAN
 

MUTLULUK NEREDE

MUTLULUK NEREDE   Herkesin en büyük özlemi ve arzusu olan mutluluk nedir? Ve nerededir? Sizin için mutluluk kavramı neyi ifade ediyor. Ne yaptığınızda kendinizi mutlu hissediyorsunuz. İnsanlar doğumlarından ölümlerine kadar mutlu olmak isterler. Mutluluk, kişiden kişiye değişen görece bir kavram olsa da Türk Dil Kurumuna göre: “Bütün özlemlere, bütün isteklere eksiksiz bir biçimde ve sürekli olarak erişilmekten duyulan kıvanç durumu” olarak açıklanmıştır Aristoteles mutluluğu hissedilebilir bir durumdan ziyade bir hayat tarzı olarak ifade etmeye çalışır ve öyle olduğuna inanırdı. Stoa felsefesinin kurucusu olan Kıbrıslı Zenon’a göre mutluluk ölçülü davranmaktır. Bununla birlikte tabiata uygun ve sade yaşamaktır. Doğa bize doğruyu gösterecektir. Panteist görüşü benimseyen Zenon, tabiatın içinde Tanrının ve özümüzün olduğunu savunmaktadır. Herkesin kendince bir anlam yüklediği ve hayallerini süslediği mutluluk neden birçoğumuz için sadece bir özlem olmaktan öte gidememektedir? Hiç şüphesiz değerli olan bir şeyin elde edilmesi de zordur. İnsanlar, değerli bile olsa kolay kazandıkları şeylerin kıymetini çoğu zaman bilemezler. İnsanların büyük çoğunluğu, herkese kısmet olan bazı geçici mutlulukların farkında değildirler. Bundan dolayıdır ki, kalıcı mutluluğun adresi ya bilinmemekte yada yanlış yerlerde aranmaktadır. Yazımızın bu noktasında mutluluğu çok güzel ifade eden bir hikâyeye yer verelim. 500 kişiye seminer veren bir konuşmacı, konuşmasını sürdürürken aniden konuşmasını keser ve dinleyicilere dönerek sizinle bir grup çalışması yapmak istiyorum der. Salonu dolduran herkese bir balon verir ve balonların üzerine gazlı kalemle kendi adlarını yazmalarını ister. Üzerlerine isimler yazılı balonları daha sonra bir odaya doldurur ve odayı kapatır. Amacı katılımcılara interaktif bir deney yapmaktır. Daha sonra üzerlerinde katılımcıların adları yazılı balonlarla dolu odaya katılımcıları alır ve onlara şöyle der:   5 dakika içinde üzerine isimlerinizi yazdığınız kendi balonlarınızı bulun. Herkes deli gibi kendi adının yazılı olduğu balonu aramaya başlar. Ancak, insanlar birbiriyle çarpışırlar, bir birlerini iterler, odanın içinde tam bir kaos yaşanır. 5 dakikanın sonunda hiç kimse kendi adının yazılı olduğu balonu bulamamıştır. Konuşmacı ikinci kez herkesi odaya davet eder ve bu sefer herkesin bir balon almasını ve üzerinde adı yazan kişiye o balonu vermesini söyler. Aradan çok fazla zaman geçmemiştir. Bir kaç dakika içinde herkes kendi balonuna kavuşmuştur. Bu deney sonucunda konuşmacı katılımcılara dönerek şunu ifade eder:  “Hayatımızda bunu her zaman görürüz. Herkes deli gibi mutluluğu aramaktadır. Ve aradığı mutluluğun nerede olduğunu da bilmemektedir. Aslında bizim mutluluğumuz başkalarının mutluluğunda gizlidir. Başkalarına mutluluk verirsek, sizinki de size gelir. İnsanların yaşam amacı da mutluluğun peşinden gitmektir. Öyleyse mutluluğun peşinden gitmek istiyorsak bir başkalarının mutlu olmasını sağlamalıyız. Kısaca mutluluk, şu üç şeyin elde edilmesine bağlıdır: Kanaatkarlık, özgürlük ve güvenlik. Kanaatsizliğin zıddı olan ihtiras insanın içini bir kurt gibi kemirir ve mutluluk için gerekli olan gönül genişliğini