HAYAL KURMAK
HAYAL KURMAK
Hayalini kurduğunuz şeylere ulaştığınız zaman, o hayalleri kurarken sahip olduğunuz şartlar ya da hayatınızdaki kişiler aynı değilse, elde edilen sonuç, hayal ettiğiniz gibi olmayacaktır.
Diyelim ki çok sevdiğiniz bir araba var ve bu araca sahip olmak o günkü mevcut hayat koşullarınızda sizin için sonsuz bir mutluluk kaynağı. Aradan zaman geçiyor ve siz çok çalışıp ya da bir yolunu bulup o arabaya kavuşuyorsunuz.
Geçen bu zaman zarfında sevgilinizden ayrıldığınızı, anne, baba, kardeş, evlat ya da çok sevdiğiniz birinin kaybını yaşadığınızı düşünelim. Ya da ciddi bir sağlık problemi ile karşılaştınız ve o araca sahip olsanız da canınızın istediği gibi binip gezemeyeceksiniz artık.
Hayalin kurulduğu ve bir şeyin çok arzuladığı A noktasından, hayalin gerçekleştiği B noktasına kadar geçen sürede, hayalin mutluluğa etkisinde azalma olmaması için, ya arada ki zaman diliminin ortadan kalkması ya da şartların aynı kalıp hiçbir şeyde değişiklik yaşanmaması gerekmektedir. Bu durum hayatın akışkanlığı ve değişkenliğine aykırı olup çoğunlukla ihtimal dışıdır.
Aradaki zamanın ortadan kalkması ve insanın istediği her şeye istediği o anda kavuşması hâli ise tatmin duygusunun azalmasına ve doyumsuzluğa neden olacağı için o güce sahip insanların da hayal kurmak gibi bir eylemleri de olmayacaktır. Etrafınıza bir göz gezdirin. Her şeye sahip olan insanlar, hayatını devam ettirebilmek için asgari şeylere sahip olanlardan genellikle daha mutsuzdurlar.
Hayal edilen şeye belli bir zaman sonra, belli bir çaba ile ulaşılması durumunda ise hayatın değişkenliği, inişler, çıkışlar ve kayıp ihtimalleri nedeniyle ulaşılsa bile hedefe ulaşmanın en baştaki mutluluk ve heyecanı yaşatmayacağı muhakkaktır.
Hedefe odaklanıldığında girilen yolda devam edebilmek için başka yollardan, başka yaşantılardan da fedakârlık etmek gerekeceğinden elde edilen hiçbir hayal, zannedilen doygunluğu ve mutluluğu da beraberinde getirmeyecektir. Bu bir eşiktir ve ulaşılmasıyla birlikte, değeri de kıymeti de başlangıçtaki seviyesinden çok aşağılara inecektir Bu yüzden denmemiş midir; insan elde edemediğinin delisi, elde edebildiğinin de nankörüdür diye?
Sevgide kavuşmak aşkın katilidir, kavuşamamak ise en koyusudur kara sevdanın.
Leyla Mecnun’una kavuşsaydı, bugün ne isimleri ne de cisimleri bilinirdi. Onlar bir hayal kurdu ve ne yazık ki hayalleri gerçekleşemedi. Gerçekleşseydi belki anlaşamayıp birbirlerinin gözünü oyacaklardı kim bilir? Kavuşamayıp tarihe mal oldular ve bu durumun onların ruhlarını huzura erdirip erdirmediğini de kimse bilmiyor. Bildiğimiz bir şey var ki Mecnun’a Leyla’ya hakkını helal eder misin diye sorulduğunda, etmiyorum demiştir. Nedeni sorulduğundaysa, helalleşmek için öteki tarafta belki son kez görürüm diyebilmiştir.
Mecnun’un verdiği cevap içimizi yaksa da insan olarak hayal kurmanın yeri, zamanı ve sınırı olmadığını bize göstermiştir.
Yoldaki çabayı, hak edip etmediğini umursamadan cennet en büyük hayalidir herkesin. Ama şurası muhakkak ki, ucunda cennet olmasa bile, hayaller olmadan hayata katlanmak çok zor olurdu kesin.
