ÖYLE İŞTE…
ÖYLE İŞTE…
Nasıl mı?
Anlatayım:
Ait olduğunu sandığınla ait olduğun birbirinden ayrı.
Sana ait olduğunu düşündüğünle sana ait olan bambaşka.
Aklın nerede takılı kaldıysa oralısın.
Kalbin kimi hatırladığında bir başka atıyorsa aslında onun.
Gönlün hangi ruha bağlıysa ülfetin ona.
Hangi kucağın sıcaklığında huzur buluyorsan ana kucağın orası.
Hatırladıkça burnunun direğini sızlatan yer, öz yurdun.
Zihnin kaçıp kaçıp hangi “an”a gidiyorsa hakikatte o zamanda yaşıyorsun.
Kendini bulduğun vakit, hakiki doğum vaktin. Bulamadıysan eyvah ki doğmadan öleceksin.
Gölgesinde dinlenmek istediğin ağaç var ya? İşte o senin. Ve ekinlerinin ortasına uzanıp kaybolmak istediğin tarla…
Toprak da senin ve sen toprağınsın.
Toprak da senden ve sen topraktansın.
Unuttun mu? Hatırlayacaksın.
Hayatın karmaşası içinde unuttuğun fakat er geç hatırlayacağın, kaçamayacağın, kabulleneceğin ve hayatın kendisinden daha gerçek olanın, seni bu dünyadan başka bir âleme götürmesi için kendini iradesine bırakacağının hatırlatmasıyla hatırlayacaksın.
Şanın da asaletin de işte o hatırlayışta görülecek.
O hatırlayışta ya Karacaoğlan gibi “Var git ölüm bir zamanda gene gel” diye iç geçirecek ya Yunus gibi “Ölen hayvan imiş âşıklar ölmez.” diyecek ve ezelde başlamış yolculuğunda ebede doğru yol almaya devam edeceksin.
Böyle işte…
Sırra vâkıf olman için derviş olmana da ermiş olmana da gerek yok, bir yolun yolcusu ol kâfi. Hangi yolun mu? Hangi yoldan yürürsen yürü. Yol birdir.
Sevgi Karaman
Ekleme
Tarihi: 09 Ağustos 2026 -Pazar
ÖYLE İŞTE…
ÖYLE İŞTE…
Nasıl mı?
Anlatayım:
Ait olduğunu sandığınla ait olduğun birbirinden ayrı.
Sana ait olduğunu düşündüğünle sana ait olan bambaşka.
Aklın nerede takılı kaldıysa oralısın.
Kalbin kimi hatırladığında bir başka atıyorsa aslında onun.
Gönlün hangi ruha bağlıysa ülfetin ona.
Hangi kucağın sıcaklığında huzur buluyorsan ana kucağın orası.
Hatırladıkça burnunun direğini sızlatan yer, öz yurdun.
Zihnin kaçıp kaçıp hangi “an”a gidiyorsa hakikatte o zamanda yaşıyorsun.
Kendini bulduğun vakit, hakiki doğum vaktin. Bulamadıysan eyvah ki doğmadan öleceksin.
Gölgesinde dinlenmek istediğin ağaç var ya? İşte o senin. Ve ekinlerinin ortasına uzanıp kaybolmak istediğin tarla…
Toprak da senin ve sen toprağınsın.
Toprak da senden ve sen topraktansın.
Unuttun mu? Hatırlayacaksın.
Hayatın karmaşası içinde unuttuğun fakat er geç hatırlayacağın, kaçamayacağın, kabulleneceğin ve hayatın kendisinden daha gerçek olanın, seni bu dünyadan başka bir âleme götürmesi için kendini iradesine bırakacağının hatırlatmasıyla hatırlayacaksın.
Şanın da asaletin de işte o hatırlayışta görülecek.
O hatırlayışta ya Karacaoğlan gibi “Var git ölüm bir zamanda gene gel” diye iç geçirecek ya Yunus gibi “Ölen hayvan imiş âşıklar ölmez.” diyecek ve ezelde başlamış yolculuğunda ebede doğru yol almaya devam edeceksin.
Böyle işte…
Sırra vâkıf olman için derviş olmana da ermiş olmana da gerek yok, bir yolun yolcusu ol kâfi. Hangi yolun mu? Hangi yoldan yürürsen yürü. Yol birdir.
Sevgi Karaman
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
