Mehmet Nuri BİNGÖL
Köşe Yazarı
Mehmet Nuri BİNGÖL
 

Allah'tan Haşyet Duymak: İmanın Zirvesi, Ahlâkın Temeli

Allah'tan Haşyet Duymak: İmanın Zirvesi, Ahlâkın Temeli Mehmet Nuri BİNGÖL İnsan, korkularıyla yön bulan bir varlıktır. Kimi makamını kaybetmekten, kimi servetini yitirmekten, kimi de insanların kınamasından korkar. Oysa Kur'ân-ı Kerîm, müminin kalbine bambaşka bir ölçü yerleştirir: "Allah'tan haşyet duymak." Haşyet, basit bir korku değildir. O; Allah'ın sonsuz kudretini, azametini ve her şeyi kuşatan ilmini bilen kalbin duyduğu saygı, hayranlık ve sorumluluk hissidir. Bu sebeple Kur'ân şöyle buyurur: "Allah'tan kulları içinde ancak âlimler gereğince haşyet duyarlar." (Fâtır, 35/28) Demek ki ilim arttıkça haşyet de artar. Kâinatın her köşesinde Allah'ın sanatını gören insan, O'nun huzurunda ne kadar aciz olduğunu daha iyi anlar. Marifetullah, haşyetin kaynağıdır. Kur'an, Allah'tan korkanlara büyük müjdeler verir: "Rabbinin huzurunda durmaktan korkan kimse için iki cennet vardır." (Rahmân, 55/46) Bu korku insanı ümitsizliğe değil, rahmete götürür. Çünkü Allah'ın rahmetini bilen kul, günahlarından pişman olur, tevbe eder ve yeniden doğrulur. Sevgili Peygamberimiz ﷺ de ümmetine şu hakikati haber vermiştir: "Ben sizin Allah'ı en iyi bileniniz ve O'ndan en çok haşyet duyanınızım." (Buhârî, Nikâh; Müslim, Fedâil) Resûlullah'ın hayatına baktığımızda bunu açıkça görürüz. Günahı olmadığı hâlde geceleri ayakları şişinceye kadar namaz kılar, Rabbine gözyaşı dökerdi. Çünkü Allah sevgisi ile Allah haşyeti aynı kalpte birlikte yaşardı. Bugün insanların çoğu, Allah'ın değil insanların ne diyeceğini hesap ederek yaşamaktadır. Sosyal medyada beğenilmek için her türlü değerden vazgeçen, makamını korumak uğruna doğruları gizleyen, menfaat için vicdanını susturan nice insanlar görüyoruz. Bunun temel sebebi, haşyetin zayıflamasıdır. Allah'tan korkan insan, kimsenin görmediği yerde de dürüst kalır. Yetimin malına el uzatmaz, kul hakkından sakınır, emanete ihanet etmez, ticarette hile yapmaz, dilini gıybetten korur. Çünkü bilir ki insanlar görmese de Allah görmektedir. Kur'ân, peygamberlerin en belirgin vasıflarından birini şöyle anlatır: "Onlar Allah'ın mesajlarını tebliğ ederler, O'ndan haşyet duyarlar ve Allah'tan başka hiçbir kimseden korkmazlar." (Ahzâb, 33/39) İşte gerçek hürriyet budur. Allah'tan korkan, kula kul olmaz. Hakkı söylemekten çekinmez; zalimin karşısında susmaz; menfaat uğruna eğilip bükülmez. , haşyetin insan ruhundaki yerini şu veciz ifadeyle açıklar: "Allah'tan korkanı Allah her şeyden emin eder. Allah'tan korkmayanı ise her şeyden korkutur." Ne kadar doğru bir tespittir! Allah'a dayanan insanın kalbi huzur bulur. Fakat Allah'tan uzaklaşan kimse; gelecekten, hastalıktan, ölümden, yoksulluktan, yalnızlıktan ve hatta kendi gölgesinden bile korkmaya başlar. Haşyetin en güzel meyvesi takvadır. Takva ise insanın iç dünyasında kurduğu ilahî denetimdir. Kanunların ulaşamadığı yerde takva devreye girer. Hiçbir kamera görmezken doğruluktan ayrılmamak, işte haşyetin eseridir. Bugün ailede sadakatin, ticarette güvenin, eğitimde samimiyetin, devlet yönetiminde adaletin yeniden güçlenmesi isteniyorsa; bunun yolu yalnızca kanunları artırmak değil, kalplerde Allah haşyetini yeniden canlandırmaktır. Çünkü vicdanı ayakta tutan, ceza korkusu değil, Allah korkusudur. Ancak burada önemli bir denge vardır. Mümin sadece korkuyla yaşamaz. Allah'ın rahmetini de ümit eder. Kur'ân'ın ifadesiyle mümin, havf ile reca arasında yürür; yani hem Allah'ın azabından sakınır hem de rahmetinden ümidini kesmez. Bu denge, kulluğun en güzel hâlidir. Öyleyse geliniz; gözlerimizi haramdan, dilimizi yalandan, elimizi haksızlıktan koruyalım. Kalplerimizi dünya korkularından temizleyip Allah haşyetiyle dolduralım. Çünkü Allah'tan gereği gibi korkan kimse, aslında hiçbir şeyden korkmaz. O bilir ki bütün kapılar kapanabilir; fakat Rahmân'ın rahmet kapısı daima açıktır. Rabbimiz bizleri, gizlide de açıkta da kendisine karşı haşyet duyan, takva üzere yaşayan, doğruluktan ayrılmayan ve huzuruna yüz akıyla varan kullarından eylesin. Âmin. ( 10.07.2026)
Ekleme Tarihi: 10 Temmuz 2026 -Cuma

