HASİP TAYLAN
Köşe Yazarı
HASİP TAYLAN
 

KUR’AN VE HADİS IŞIĞINDA DÜNYA HAYATI (28)

<p>M. Hasip TAYLAN</p> <p><strong><u>8 Kulların amellerini kayıt altına almakla g&ouml;revli Melekler:</u></strong> Bu Melekler. Kulun işlediği iyi veya k&ouml;t&uuml; amellerinin tamamını yazmakla ve hesabını tutmakla m&uuml;kelleftirler. Hesap g&uuml;n&uuml;nde kendisine okutulmak &uuml;zere, kulun gizli veya aleni t&uuml;m a&rsquo;mal ve akvalleri bu Melekler tarafından ger&ccedil;ek sahifelerde kayıt altına alınır. Şu Ayet-i kerimede zikredildiği gibi: <strong><span dir="RTL">وَإِنَّ عَلَيۡكُمۡ لَحَٰفِظِينَ كِرَامٗا كَٰتِبِينَ يَعۡلَمُونَ مَا تَفۡعَلُونَ</span> &ldquo;Muhakkak &uuml;zerinize muhafızlar g&ouml;revlendirilmiştir. Onlar şerefli ve c&ouml;mert k&acirc;tiplerdir. Her yaptıklarınızı bilirler.&rdquo; </strong>(İnfitar 10-12).</p> <p>Başka Ayet-i kerimelerde de mevzu ile alakalı şunlar zikredilmektedir: <strong><span dir="RTL">اَمْ يَحْسَبُونَ اَنَّا لَا نَسْمَعُ سِرَّهُمْ وَنَجْوٰيهُمْۜ بَلٰى وَرُسُلُنَا لَدَيْهِمْ يَكْتُبُونَ</span> &ldquo;Yoksa onlar bizim, gizlediklerini ve gizli konuşmalarını işitmediğimizi mi sanıyorlar? Tam aksine! El&ccedil;ilerimiz (Meleklerimiz), onların yanında (yaptıklarını) yazmaya devam ediyorlar.&rdquo;</strong> (Zuhruf 80).&nbsp; <strong><span dir="RTL">إِذۡ يَتَلَقَّى ٱلۡمُتَلَقِّيَانِ عَنِ ٱلۡيَمِينِ وَعَنِ ٱلشِّمَالِ قَعِيدٞ&nbsp; مَّا يَلۡفِظُ مِن قَوۡلٍ إِلَّا لَدَيۡهِ رَقِيبٌ عَتِيد</span></strong> <strong>&ldquo;Sağında ve solunda oturan iki Melek (her yaptığını ve s&ouml;ylediğini) kaydeder. Yanında g&ouml;zetleyicinin hazır olmadığı hi&ccedil;bir s&ouml;z&uuml; s&ouml;yleyemez. (s&ouml;ylediği hi&ccedil; bir s&ouml;z&uuml; g&ouml;zetleyiciden gizleyemez.)&rdquo;</strong> (Kaf 17-18).</p> <p>Allah teala bu &acirc;yet-i kerimelerde (Kaf 17-18), insanın sağında ve solunda birer melek vazifelendirildiğini, bunların, insanın yaptığı şeyleri kaydettiklerini bildirmektedir. Bunlardan sağ tarafta olanın iyi amelleri kaydettiği, sol tarafta olanın ise k&ouml;t&uuml; amelleri kaydettiği rivayet edilmektedir. Bunlardan, sağ tarafta bulunan meleğin, sol tarafta bulunan meleğin &acirc;miri olduğu, kul g&uuml;nah işleyince sağ taraftaki sol taraftakine: &quot;Hemen yazma belki tevbe eder.&quot; diye emrettiği ve g&uuml;nahları hemen yazdırmadığı rivayet edilmektedir.</p> <p>Hasan-ı Basr&icirc; ve Katade, bu meleklerin, insanın konuştuğu her şeyi yazdığını s&ouml;ylemişler. Lakin Abdullah b. Abbas ise bunların, sadece sevap ve g&uuml;nah olan şeyleri yazıp, mubah olan şeyleri ise yazmadıklarını s&ouml;ylemiştir. İkrime de bu g&ouml;r&uuml;ştedir. (Taberi Kaf 17-18)</p> <p>Mevzu ile alakalı Hadis-i şerif ş&ouml;yle buyurmaktadır:<strong><em><span dir="RTL">عن أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: إِنَّ العَبْدَ لَيَتَكَلَّمُ بِالكَلِمَةِ مِنْ رِضْوَانِ اللَّهِ، لاَ يُلْقِي لَهَا بَالًا، يَرْفَعُهُ اللَّهُ بِهَا دَرَجَاتٍ، وَإِنَّ العَبْدَ لَيَتَكَلَّمُ بِالكَلِمَةِ مِنْ سَخَطِ اللَّهِ، لاَ يُلْقِي لَهَا بَالًا، يَهْوِي بِهَا فِي جَهَنَّمَ</span> &ldquo;Kul ki, Allah&rsquo;ın razı olacağı bir s&ouml;z&uuml; s&ouml;yler, ancak onun nasıl bir s&ouml;z olduğunun farkında değildir. Muhakkak Allah o s&ouml;zle onun derecesini y&uuml;kseltir. Yine kul ki, Allahı gazaplandıracak bir s&ouml;z s&ouml;yler onun da ne anlama geldiğinin farkında değildir. Allah o s&ouml;zle de onu cehenneme s&uuml;r&uuml;kler.</em></strong> &nbsp;(Şamile, Sahih-i Buhari, Kitaburrikak, C:8, S:101, No:6478).