Av. Fatma SAÇAK AKBULUT
Ekleme
Tarihi: 07 Kasım 2026 -Cumartesi
HAYAL KURMAK
HAYAL KURMAK
Hayalini kurduğunuz şeylere ulaştığınız zaman, o hayalleri kurarken sahip olduğunuz şartlar ya da hayatınızdaki kişiler aynı değilse, elde edilen sonuç, hayal ettiğiniz gibi olmayacaktır.
Diyelim ki çok sevdiğiniz bir araba var ve bu araca sahip olmak o günkü mevcut hayat koşullarınızda sizin için sonsuz bir mutluluk kaynağı. Aradan zaman geçiyor ve siz çok çalışıp ya da bir yolunu bulup o arabaya kavuşuyorsunuz.
Geçen bu zaman zarfında sevgilinizden ayrıldığınızı, anne, baba, kardeş, evlat ya da çok sevdiğiniz birinin kaybını yaşadığınızı düşünelim. Ya da ciddi bir sağlık problemi ile karşılaştınız ve o araca sahip olsanız da canınızın istediği gibi binip gezemeyeceksiniz artık.
Hayalin kurulduğu ve bir şeyin çok arzuladığı A noktasından, hayalin gerçekleştiği B noktasına kadar geçen sürede, hayalin mutluluğa etkisinde azalma olmaması için, ya arada ki zaman diliminin ortadan kalkması ya da şartların aynı kalıp hiçbir şeyde değişiklik yaşanmaması gerekmektedir. Bu durum hayatın akışkanlığı ve değişkenliğine aykırı olup çoğunlukla ihtimal dışıdır.
Aradaki zamanın ortadan kalkması ve insanın istediği her şeye istediği o anda kavuşması hâli ise tatmin duygusunun azalmasına ve doyumsuzluğa neden olacağı için o güce sahip insanların da hayal kurmak gibi bir eylemleri de olmayacaktır. Etrafınıza bir göz gezdirin. Her şeye sahip olan insanlar, hayatını devam ettirebilmek için asgari şeylere sahip olanlardan genellikle daha mutsuzdurlar.
Hayal edilen şeye belli bir zaman sonra, belli bir çaba ile ulaşılması durumunda ise hayatın değişkenliği, inişler, çıkışlar ve kayıp ihtimalleri nedeniyle ulaşılsa bile hedefe ulaşmanın en baştaki mutluluk ve heyecanı yaşatmayacağı muhakkaktır.
Hedefe odaklanıldığında girilen yolda devam edebilmek için başka yollardan, başka yaşantılardan da fedakârlık etmek gerekeceğinden elde edilen hiçbir hayal, zannedilen doygunluğu ve mutluluğu da beraberinde getirmeyecektir. Bu bir eşiktir ve ulaşılmasıyla birlikte, değeri de kıymeti de başlangıçtaki seviyesinden çok aşağılara inecektir Bu yüzden denmemiş midir; insan elde edemediğinin delisi, elde edebildiğinin de nankörüdür diye?
Sevgide kavuşmak aşkın katilidir, kavuşamamak ise en koyusudur kara sevdanın.
Leyla Mecnun’una kavuşsaydı, bugün ne isimleri ne de cisimleri bilinirdi. Onlar bir hayal kurdu ve ne yazık ki hayalleri gerçekleşemedi. Gerçekleşseydi belki anlaşamayıp birbirlerinin gözünü oyacaklardı kim bilir? Kavuşamayıp tarihe mal oldular ve bu durumun onların ruhlarını huzura erdirip erdirmediğini de kimse bilmiyor. Bildiğimiz bir şey var ki Mecnun’a Leyla’ya hakkını helal eder misin diye sorulduğunda, etmiyorum demiştir. Nedeni sorulduğundaysa, helalleşmek için öteki tarafta belki son kez görürüm diyebilmiştir.
Mecnun’un verdiği cevap içimizi yaksa da insan olarak hayal kurmanın yeri, zamanı ve sınırı olmadığını bize göstermiştir.
Yoldaki çabayı, hak edip etmediğini umursamadan cennet en büyük hayalidir herkesin. Ama şurası muhakkak ki, ucunda cennet olmasa bile, hayaller olmadan hayata katlanmak çok zor olurdu kesin.
Av. Fatma SAÇAK AKBULUT
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