Allah'tan Haşyet Duymak: İmanın Zirvesi, Ahlâkın Temeli

Allah'tan Haşyet Duymak: İmanın Zirvesi, Ahlâkın Temeli Mehmet Nuri BİNGÖL İnsan, korkularıyla yön bulan bir varlıktır. Kimi makamını kaybetmekten, kimi servetini yitirmekten, kimi de insanların kınamasından korkar. Oysa Kur'ân-ı Kerîm, müminin kalbine bambaşka bir ölçü yerleştirir: "Allah'tan haşyet duymak." Haşyet, basit bir korku değildir. O; Allah'ın sonsuz kudretini, azametini ve her şeyi kuşatan ilmini bilen kalbin duyduğu saygı, hayranlık ve sorumluluk hissidir. Bu sebeple Kur'ân şöyle buyurur: "Allah'tan kulları içinde ancak âlimler gereğince haşyet duyarlar." (Fâtır, 35/28) Demek ki ilim arttıkça haşyet de artar. Kâinatın her köşesinde Allah'ın sanatını gören insan, O'nun huzurunda ne kadar aciz olduğunu daha iyi anlar. Marifetullah, haşyetin kaynağıdır. Kur'an, Allah'tan korkanlara büyük müjdeler verir: "Rabbinin huzurunda durmaktan korkan kimse için iki cennet vardır." (Rahmân, 55/46) Bu korku insanı ümitsizliğe değil, rahmete götürür. Çünkü Allah'ın rahmetini bilen kul, günahlarından pişman olur, tevbe eder ve yeniden doğrulur. Sevgili Peygamberimiz ﷺ de ümmetine şu hakikati haber vermiştir: "Ben sizin Allah'ı en iyi bileniniz ve O'ndan en çok haşyet duyanınızım." (Buhârî, Nikâh; Müslim, Fedâil) Resûlullah'ın hayatına baktığımızda bunu açıkça görürüz. Günahı olmadığı hâlde geceleri ayakları şişinceye kadar namaz kılar, Rabbine gözyaşı dökerdi. Çünkü Allah sevgisi ile Allah haşyeti aynı kalpte birlikte yaşardı. Bugün insanların çoğu, Allah'ın değil insanların ne diyeceğini hesap ederek yaşamaktadır. Sosyal medyada beğenilmek için her türlü değerden vazgeçen, makamını korumak uğruna doğruları gizleyen, menfaat için vicdanını susturan nice insanlar görüyoruz. Bunun temel sebebi, haşyetin zayıflamasıdır. Allah'tan korkan insan, kimsenin görmediği yerde de dürüst kalır. Yetimin malına el uzatmaz, kul hakkından sakınır, emanete ihanet etmez, ticarette hile yapmaz, dilini gıybetten korur. Çünkü bilir ki insanlar görmese de Allah görmektedir. Kur'ân, peygamberlerin en belirgin vasıflarından birini şöyle anlatır: "Onlar Allah'ın mesajlarını tebliğ ederler, O'ndan haşyet duyarlar ve Allah'tan başka hiçbir kimseden korkmazlar." (Ahzâb, 33/39) İşte gerçek hürriyet budur. Allah'tan korkan, kula kul olmaz. Hakkı söylemekten çekinmez; zalimin karşısında susmaz; menfaat uğruna eğilip bükülmez. , haşyetin insan ruhundaki yerini şu veciz ifadeyle açıklar: "Allah'tan korkanı Allah her şeyden emin eder. Allah'tan korkmayanı ise her şeyden korkutur." Ne kadar doğru bir tespittir! Allah'a dayanan insanın kalbi huzur bulur. Fakat Allah'tan uzaklaşan kimse; gelecekten, hastalıktan, ölümden, yoksulluktan, yalnızlıktan ve hatta kendi gölgesinden bile korkmaya başlar. Haşyetin en güzel meyvesi takvadır. Takva ise insanın iç dünyasında kurduğu ilahî denetimdir. Kanunların ulaşamadığı yerde takva devreye girer. Hiçbir kamera görmezken doğruluktan ayrılmamak, işte haşyetin eseridir. Bugün ailede sadakatin, ticarette güvenin, eğitimde samimiyetin, devlet yönetiminde adaletin yeniden güçlenmesi isteniyorsa; bunun yolu yalnızca kanunları artırmak değil, kalplerde Allah haşyetini yeniden canlandırmaktır. Çünkü vicdanı ayakta tutan, ceza korkusu değil, Allah korkusudur. Ancak burada önemli bir denge vardır. Mümin sadece korkuyla yaşamaz. Allah'ın rahmetini de ümit eder. Kur'ân'ın ifadesiyle mümin, havf ile reca arasında yürür; yani hem Allah'ın azabından sakınır hem de rahmetinden ümidini kesmez. Bu denge, kulluğun en güzel hâlidir. Öyleyse geliniz; gözlerimizi haramdan, dilimizi yalandan, elimizi haksızlıktan koruyalım. Kalplerimizi dünya korkularından temizleyip Allah haşyetiyle dolduralım. Çünkü Allah'tan gereği gibi korkan kimse, aslında hiçbir şeyden korkmaz. O bilir ki bütün kapılar kapanabilir; fakat Rahmân'ın rahmet kapısı daima açıktır. Rabbimiz bizleri, gizlide de açıkta da kendisine karşı haşyet duyan, takva üzere yaşayan, doğruluktan ayrılmayan ve huzuruna yüz akıyla varan kullarından eylesin. Âmin. ( 10.07.2026)
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.