</p> <p>Yukarıdaki Hadis-i şerife istinaden, ne s&ouml;ylediğimizi bilmeden rasgele Allah&rsquo;ın (c.c) gazabına uğratacak şeyleri s&ouml;ylememeye son derece dikkat etmemiz gerekmektedir. Dolayısıyla gene şu Hadis-i şerifte bize tavsiye edildiği gibi davranmalıyız. Hadis-i şerif ş&ouml;yle buyuruyor:&nbsp; &nbsp;<strong><em><span dir="RTL">مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَاليَوْمِ الآخِرِ فَلْيَقُلْ خَيْرًا أَوْ لِيَصْمُتْ</span></em></strong><strong><em> &ldquo;Allah&rsquo;a ve ahiret g&uuml;n&uuml;ne iman etmiş kimse, ya hayır s&ouml;yesin veya sussun&rdquo; </em></strong>(Şamile, Sahih-i Buhari, Kitaburrikak, C:8, S:100).</p> <p><strong><u>9 Kulu korumakla g&ouml;revli Melekler (Hafıza Melekleri): </u></strong>Bu Melekler otururken, kalkarken, y&uuml;r&uuml;rken, uyurken, uyanırken, &ccedil;aşırken, dinlenirken kısaca her hal ve haretinde kula zarar verebilecek hadiselerden, k&ouml;t&uuml;l&uuml;klerden, d&uuml;şmanlardan vs. kulu korumakla g&ouml;revlendirilmişlerdir. Bunlar g&uuml;nd&uuml;z ve gece Melekleri olmak &uuml;zere iki grup muhafaza melekleridirler.</p> <p>Bunlar sabah ve ikindi namazları vaktinde tabir caiz ise, g&ouml;rev devri yaparlar. Yani sabah namazı vaktinde gece muhafızları g&ouml;revi g&uuml;nd&uuml;z muhafızlarına ve ikindi namazı vaktinde de g&uuml;nd&uuml;z muhafızları g&ouml;revi gece muhafızlarına devrederler. Dolayısıyla bu iki vakit namazları &ccedil;ok &ouml;nem arzetmektedir. Zira bu melekler Allah&rsquo;a (c.c) muhafız oldukları kulun ahvali hakkında iyi veya k&ouml;t&uuml; şekilde şehadet ederler. Buna delil de sabah namazı i&ccedil;in Kuran&rsquo;da şu Ayet-i kerime g&ouml;sterilebilir: <strong><span dir="RTL">اِنَّ قُرْاٰنَ الْفَجْرِ كَانَ مَشْهُودًا</span> &ldquo;Muhakkak ki sabah namazı şahidlidir.&rdquo; </strong>(İsra 78).</p> <p>Sabah namazının şahitli olduğu, yani Meleklerin on&shy;da hazır bulunduğu ifade edilmektedir. Sabah namazının şahitli olması, m&uuml;fes&shy;sirlerin beyanına g&ouml;re, g&uuml;nd&uuml;z Melekleri ile gece Meleklerinin n&ouml;bet değiştirir&shy;ken bu namaza şahit olmalarıdır. G&uuml;nd&uuml;z melekleri, insanlar sabah namazını kılarlarken ve gece melekleri hen&uuml;z g&ouml;ğe &ccedil;ıkmadan yery&uuml;z&uuml;ne inerler. Bin&acirc;enaleyh sabah namazı bitince gece melekleri yukarı &ccedil;ıkar, g&uuml;nd&uuml;z melekleri yery&uuml;z&uuml;nde kalırlar. Gece melekleri yukarı &ccedil;ıktıklarında, &quot;Ey Rabbimiz, kulların, sana namaz kılarlarken onlardan ayrıldık&quot; derler. G&uuml;nd&uuml;z melekleri de, &quot;Ey Rabbimiz, kullarına, onlar namaz kılarlarken ulaştık&quot; derler. Allah Te&acirc;l&acirc; da b&uuml;t&uuml;n meleklerine, &quot;ş&acirc;hid olun ki onları bağışladım ve g&uuml;nahlarını affettim&quot; der. (Taberi, Kurtubi, Kaf 17-18).</p> <p>Koruyucu Meleklerle alakalı Ayet-i kerime ş&ouml;yle buyurmaktadır: <strong><span dir="RTL">إِن كُلُّ نَفۡسٖ لَّمَّا عَلَيۡهَا حَافِظٞ</span> &ldquo;Muhakkak her nefsin bir muhafızı vardır.&rdquo; </strong>(Tarık 4). Başka bir Ayet-i kerime: <strong><span dir="RTL">وَيُرْسِلُ عَلَيْكُمْ حَفَظَةًۜ</span> &ldquo;O (Allah c.c) &uuml;zerinize koruyucu Melekler g&ouml;nderir.&rdquo;</strong> (Enam 61).&nbsp; &nbsp;<strong><span dir="RTL">لَهُ مُعَقِّبَاتٌ مِّن بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِهِ يَحْفَظُونَهُ مِنْ أَمْرِ اللّهِ</span></strong><strong> &ldquo;Onu (insanı) &ouml;n&uuml;nden ve arkasından izleyicileri vardır ki kendisini Allah&#39;ın emriyle korurlar.&rdquo; </strong>(Rad 13).</p> <p>Y&uuml;ce Allah&#39;ın: &quot;Onun &ouml;n&uuml;nde ve arkasında izleyicileri vardır.&quot; Yani y&uuml;ce Allah&#39;ın gece ve g&uuml;nd&uuml;z bir diğerinin yerine ge&ccedil;en melekleri vardır. Gece melekleri yukarı &ccedil;ıktı mı, onların akabinde g&uuml;nd&uuml;z melekleri gelir. (Kurtubi, Rad 13).