DEPREM KORKUSU
DEPREM KORKUSU
Hâlâ akıllanmayacak mısınız?
Rabbimiz’in gücünün üstüne güç olmadığının, O’nun istediği an, saniyeler içerisinde dağları bir pamuk yumağı hâline getirip kâinatı yerle bir edebilecek güce sahip olduğunun ve her şeyin sahibinin yalnızca O olduğunun idrakine varıp kendimize çeki düzen vermeyi daha ne kadar erteleyeceğiz?
2023 depremi yaşandıktan sonra kendi kendime şöyle bir yorum yapmıştım:
“Bu tarihten sonra öyle bir dünyaya başlayacağız ki; namaz kılmayanlar namaza başlayacak, kılık kıyafet konusunda daha dikkatli olunacak, insanlar biraz daha iffet şartlarına riayet ederek giyinecekler. Belki Allah’a karşı gerçek bir kul olup yeryüzündeki tüm canlılara karşı iyilikte bulunacaklar. Hiç kimse kimsenin hakkını gasp etmeyecek. Her şey çok daha güzel olacak…”
Zira böyle, kıyamete benzer dehşetli bir olaya şahit olduktan sonra insanların artık Rablerine yönelip öncelikle iyi bir insan olmayı hedefleyeceklerini, ibadetlerini aksatmayacaklarını ve hiç kimsenin kimseye kötülük etmeyeceği bir dünya için gayret göstereceklerini hayal etmiştim.
“Her şerde bir hayır vardır.” diye düşünmüştüm. Bu şerrin belki de birçok insanın uyanışına vesile olacağını ümit etmiştim.
Ama maalesef 2023’ten sonra insanların daha da zalimleştiğini, dünyanın çok daha kirlendiğini görüyorum. Faizciler faizlerinin dozunu artırdı. İnsanlar çok daha fazla birbirlerini dolandırma çabası içerisine girdi. Ticaretteki hilebazlık arttı. Merhamet azaldı, yardımseverlik azaldı, fitne ve fesat çoğaldı. Saygı ve sevgi neredeyse yok oldu.
Bunları gördükçe artık bir insan olarak insanlara karşı ciddi bir güven sorunuyla karşı karşıya kaldığımı hissediyorum.
Üç yıl sonra, Şanlıurfa merkezli olarak Güneydoğu bölgesi deprem korkusuyla güne başladı. İnsanların hepsi bir korkuyla kendilerini dışarıya attılar.
Yine aynı manzara: Gözyaşları, korkular, endişeler ve kaçış planları…
Kul olarak acziyetimizi unuttuk. Yeryüzünde hep böbürlendik, kibirlendik. Kibirlenip kendimizi her şeyden üstün ve güçlü gördükçe kirlendik.
Bu hataları yapmaya da devam ediyoruz ve edeceğiz gibi görünüyor.
İnsanları izledikçe bakıyorum da o ağlayanların hiçbiri hâlâ şunun idrakine varamıyor:
Bir ömür verip sahip oldukları malları, birkaç saniyelik bir sarsıntıyla geride bırakıp kendilerini sokaklara atıyorlar. Bir garibandan veya Allah’ın misafirinden esirgedikleri, üzerine titredikleri evlerini ve eşyalarını; kimseyle paylaşmadıkları yiyeceklerini bırakıp çılgınca koşuyorlar.
Kimileri kıyafetlerini dahi giyemeden kendilerini sokağa atıyor.
“Üryan geldik, üryan gideceğiz bu dünyadan.” sözünün adeta ispatıdır; birkaç saniyelik bir sarsıntıyla kendileri için en kıymetli olan her şeyden vazgeçip evlerini terk ederek koşmaları…
Artık uyanış vaktinin geldiği, çeşitli musibetlerle bizlere hatırlatılıyor.
Her ne kadar depremin doğanın bir gerçeği olduğunun bilincinde olsak da sonuç itibarıyla deprem; psikolojik, maddi ve hatta can kaybı açısından ağır sonuçlar doğuran bir musibettir.
Musibetlerin Allah tarafından belki de birer uyarıcı olarak gönderildiğinin farkına varıp, bundan gerekli dersleri çıkarabilmek duasıyla…
“İnne lil-müttekîne mefâzen.”
“Şüphesiz takvâ sahipleri için kurtuluş vardır.”