yok eder. Özgürlüğün zıddı olan esaret, mutluluğu keşfedecek olan aklı ve onu yaşayacak olan benliği tahrip eder. Güvenliğin zıddı olan korku, kaygı ve tehlikeler ise mutluluğun giriş kapısı olan aklı ve gerçekleşme alanı olan gönlü felç eder ve mutluluk duygusunun hissedilmesini imkansız hale getirir. Mutluluk, tüketilen bir meta değil, üretilen insani bir değerdir. Bu sebeple hiç kimse mutluluğu dışarıda aramamalıdır. Mutluluğu başkasından beklememeli, onu kendi içinde üretmenin yollarını aramalıdır. W.Ellery Channing¸ mutlu bir hayat için şunları öngörür: “Ufak şeylerden zevk alın, lüksü değil zarafeti gözetin, zenginlikten ziyade muhtaç olmamayı hedefleyen biri olun. Saygı istemek yerine değerli olun. Sessizce düşünüp dürüstçe konuşun. Yıldızları, kuşları, bebekleri ve bilgeleri sessizce dinleyin. İnsanların en önemli yanılgıları, mutluluğu olağanüstü olaylarda ve kimsede olmayan eşsiz değerlerde aramalarıdır.” Oysa mutluluk sade yaşamak ve yaşamı paylaşmaktadır. Henry David Thoreau da mutluluk için şunu söyler: “Mutluluk kelebek gibidir. Siz yakalamaya çalıştıkça o kaçar. Ne zaman ki dikkatinizi başka şeylere verirseniz, ancak o zaman gelip omzunuza konar.”          Bu ifadesiyle Thoreau şunun altını çizmeye çalışır. Mutluluk için karmaşıklığa son verin ve hayatı basitleştirin. Kısaca hayattan zevk duymak ve mutlu olmak istiyorsak çok küçük şeylerden mutlu olabilmeyi öğrenmeliyiz. Bununla beraber paylaşımcı olmalıyız. Mutluluğa giden yol hayat boyunca yaşanan iyi ilişkilerin arasında gizlidir.  Önder GÜZELARSLAN
Ekleme Tarihi: 02 Haziran 2021 - Çarşamba

MUTLULUK NEREDE

MUTLULUK NEREDE   Herkesin en büyük özlemi ve arzusu olan mutluluk nedir? Ve nerededir? Sizin için mutluluk kavramı neyi ifade ediyor. Ne yaptığınızda kendinizi mutlu hissediyorsunuz. İnsanlar doğumlarından ölümlerine kadar mutlu olmak isterler. Mutluluk, kişiden kişiye değişen görece bir kavram olsa da Türk Dil Kurumuna göre: “Bütün özlemlere, bütün isteklere eksiksiz bir biçimde ve sürekli olarak erişilmekten duyulan kıvanç durumu” olarak açıklanmıştır Aristoteles mutluluğu hissedilebilir bir durumdan ziyade bir hayat tarzı olarak ifade etmeye çalışır ve öyle olduğuna inanırdı. Stoa felsefesinin kurucusu olan Kıbrıslı Zenon’a göre mutluluk ölçülü davranmaktır. Bununla birlikte tabiata uygun ve sade yaşamaktır. Doğa bize doğruyu gösterecektir. Panteist görüşü benimseyen Zenon, tabiatın içinde Tanrının ve özümüzün olduğunu savunmaktadır. Herkesin kendince bir anlam yüklediği ve hayallerini süslediği mutluluk neden birçoğumuz için sadece bir özlem olmaktan öte gidememektedir? Hiç şüphesiz değerli olan bir şeyin elde edilmesi de zordur. İnsanlar, değerli bile olsa kolay kazandıkları şeylerin kıymetini çoğu zaman bilemezler. İnsanların büyük çoğunluğu, herkese kısmet olan bazı geçici mutlulukların farkında değildirler. Bundan dolayıdır ki, kalıcı mutluluğun adresi ya bilinmemekte yada yanlış yerlerde aranmaktadır. Yazımızın bu noktasında mutluluğu çok güzel ifade eden bir hikâyeye yer verelim. 