</p> <p>Mevzu ile alakalı Hadis-i şerif: <span dir="RTL">عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ: أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: &quot; يَتَعَاقَبُونَ- فِيكُمْ مَلاَئِكَةٌ بِاللَّيْلِ وَمَلاَئِكَةٌ بِالنَّهَارِ، وَيَجْتَمِعُونَ فِي صَلاَةِ الفَجْرِ وَصَلاَةِ العَصْرِ، ثُمَّ يَعْرُجُ الَّذِينَ بَاتُوا فِيكُمْ، فَيَسْأَلُهُمْ وَهُوَ أَعْلَمُ بِهِمْ: كَيْفَ تَرَكْتُمْ عِبَادِي؟ فَيَقُولُونَ: تَرَكْنَاهُمْ وَهُمْ يُصَلُّونَ، وَأَتَيْنَاهُمْ وَهُمْ يُصَلُّونَ</span> &nbsp;Ebi Hureyre&rsquo;den (r.a) rivayetle Resulullah (s.a.v) ş&ouml;yle buyurdular: Siz birbirlerini takip eden gece ve g&uuml;n melekleri tarafından izlenirsiniz. Bu melekler sabah ve ikindi namazlarında bir araya gelirler. Sonra sizi izlemekte olanlar semaya &ccedil;ıkarlar. (Yanında her şey ayan ve beyan olan Allah c.c) onlara:</p> <p>-Benim kulumu nasıl bıraktınız? Diye sorar.</p> <p>Onlarda:</p> <p>-Onları namaz kılarken terkettik ve namaz kılarken de bulduk (giderken) derler. (Şamile, Sahih-i Buhari, Mevakitussala, C:1, S:115, No:555).</p> <p>Ebu Umame (r.a.)&#39;den rivayet edildiğine g&ouml;re Hz. Peygamber (s.a.v.) buyurmuştur ki: M&uuml;mine y&uuml;zaltmış melek vekil kılınmıştır. Onlar bal &ccedil;anağından sinek kovalar gibi m&uuml;minden şeytanları kovarlar. İnsan kısa bir s&uuml;re kendine bırakılsa şeytanlar onu kapışıverirlerdi. (E.H. Yazır, Tarık 4).</p> <p><strong><u>10-Rahimdeki nutfanın tedbiri ile g&ouml;revli melek:</u></strong> Bu Melek, Nutfenin gelişim ve değişim evrelerinin ve evreden evreye ge&ccedil;işinin ve tasvirinin tedbiri ile g&ouml;revlendirilmiştir. Bunun delili de İbni Mesud (r.a)&rsquo;dan rivayet edilen şu Hadis-i şeriftir:</p> <p>&nbsp;<strong><span dir="RTL">عن </span></strong><strong><span dir="RTL">ابنِ مسعودٍ رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلَّى الله عليه وسلَّم: &laquo;إِنَّ أَحَدَكُمْ يُجْمَعُ خَلْقُهُ فِي بَطْنِ أُمِّهِ أَرْبَعِينَ يَوْمًا، ثُمَّ يَكُونُ فِي ذَلِكَ عَلَقَةً مِثْلَ ذَلِكَ، ثُمَّ يَكُونُ فِي ذَلِكَ مُضْغَةً مِثْلَ ذَلِكَ، ثُمَّ يُرْسَلُ المَلَكُ فَيَنْفُخُ فِيهِ الرُّوحَ، وَيُؤْمَرُ بِأَرْبَعِ كَلِمَاتٍ: بِكَتْبِ رِزْقِهِ وَأَجَلِهِ وَعَمَلِهِ وَشَقِيٌّ أَوْ سَعِيدٌ؛ فَوَالَّذِي لَا إِلَهَ غَيْرُهُ، إِنَّ أَحَدَكُمْ لَيَعْمَلُ بِعَمَلِ أَهْلِ الجَنَّةِ حَتَّى مَا يَكُونُ بَيْنَهُ وَبَيْنَهَا إِلَّا ذِرَاعٌ، فَيَسْبِقُ عَلَيْهِ الكِتَابُ فَيَعْمَلُ بِعَمَلِ أَهْلِ النَّارِ فَيَدْخُلُهَا، وَإِنَّ أَحَدَكُمْ لَيَعْمَلُ بِعَمَلِ أَهْلِ النَّارِ حَتَّى مَا يَكُونُ بَيْنَهُ وَبَيْنَهَا إِلَّا ذِرَاعٌ، فَيَسْبِقُ عَلَيْهِ الكِتَابُ فَيَعْمَلُ بِعَمَلِ أَهْلِ الجَنَّةِ فَيَدْخُلُهَا</span></strong></p> <p><strong>İbini Mes&rsquo;ud&rsquo;ten (r.a) rivayetle &ldquo;Peygamberimiz (s.a.v) ş&ouml;yle buyurdular: &ldquo;Sizden birinin yaratılışı, annesinin karnında kırk g&uuml;nde cem olur. Sonra bu kadar m&uuml;ddette &ldquo;Alaka&rdquo; olur. Sonra bu kadar m&uuml;ddette &ldquo;Mudğa&rdquo; olur. Sonra bir Melek g&ouml;nderilir ona Ruh &uuml;fler ve bu Melek d&ouml;rt kelime ile emrolunur. Bu Melek onun rızkını, ecelini, amelini, şaki veya said olacağını yazar. Kendisinden başka ilah olmayan Zat&rsquo;a yemin ederim ki, sizden birisi hayatı boyunca Cennet ehlinin ameliyle amel eder. &Ouml;yle ki kendisi ile Cennet arasında bir zira&rsquo; mesafe kalır da yazılan şey galebe eder ve Cehennem ehlinin ameliyle amel ederek Cehenneme girer. Aynı şekilde sizden birisi hayatı boyunca Cehennem ehlinin amelini işler. Kendisi ile Cehennem arasında bir ziralık mesafe kalınca yazısı ona galebe eder de Cennet ehlinin amelini işleyerek Cennet&rsquo;e girer.