Selam ve dua ile…
Nuray Mermertaş
Ekleme
Tarihi: 25 Eylül 2026 -Cuma
DEPREM KORKUSU
DEPREM KORKUSU
Hâlâ akıllanmayacak mısınız?
Rabbimiz’in gücünün üstüne güç olmadığının, O’nun istediği an, saniyeler içerisinde dağları bir pamuk yumağı hâline getirip kâinatı yerle bir edebilecek güce sahip olduğunun ve her şeyin sahibinin yalnızca O olduğunun idrakine varıp kendimize çeki düzen vermeyi daha ne kadar erteleyeceğiz?
2023 depremi yaşandıktan sonra kendi kendime şöyle bir yorum yapmıştım:
“Bu tarihten sonra öyle bir dünyaya başlayacağız ki; namaz kılmayanlar namaza başlayacak, kılık kıyafet konusunda daha dikkatli olunacak, insanlar biraz daha iffet şartlarına riayet ederek giyinecekler. Belki Allah’a karşı gerçek bir kul olup yeryüzündeki tüm canlılara karşı iyilikte bulunacaklar. Hiç kimse kimsenin hakkını gasp etmeyecek. Her şey çok daha güzel olacak…”
Zira böyle, kıyamete benzer dehşetli bir olaya şahit olduktan sonra insanların artık Rablerine yönelip öncelikle iyi bir insan olmayı hedefleyeceklerini, ibadetlerini aksatmayacaklarını ve hiç kimsenin kimseye kötülük etmeyeceği bir dünya için gayret göstereceklerini hayal etmiştim.
“Her şerde bir hayır vardır.” diye düşünmüştüm. Bu şerrin belki de birçok insanın uyanışına vesile olacağını ümit etmiştim.
Ama maalesef 2023’ten sonra insanların daha da zalimleştiğini, dünyanın çok daha kirlendiğini görüyorum. Faizciler faizlerinin dozunu artırdı. İnsanlar çok daha fazla birbirlerini dolandırma çabası içerisine girdi. Ticaretteki hilebazlık arttı. Merhamet azaldı, yardımseverlik azaldı, fitne ve fesat çoğaldı. Saygı ve sevgi neredeyse yok oldu.
Bunları gördükçe artık bir insan olarak insanlara karşı ciddi bir güven sorunuyla karşı karşıya kaldığımı hissediyorum.
Üç yıl sonra, Şanlıurfa merkezli olarak Güneydoğu bölgesi deprem korkusuyla güne başladı. İnsanların hepsi bir korkuyla kendilerini dışarıya attılar.
Yine aynı manzara: Gözyaşları, korkular, endişeler ve kaçış planları…
Kul olarak acziyetimizi unuttuk. Yeryüzünde hep böbürlendik, kibirlendik. Kibirlenip kendimizi her şeyden üstün ve güçlü gördükçe kirlendik.
Bu hataları yapmaya da devam ediyoruz ve edeceğiz gibi görünüyor.
İnsanları izledikçe bakıyorum da o ağlayanların hiçbiri hâlâ şunun idrakine varamıyor:
Bir ömür verip sahip oldukları malları, birkaç saniyelik bir sarsıntıyla geride bırakıp kendilerini sokaklara atıyorlar. Bir garibandan veya Allah’ın misafirinden esirgedikleri, üzerine titredikleri evlerini ve eşyalarını; kimseyle paylaşmadıkları yiyeceklerini bırakıp çılgınca koşuyorlar.
Kimileri kıyafetlerini dahi giyemeden kendilerini sokağa atıyor.
“Üryan geldik, üryan gideceğiz bu dünyadan.” sözünün adeta ispatıdır; birkaç saniyelik bir sarsıntıyla kendileri için en kıymetli olan her şeyden vazgeçip evlerini terk ederek koşmaları…
Artık uyanış vaktinin geldiği, çeşitli musibetlerle bizlere hatırlatılıyor.
Her ne kadar depremin doğanın bir gerçeği olduğunun bilincinde olsak da sonuç itibarıyla deprem; psikolojik, maddi ve hatta can kaybı açısından ağır sonuçlar doğuran bir musibettir.
Musibetlerin Allah tarafından belki de birer uyarıcı olarak gönderildiğinin farkına varıp, bundan gerekli dersleri çıkarabilmek duasıyla…
“İnne lil-müttekîne mefâzen.”
“Şüphesiz takvâ sahipleri için kurtuluş vardır.”
Selam ve dua ile…
Nuray Mermertaş
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
