VEDALAR
VEDALAR...
“Vedalar” başlığını, yaza veda ederken yazdım. Fakat kalemi elime alınca, bambaşka duygular ve düşünceler döküldü kalemimden.
Veda… Ne çok şeye veda ediyoruz, farkında mısınız?
Vefat edenlerimize veda ettik.
Düne veda ettik.
Sevdiklerimize veda ettik.
Arkadaşlarımıza veda ettik.
Belki de evlatlarımıza veda etmek zorunda kaldık.
Şimdi de yaza veda ediyoruz.
Keşke bu dünya savaşlara, kötülüklere ve acılara da veda edebilse…
Yaz mevsiminin ne kadar güzel geçtiğini anlatmak için oturduğum masada yine hüzün kapladı içimi ve bunlar döküldü kalemimden.
Hâlbuki sizlere Ağlayan Çınar’ın, Abant Gölü’nün hikâyelerini anlatacak; cennet vatanımızın güzelliklerini gösterecektim. Demek ki gönlümden geçen, sizlerin de vatanımızı gezmeniz, tarihimizi öğrenmenizmiş
Belki de bu yüzden gezdiğim, gördüğüm yerleri kaleme alamadım.
Benim de vedalarım oldu…
Anneme, abime, teyzeme, dayıma, vefat eden komşularıma…
Ama içim huzurlu. Çünkü yeniden kavuşacağımızı biliyorum.
Düne veda ettim.
Üzüntülerime, kızgınlıklarıma, kırgınlıklarıma veda ettim. Sevmeye çalışıp sevemediklerime, vefanın anlamını bilmeyenlere, yalnızca çıkarını düşünenlere veda ettim.
Dün dünde kaldı, cancağızım.
Bugün güzel şeyler söylemek lazım.
Güzel sözler söyleyip güzel hikâyeler biriktireceğimiz sonbahar…
Hoş geldin!
Kuruyan yaprakların dallardan döküldüğü gibi, kuruyan umutlarımız da dökülsün. Yerine yeni umutlarımız, yeni hayallerimiz gelsin. Çocukça sevinçlerimizi yeniden yaşayalım.
Sonbahar, hoş geldin!
Kendi hikâyemize yeni bir sayfa yazmak için kalemi elimize alacağımız.
“Sonbahar, hoş geldin!”
Aydan Kurt
Ekleme
Tarihi: 27 Eylül 2026 -Pazar
VEDALAR
VEDALAR...
“Vedalar” başlığını, yaza veda ederken yazdım. Fakat kalemi elime alınca, bambaşka duygular ve düşünceler döküldü kalemimden.
Veda… Ne çok şeye veda ediyoruz, farkında mısınız?
Vefat edenlerimize veda ettik.
Düne veda ettik.
Sevdiklerimize veda ettik.
Arkadaşlarımıza veda ettik.
Belki de evlatlarımıza veda etmek zorunda kaldık.
Şimdi de yaza veda ediyoruz.
Keşke bu dünya savaşlara, kötülüklere ve acılara da veda edebilse…
Yaz mevsiminin ne kadar güzel geçtiğini anlatmak için oturduğum masada yine hüzün kapladı içimi ve bunlar döküldü kalemimden.
Hâlbuki sizlere Ağlayan Çınar’ın, Abant Gölü’nün hikâyelerini anlatacak; cennet vatanımızın güzelliklerini gösterecektim. Demek ki gönlümden geçen, sizlerin de vatanımızı gezmeniz, tarihimizi öğrenmenizmiş
Belki de bu yüzden gezdiğim, gördüğüm yerleri kaleme alamadım.
Benim de vedalarım oldu…
Anneme, abime, teyzeme, dayıma, vefat eden komşularıma…
Ama içim huzurlu. Çünkü yeniden kavuşacağımızı biliyorum.
Düne veda ettim.
Üzüntülerime, kızgınlıklarıma, kırgınlıklarıma veda ettim. Sevmeye çalışıp sevemediklerime, vefanın anlamını bilmeyenlere, yalnızca çıkarını düşünenlere veda ettim.
Dün dünde kaldı, cancağızım.
Bugün güzel şeyler söylemek lazım.
Güzel sözler söyleyip güzel hikâyeler biriktireceğimiz sonbahar…
Hoş geldin!
Kuruyan yaprakların dallardan döküldüğü gibi, kuruyan umutlarımız da dökülsün. Yerine yeni umutlarımız, yeni hayallerimiz gelsin. Çocukça sevinçlerimizi yeniden yaşayalım.
Sonbahar, hoş geldin!
Kendi hikâyemize yeni bir sayfa yazmak için kalemi elimize alacağımız.
“Sonbahar, hoş geldin!”
Aydan Kurt
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