&rdquo;</strong> (Şamile, Sahih-i Buhari, Bedeulhalk, Zikrul-Melaiketi C:4, S:111, No:3208)</p> <p><strong><span dir="RTL">عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: &quot; إِنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ وَكَّلَ بِالرَّحِمِ مَلَكًا، يَقُولُ: يَا رَبِّ نُطْفَةٌ، يَا رَبِّ عَلَقَةٌ، يَا رَبِّ مُضْغَةٌ، فَإِذَا أَرَادَ أَنْ يَقْضِيَ خَلْقَهُ قَالَ: أَذَكَرٌ أَمْ أُنْثَى، شَقِيٌّ أَمْ سَعِيدٌ، فَمَا الرِّزْقُ وَالأَجَلُ، فَيُكْتَبُ فِي بَطْنِ أُمِّهِ</span></strong></p> <p><strong>Enes bin Malik&rsquo;ten (r.a) başka bir Hadis-i şerif ş&ouml;yle buyurmaktadır:</strong> <strong>&quot;Allah Te&acirc;l&acirc; her rahim i&ccedil;in bir melek g&ouml;revlendirmiş&shy;tir. Melek, &#39;Ya Rabbi bir nutfe Ya Rabbi bir alaka Ya Rabbi bir mudğa der. Allah Te&acirc;l&acirc; ana rahmindeki bebeğin yaşa&shy;masını murad ettiği zaman, Melek: onun erkek mi, yoksa kız mı; şaki mi, yoksa sa&icirc;d mi olacağını ne kadar rızıklandırılacağını ve ne kadar yaşayacağını sorar. B&uuml;t&uuml;n bunlar, ana karnında karara bağlanır.&quot; </strong>(Şamile, Sahih-i Buhari, Kitabul-Hayd, Mahalleketun ve gayru Muhalleketun, C:1, S:70, No:3208).</p> <p>Bu g&ouml;revlerin dışında da meleklerin &ccedil;ok başkaca g&ouml;revleride vardır. Bunlardan bazıları:</p> <p>M&uuml;minler i&ccedil;in istiğfarda bulunmalarıdır. Şu Ayet-i kerimede zikredildiği gibi: <strong><span dir="RTL">يَسْتَغْفِرُونَ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُواۚ رَبَّنَا وَسِعْتَ كُلَّ شَيْءٍ رَحْمَةً وَعِلْمًا فَاغْفِرْ لِلَّذ۪ينَ تَابُوا وَاتَّبَعُوا سَب۪يلَكَ وَقِهِمْ عَذَابَ الْجَح۪يمِ </span>&nbsp;</strong><strong><span dir="RTL">و</span></strong><strong> &ldquo;Ve iman edenler i&ccedil;in: &ldquo;Rabbimiz! Rahmet ve ilim y&ouml;n&uuml;nden her şeyi kuşattın; tevbe edip senin yoluna tabi olanları bağışla ve onları cehennem azabından koru diye mağfirette bulunurlar.&rdquo; </strong>(Mumin 7).</p> <p>Ayrıca ilim meclislerine ve zikir halkalarına şehadet eder ve onları kanatları altına alıp korurlar. Kulları iyi fiillere davet ederler ve k&ouml;t&uuml; amellerden korurlar. Bedir Savaşında olduğu gibi, şavaşlarda m&uuml;minlere yardım eder ve cihadlarında onlara sebat sağlarlar.</p> <p><strong><span dir="RTL">عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِنَّ لِلَّهِ مَلاَئِكَةً يَطُوفُونَ فِي الطُّرُقِ يَلْتَمِسُونَ أَهْلَ الذِّكْرِ، فَإِذَا وَجَدُوا قَوْمًا يَذْكُرُونَ اللَّهَ تَنَادَوْا: هَلُمُّوا إِلَى حَاجَتِكُمْ &quot; قَالَ: &laquo;فَيَحُفُّونَهُمْ بِأَجْنِحَتِهِمْ إِلَى السَّمَاءِ الدُّنْيَا&raquo; قَالَ: &quot; فَيَسْأَلُهُمْ رَبُّهُمْ، وَهُوَ أَعْلَمُ مِنْهُمْ، مَا يَقُولُ عِبَادِي؟ قَالُوا: يَقُولُونَ: يُسَبِّحُونَكَ وَيُكَبِّرُونَكَ وَيَحْمَدُونَكَ وَيُمَجِّدُونَكَ &quot; قَالَ: &quot; فَيَقُولُ: هَلْ رَأَوْنِي؟ &quot; قَالَ: &quot; فَيَقُولُونَ: لاَ وَاللَّهِ مَا رَأَوْكَ؟ &quot; قَالَ: &quot; فَيَقُولُ: وَكَيْفَ لَوْ رَأَوْنِي؟ &quot; قَالَ: &quot; يَقُولُونَ: لَوْ رَأَوْكَ كَانُوا أَشَدَّ لَكَ عِبَادَةً، وَأَشَدَّ لَكَ تَمْجِيدًا وَتَحْمِيدًا، وَأَكْثَرَ لَكَ تَسْبِيحًا &quot; قَالَ: &quot; يَقُولُ: فَمَا يَسْأَلُونِي؟ &quot; قَالَ: &laquo;يَسْأَلُونَكَ الجَنَّةَ&raquo; قَالَ: &quot; يَقُولُ: وَهَلْ رَأَوْهَا؟ &quot; قَالَ: &quot; يَقُولُونَ: لاَ وَاللَّهِ يَا رَبِّ مَا رَأَوْهَا &quot; قَالَ: &quot; يَقُولُ: فَكَيْفَ لَوْ أَنَّهُمْ رَأَوْهَا؟ &quot; قَالَ: &quot; يَقُولُونَ: لَوْ أَنَّهُمْ رَأَوْهَا كَانُوا أَشَدَّ عَلَيْهَا حِرْصًا، وَأَشَدَّ لَهَا طَلَبًا، وَأَعْظَمَ فِيهَا رَغْبَةً، قَالَ: فَمِمَّ يَتَعَوَّذُونَ؟ &quot; قَالَ: &quot; يَقُولُونَ: مِنَ النَّارِ &quot; قَالَ: &quot; يَقُولُ: وَهَلْ رَأَوْهَا؟ &quot; قَالَ: &quot; يَقُولُونَ: لاَ وَاللَّهِ يَا رَبِّ مَا رَأَوْهَا &quot; قَالَ: &quot; يَقُولُ: فَكَيْفَ لَوْ رَأَوْهَا؟ &quot; قَالَ: &quot; يَقُولُونَ: لَوْ رَأَوْهَا كَانُوا أَشَدَّ مِنْهَا فِرَارًا، وَأَشَدَّ لَهَا مَخَافَةً &quot; قَالَ: &quot; فَيَقُولُ: فَأُشْهِدُكُمْ أَنِّي قَدْ غَفَرْتُ لَهُمْ &quot; قَالَ: &quot; يَقُولُ مَلَكٌ مِنَ المَلاَئِكَةِ: فِيهِمْ فُلاَنٌ لَيْسَ مِنْهُمْ، إِنَّمَا جَاءَ لِحَاجَةٍ. قَالَ: هُمُ الجُلَسَاءُ لاَ يَشْقَى بِهِمْ جَلِيسُهُمْ &quot; َ</span></strong></p> <p><strong>Eb&ucirc; H&uuml;reyre&nbsp;(r.a)&rsquo;dan rivayet edildiğine g&ouml;re Res&ucirc;lullah&nbsp;sallallahu aleyhi ve sellem&nbsp;ş&ouml;yle buyurdular:</strong></p> <p><strong>&ldquo;Allah Te&acirc;l&acirc;&rsquo;nın yollarda dolaşıp zikredenleri tesbit eden melekleri vardır. Bunlar Cen&acirc;b-ı Hakk&rsquo;ı zikreden bir topluluğa rastladıkları zaman birbirlerine&nbsp;<u>&ldquo;Gelin! Aradıklarınız burada!&rdquo;</u>&nbsp;diye seslenirler ve o zikredenleri d&uuml;nya sem&acirc;sına varıncaya kadar kanatlarıyla &ccedil;evirip kuşatırlar. Bunun &uuml;zerine Allah Te&acirc;l&acirc;, meleklerden daha iyi bildiği halde yine de onlara:</strong></p> <p><strong>-&nbsp;&ldquo;Kullarım ne diyor?&rdquo;&nbsp;diye sorar. Melekler:</strong></p> <p><strong>-&nbsp;&nbsp;S&uuml;bh&acirc;nallah&nbsp;diyerek&nbsp;seni&nbsp;ul&ucirc;hiyyetine&nbsp;yakışmayan&nbsp;sıfatlardan&nbsp;&nbsp;tenzih ediyorlar,&nbsp;All&acirc;h&uuml; ekber&nbsp;diye tekbir getiriyorlar, sana hamdediyorlar ve senin y&uuml;celiğini dile getiriyorlar, derler. </strong></p> <p><strong>Daha sonra Allah Te&acirc;l&acirc;:</strong></p> <p><strong>- &ldquo;Peki onlar beni g&ouml;rd&uuml;ler mi?&rdquo; Melekler:</strong></p> <p><strong>- Hayır, vallahi seni g&ouml;rmediler.</strong></p> <p><strong>Allah Te&acirc;l&acirc;:</strong></p> <p><strong>-&nbsp;&ldquo;Beni g&ouml;rselerdi ne yaparlardı?&rdquo; Melekler:</strong></p> <p><strong>- Şayet seni g&ouml;rselerdi sana daha &ccedil;ok ibadet ederler, ş&acirc;nını daha fazla y&uuml;celtirler, ul&ucirc;hiyyetine yakışmayan sıfatlardan seni daha &ccedil;ok tenzih ederlerdi.</strong></p> <p><strong>Allah Te&acirc;l&acirc;:</strong></p> <p><strong>-&nbsp;&ldquo;Kullarım benden ne istiyorlar?&rdquo; Melekler:</strong></p> <p><strong>- Cennet istiyorlar.</strong></p> <p><strong>Allah Te&acirc;l&acirc;:</strong></p> <p><strong>-&nbsp;&ldquo;Cenneti g&ouml;rm&uuml;şler mi?&rdquo; Melekler:</strong></p> <p><strong>- Hayır, y&acirc; Rabbi! Vallahi onlar cenneti g&ouml;rmediler.</strong></p> <p><strong>Allah Te&acirc;l&acirc;:</strong></p> <p><strong>-&nbsp;&ldquo;Ya cenneti g&ouml;rseler ne yaparlardı?&rdquo; Melekler:</strong></p> <p>&nbsp;</p> <p><strong>- Şayet cenneti g&ouml;rselerdi onu b&uuml;y&uuml;k bir iştiyakla isterlerdi, onu elde etmek i&ccedil;in b&uuml;y&uuml;k gayret sarfederlerdi.</strong></p> <p><strong>Allah Te&acirc;l&acirc;:</strong></p> <p><strong>-&nbsp;Bunlar Allah&rsquo;a neden sığınıyorlar?&rdquo;</strong></p> <p><strong>- Cehennemden sığınıyorlar.</strong></p> <p><strong>-&nbsp;&ldquo;Peki cehennemi g&ouml;rd&uuml;ler mi?&rdquo; Melekler:</strong></p> <p><strong>- Hayır, vallahi onlar cehennemi g&ouml;rmediler.</strong></p> <p><strong>Allah Te&acirc;l&acirc;:</strong></p> <p><strong>- &ldquo;Ya g&ouml;rseler ne yaparlardı?&rdquo; Melekler:</strong></p> <p><strong>- Şayet cehennemi g&ouml;rselerdi ondan daha &ccedil;ok ka&ccedil;arlar, ondan pek fazla korkarlardı.</strong></p> <p><strong>Allah Te&acirc;l&acirc; meleklerine:</strong></p> <p><strong>-&nbsp;&ldquo;Sizi şahit tutarak s&ouml;yl&uuml;yorum ki, ben bu zikireden kullarımı bağışladım&rdquo;&nbsp;buyurur. Meleklerden biri:</strong></p> <p><strong>- Onların arasında bulunan falan kimse esasen onlardan değildir. O buraya bir iş i&ccedil;in gelip oturmuştu, deyince Allah Te&acirc;l&acirc; ş&ouml;yle buyurur:</strong></p> <p><strong>-&nbsp;&ldquo;Orada oturanlar &ouml;yle iyi kimselerdir ki, onların arasında bulunan k&ouml;t&uuml; olmaz.&rdquo; </strong>(Şamile, Sahih-i Buhari, Kitabuddaavat, Fadlu Zikrullahi, C:8, S:86, No:6408).