500 kişiye seminer veren bir konuşmacı, konuşmasını sürdürürken aniden konuşmasını keser ve dinleyicilere dönerek sizinle bir grup çalışması yapmak istiyorum der. Salonu dolduran herkese bir balon verir ve balonların üzerine gazlı kalemle kendi adlarını yazmalarını ister. Üzerlerine isimler yazılı balonları daha sonra bir odaya doldurur ve odayı kapatır. Amacı katılımcılara interaktif bir deney yapmaktır. Daha sonra üzerlerinde katılımcıların adları yazılı balonlarla dolu odaya katılımcıları alır ve onlara şöyle der:   5 dakika içinde üzerine isimlerinizi yazdığınız kendi balonlarınızı bulun. Herkes deli gibi kendi adının yazılı olduğu balonu aramaya başlar. Ancak, insanlar birbiriyle çarpışırlar, bir birlerini iterler, odanın içinde tam bir kaos yaşanır. 5 dakikanın sonunda hiç kimse kendi adının yazılı olduğu balonu bulamamıştır. Konuşmacı ikinci kez herkesi odaya davet eder ve bu sefer herkesin bir balon almasını ve üzerinde adı yazan kişiye o balonu vermesini söyler. Aradan çok fazla zaman geçmemiştir. Bir kaç dakika içinde herkes kendi balonuna kavuşmuştur. Bu deney sonucunda konuşmacı katılımcılara dönerek şunu ifade eder:  “Hayatımızda bunu her zaman görürüz. Herkes deli gibi mutluluğu aramaktadır. Ve aradığı mutluluğun nerede olduğunu da bilmemektedir. Aslında bizim mutluluğumuz başkalarının mutluluğunda gizlidir. Başkalarına mutluluk verirsek, sizinki de size gelir. İnsanların yaşam amacı da mutluluğun peşinden gitmektir. Öyleyse mutluluğun peşinden gitmek istiyorsak bir başkalarının mutlu olmasını sağlamalıyız. Kısaca mutluluk, şu üç şeyin elde edilmesine bağlıdır: Kanaatkarlık, özgürlük ve güvenlik. Kanaatsizliğin zıddı olan ihtiras insanın içini bir kurt gibi kemirir ve mutluluk için gerekli olan gönül genişliğini yok eder. Özgürlüğün zıddı olan esaret, mutluluğu keşfedecek olan aklı ve onu yaşayacak olan benliği tahrip eder. Güvenliğin zıddı olan korku, kaygı ve tehlikeler ise mutluluğun giriş kapısı olan aklı ve gerçekleşme alanı olan gönlü felç eder ve mutluluk duygusunun hissedilmesini imkansız hale getirir. Mutluluk, tüketilen bir meta değil, üretilen insani bir değerdir. Bu sebeple hiç kimse mutluluğu dışarıda aramamalıdır. Mutluluğu başkasından beklememeli, onu kendi içinde üretmenin yollarını aramalıdır. W.Ellery Channing¸ mutlu bir hayat için şunları öngörür: “Ufak şeylerden zevk alın, lüksü değil zarafeti gözetin, zenginlikten ziyade muhtaç olmamayı hedefleyen biri olun. Saygı istemek yerine değerli olun. Sessizce düşünüp dürüstçe konuşun. Yıldızları, kuşları, bebekleri ve bilgeleri sessizce dinleyin. İnsanların en önemli yanılgıları, mutluluğu olağanüstü olaylarda ve kimsede olmayan eşsiz değerlerde aramalarıdır.” Oysa mutluluk sade yaşamak ve yaşamı paylaşmaktadır. Henry David Thoreau da mutluluk için şunu söyler: “Mutluluk kelebek gibidir. Siz yakalamaya çalıştıkça o kaçar. Ne zaman ki dikkatinizi başka şeylere verirseniz, ancak o zaman gelip omzunuza konar.”          Bu ifadesiyle Thoreau şunun altını çizmeye çalışır. Mutluluk için karmaşıklığa son verin ve hayatı basitleştirin. Kısaca hayattan zevk duymak ve mutlu olmak istiyorsak çok küçük şeylerden mutlu olabilmeyi öğrenmeliyiz. Bununla beraber paylaşımcı olmalıyız. Mutluluğa giden yol hayat boyunca yaşanan iyi ilişkilerin arasında gizlidir.  Önder GÜZELARSLAN
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.