</p> <p>H&uuml;lasa meleklerin g&ouml;revlerini &ouml;zetleyecek olursak, Melekler; Cenin&rsquo;in ana rahmine d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml; andan itibaren, nutfadan başlamak &uuml;zere, mudğa, alak ve ana karnında ge&ccedil;irdiği b&uuml;t&uuml;n evrelerde, ruhun &uuml;flenmesi esnasındaki rızkının, amelinin, ecelinin, said veya şaki olacağının yazılması, hayatı boyunca b&uuml;t&uuml;n ahval ve akvallerinin kayıt altına alınması ve vefatına dek ruhunun alınmasına kadar onun korunması ve g&ouml;zetim altına alınması ve burada yazamadığımız bir&ccedil;ok vazifelerle g&ouml;revlendirilmişlerdir.</p> <p>Ayrıca vefatından sonraki kabir suali, ruhunun yoktan var ettiği Halik-i zulcelale sunulması, berzah &acirc;leminde ve baastan sonraki ebedi &acirc;lemde cezalandırılması veya nimetlendirilmesi gibi sayamayacağımız bir&ccedil;ok faaliyet Meleklerin g&ouml;revleri arasındadır. (İnşaallah devam edecek)</p> <p>&nbsp;</p>
Ekleme Tarihi: 22 Kasım 2020 - Pazar

KUR’AN VE HADİS IŞIĞINDA DÜNYA HAYATI (28)

<p>M. Hasip TAYLAN</p> <p><strong><u>8 Kulların amellerini kayıt altına almakla g&ouml;revli Melekler:</u></strong> Bu Melekler. Kulun işlediği iyi veya k&ouml;t&uuml; amellerinin tamamını yazmakla ve hesabını tutmakla m&uuml;kelleftirler. Hesap g&uuml;n&uuml;nde kendisine okutulmak &uuml;zere, kulun gizli veya aleni t&uuml;m a&rsquo;mal ve akvalleri bu Melekler tarafından ger&ccedil;ek sahifelerde kayıt altına alınır. Şu Ayet-i kerimede zikredildiği gibi: <strong><span dir="RTL">وَإِنَّ عَلَيۡكُمۡ لَحَٰفِظِينَ كِرَامٗا كَٰتِبِينَ يَعۡلَمُونَ مَا تَفۡعَلُونَ</span> &ldquo;Muhakkak &uuml;zerinize muhafızlar g&ouml;revlendirilmiştir. Onlar şerefli ve c&ouml;mert k&acirc;tiplerdir. Her yaptıklarınızı bilirler.&rdquo; </strong>(İnfitar 10-12).</p> <p>Başka Ayet-i kerimelerde de mevzu ile alakalı şunlar zikredilmektedir: <strong><span dir="RTL">اَمْ يَحْسَبُونَ اَنَّا لَا نَسْمَعُ سِرَّهُمْ وَنَجْوٰيهُمْۜ بَلٰى وَرُسُلُنَا لَدَيْهِمْ يَكْتُبُونَ</span> &ldquo;Yoksa onlar bizim, gizlediklerini ve gizli konuşmalarını işitmediğimizi mi sanıyorlar? Tam aksine! El&ccedil;ilerimiz (Meleklerimiz), onların yanında (yaptıklarını) yazmaya devam ediyorlar.&rdquo;</strong> (Zuhruf 80).&nbsp; <strong><span dir="RTL">إِذۡ يَتَلَقَّى ٱلۡمُتَلَقِّيَانِ عَنِ ٱلۡيَمِينِ وَعَنِ ٱلشِّمَالِ قَعِيدٞ&nbsp; مَّا يَلۡفِظُ مِن قَوۡلٍ إِلَّا لَدَيۡهِ رَقِيبٌ عَتِيد</span></strong> <strong>&ldquo;Sağında ve solunda oturan iki Melek (her yaptığını ve s&ouml;ylediğini) kaydeder. Yanında g&ouml;zetleyicinin hazır olmadığı hi&ccedil;bir s&ouml;z&uuml; s&ouml;yleyemez. (s&ouml;ylediği hi&ccedil; bir s&ouml;z&uuml; g&ouml;zetleyiciden gizleyemez.)&rdquo;</strong> (Kaf 17-18).</p> <p>Allah teala bu &acirc;yet-i kerimelerde (Kaf 17-18), insanın sağında ve solunda birer melek vazifelendirildiğini, bunların, insanın yaptığı şeyleri kaydettiklerini bildirmektedir. Bunlardan sağ tarafta olanın iyi amelleri kaydettiği, sol tarafta olanın ise k&ouml;t&uuml; amelleri kaydettiği rivayet edilmektedir. Bunlardan, sağ tarafta bulunan meleğin, sol tarafta bulunan meleğin &acirc;miri olduğu, kul g&uuml;nah işleyince sağ taraftaki sol taraftakine: &quot;Hemen yazma belki tevbe eder.&quot; diye emrettiği ve g&uuml;nahları hemen yazdırmadığı rivayet edilmektedir.</p> <p>Hasan-ı Basr&icirc; ve Katade, bu meleklerin, insanın konuştuğu her şeyi yazdığını s&ouml;ylemişler. Lakin Abdullah b. Abbas ise bunların, sadece sevap ve g&uuml;nah olan şeyleri yazıp, mubah olan şeyleri ise yazmadıklarını s&ouml;ylemiştir. İkrime de bu g&ouml;r&uuml;ştedir. (Taberi Kaf 17-18)</p> <p>Mevzu ile alakalı Hadis-i şerif ş&ouml;yle buyurmaktadır:<strong><em><span dir="RTL">عن أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: إِنَّ العَبْدَ لَيَتَكَلَّمُ بِالكَلِمَةِ مِنْ رِضْوَانِ اللَّهِ، لاَ يُلْقِي لَهَا بَالًا، يَرْفَعُهُ اللَّهُ بِهَا دَرَجَاتٍ، وَإِنَّ العَبْدَ لَيَتَكَلَّمُ بِالكَلِمَةِ مِنْ سَخَطِ اللَّهِ، لاَ يُلْقِي لَهَا بَالًا، يَهْوِي بِهَا فِي جَهَنَّمَ</span> &ldquo;Kul ki, Allah&rsquo;ın razı olacağı bir s&ouml;z&uuml; s&ouml;yler, ancak onun nasıl bir s&ouml;z olduğunun farkında değildir. Muhakkak Allah o s&ouml;zle onun derecesini y&uuml;kseltir. Yine kul ki, Allahı gazaplandıracak bir s&ouml;z s&ouml;yler onun da ne anlama geldiğinin farkında değildir. Allah o s&ouml;zle de onu cehenneme s&uuml;r&uuml;kler.</em></strong> &nbsp;(Şamile, Sahih-i Buhari, Kitaburrikak, C:8, S:101, No:6478).</p> <p>Yukarıdaki Hadis-i şerife istinaden, ne s&ouml;ylediğimizi bilmeden rasgele Allah&rsquo;ın (c.c) gazabına uğratacak şeyleri s&ouml;ylememeye son derece dikkat etmemiz gerekmektedir. Dolayısıyla gene şu Hadis-i şerifte bize tavsiye edildiği gibi davranmalıyız. Hadis-i şerif ş&ouml;yle buyuruyor:&nbsp; &nbsp;<strong><em><span dir="RTL">مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَاليَوْمِ الآخِرِ فَلْيَقُلْ خَيْرًا أَوْ لِيَصْمُتْ</span></em></strong><strong><em> &ldquo;Allah&rsquo;a ve ahiret g&uuml;n&uuml;ne iman etmiş kimse, ya hayır s&ouml;yesin veya sussun&rdquo; </em></strong>(Şamile, Sahih-i Buhari, Kitaburrikak, C:8, S:100).</p> <p><strong><u>9 Kulu korumakla g&ouml;revli Melekler (Hafıza Melekleri): </u></strong>Bu Melekler otururken, kalkarken, y&uuml;r&uuml;rken, uyurken, uyanırken, &ccedil;aşırken, dinlenirken kısaca her hal ve haretinde kula zarar verebilecek hadiselerden, k&ouml;t&uuml;l&uuml;klerden, d&uuml;şmanlardan vs. kulu korumakla g&ouml;revlendirilmişlerdir. Bunlar g&uuml;nd&uuml;z ve gece Melekleri olmak &uuml;zere iki grup muhafaza melekleridirler.</p> <p>Bunlar sabah ve ikindi namazları vaktinde tabir caiz ise, g&ouml;rev devri yaparlar. Yani sabah namazı vaktinde gece muhafızları g&ouml;revi g&uuml;nd&uuml;z muhafızlarına ve ikindi namazı vaktinde de g&uuml;nd&uuml;z muhafızları g&ouml;revi gece muhafızlarına devrederler. Dolayısıyla bu iki vakit namazları &ccedil;ok &ouml;nem arzetmektedir. Zira bu melekler Allah&rsquo;a (c.c) muhafız oldukları kulun ahvali hakkında iyi veya k&ouml;t&uuml; şekilde şehadet ederler. Buna delil de sabah namazı i&ccedil;in Kuran&rsquo;da şu Ayet-i kerime g&ouml;sterilebilir: <strong><span dir="RTL">اِنَّ قُرْاٰنَ الْفَجْرِ كَانَ مَشْهُودًا</span> &ldquo;Muhakkak ki sabah namazı şahidlidir.&rdquo; </strong>(İsra 78).</p> <p>Sabah namazının şahitli olduğu, yani Meleklerin on&shy;da hazır bulunduğu ifade edilmektedir. Sabah namazının şahitli olması, m&uuml;fes&shy;sirlerin beyanına g&ouml;re, g&uuml;nd&uuml;z Melekleri ile gece Meleklerinin n&ouml;bet değiştirir&shy;ken bu namaza şahit olmalarıdır. G&uuml;nd&uuml;z melekleri, insanlar sabah namazını kılarlarken ve gece melekleri hen&uuml;z g&ouml;ğe &ccedil;ıkmadan yery&uuml;z&uuml;ne inerler. Bin&acirc;enaleyh sabah namazı bitince gece melekleri yukarı &ccedil;ıkar, g&uuml;nd&uuml;z melekleri yery&uuml;z&uuml;nde kalırlar. Gece melekleri yukarı &ccedil;ıktıklarında, &quot;Ey Rabbimiz, kulların, sana namaz kılarlarken onlardan ayrıldık&quot; derler. G&uuml;nd&uuml;z melekleri de, &quot;Ey Rabbimiz, kullarına, onlar namaz kılarlarken ulaştık&quot; derler. Allah Te&acirc;l&acirc; da b&uuml;t&uuml;n meleklerine, &quot;ş&acirc;hid olun ki onları bağışladım ve g&uuml;nahlarını affettim&quot; der. (Taberi, Kurtubi, Kaf 17-18).</p> <p>Koruyucu Meleklerle alakalı Ayet-i kerime ş&ouml;yle buyurmaktadır: <strong><span dir="RTL">إِن كُلُّ نَفۡسٖ لَّمَّا عَلَيۡهَا حَافِظٞ</span> &ldquo;Muhakkak her nefsin bir muhafızı vardır.&rdquo; </strong>(Tarık 4). Başka bir Ayet-i kerime: <strong><span dir="RTL">وَيُرْسِلُ عَلَيْكُمْ حَفَظَةًۜ</span> &ldquo;O (Allah c.c) &uuml;zerinize koruyucu Melekler g&ouml;nderir.&rdquo;</strong> (Enam 61).&nbsp; &nbsp;<strong><span dir="RTL">لَهُ مُعَقِّبَاتٌ مِّن بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِهِ يَحْفَظُونَهُ مِنْ أَمْرِ اللّهِ</span></strong><strong> &ldquo;Onu (insanı) &ouml;n&uuml;nden ve arkasından izleyicileri vardır ki kendisini Allah&#39;ın emriyle korurlar.&rdquo; </strong>(Rad 13).</p> <p>Y&uuml;ce Allah&#39;ın: &quot;Onun &ouml;n&uuml;nde ve arkasında izleyicileri vardır.&quot; Yani y&uuml;ce Allah&#39;ın gece ve g&uuml;nd&uuml;z bir diğerinin yerine ge&ccedil;en melekleri vardır. Gece melekleri yukarı &ccedil;ıktı mı, onların akabinde g&uuml;nd&uuml;z melekleri gelir. (Kurtubi, Rad 13).</p> <p>Mevzu ile alakalı Hadis-i şerif: <span dir="RTL">عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ: أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: &quot; يَتَعَاقَبُونَ- فِيكُمْ مَلاَئِكَةٌ بِاللَّيْلِ وَمَلاَئِكَةٌ بِالنَّهَارِ، وَيَجْتَمِعُونَ فِي صَلاَةِ الفَجْرِ وَصَلاَةِ العَصْرِ، ثُمَّ يَعْرُجُ الَّذِينَ بَاتُوا فِيكُمْ، فَيَسْأَلُهُمْ وَهُوَ أَعْلَمُ بِهِمْ: كَيْفَ تَرَكْتُمْ عِبَادِي؟ فَيَقُولُونَ: تَرَكْنَاهُمْ وَهُمْ يُصَلُّونَ، وَأَتَيْنَاهُمْ وَهُمْ يُصَلُّونَ</span> &nbsp;Ebi Hureyre&rsquo;den (r.a) rivayetle Resulullah (s.a.v) ş&ouml;yle buyurdular: Siz birbirlerini takip eden gece ve g&uuml;n melekleri tarafından izlenirsiniz. Bu melekler sabah ve ikindi namazlarında bir araya gelirler. Sonra sizi izlemekte olanlar semaya &ccedil;ıkarlar. (Yanında her şey ayan ve beyan olan Allah c.c) onlara:</p> <p>-Benim kulumu nasıl bıraktınız? Diye sorar.</p> <p>Onlarda:</p> <p>-Onları namaz kılarken terkettik ve namaz kılarken de bulduk (giderken) derler. (Şamile, Sahih-i Buhari, Mevakitussala, C:1, S:115, No:555).</p> <p>Ebu Umame (r.a.)&#39;den rivayet edildiğine g&ouml;re Hz. Peygamber (s.a.v.) buyurmuştur ki: M&uuml;mine y&uuml;zaltmış melek vekil kılınmıştır. Onlar bal &ccedil;anağından sinek kovalar gibi m&uuml;minden şeytanları kovarlar. İnsan kısa bir s&uuml;re kendine bırakılsa şeytanlar onu kapışıverirlerdi. (E.H. Yazır, Tarık 4).</p> <p><strong><u>10-Rahimdeki nutfanın tedbiri ile g&ouml;revli melek:</u></strong> Bu Melek, Nutfenin gelişim ve değişim evrelerinin ve evreden evreye ge&ccedil;işinin ve tasvirinin tedbiri ile g&ouml;revlendirilmiştir. Bunun delili de İbni Mesud (r.a)&rsquo;dan rivayet edilen şu Hadis-i şeriftir:</p> <p>&nbsp;<strong><span dir="RTL">عن </span></strong><strong><span dir="RTL">ابنِ مسعودٍ رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلَّى الله عليه وسلَّم: &laquo;إِنَّ أَحَدَكُمْ يُجْمَعُ خَلْقُهُ فِي بَطْنِ أُمِّهِ أَرْبَعِينَ يَوْمًا، ثُمَّ يَكُونُ فِي ذَلِكَ عَلَقَةً مِثْلَ ذَلِكَ، ثُمَّ يَكُونُ فِي ذَلِكَ مُضْغَةً مِثْلَ ذَلِكَ، ثُمَّ يُرْسَلُ المَلَكُ فَيَنْفُخُ فِيهِ الرُّوحَ، وَيُؤْمَرُ بِأَرْبَعِ كَلِمَاتٍ: بِكَتْبِ رِزْقِهِ وَأَجَلِهِ وَعَمَلِهِ وَشَقِيٌّ أَوْ سَعِيدٌ؛ فَوَالَّذِي لَا إِلَهَ غَيْرُهُ، إِنَّ أَحَدَكُمْ لَيَعْمَلُ بِعَمَلِ أَهْلِ الجَنَّةِ حَتَّى مَا يَكُونُ بَيْنَهُ وَبَيْنَهَا إِلَّا ذِرَاعٌ، فَيَسْبِقُ عَلَيْهِ الكِتَابُ فَيَعْمَلُ بِعَمَلِ أَهْلِ النَّارِ فَيَدْخُلُهَا، وَإِنَّ أَحَدَكُمْ لَيَعْمَلُ بِعَمَلِ أَهْلِ النَّارِ حَتَّى مَا يَكُونُ بَيْنَهُ وَبَيْنَهَا إِلَّا ذِرَاعٌ، فَيَسْبِقُ عَلَيْهِ الكِتَابُ فَيَعْمَلُ بِعَمَلِ أَهْلِ الجَنَّةِ فَيَدْخُلُهَا</span></strong></p> <p><strong>İbini Mes&rsquo;ud&rsquo;ten (r.a) rivayetle &ldquo;Peygamberimiz (s.a.v) ş&ouml;yle buyurdular: &ldquo;Sizden birinin yaratılışı, annesinin karnında kırk g&uuml;nde cem olur. Sonra bu kadar m&uuml;ddette &ldquo;Alaka&rdquo; olur. Sonra bu kadar m&uuml;ddette &ldquo;Mudğa&rdquo; olur. Sonra bir Melek g&ouml;nderilir ona Ruh &uuml;fler ve bu Melek d&ouml;rt kelime ile emrolunur. Bu Melek onun rızkını, ecelini, amelini, şaki veya said olacağını yazar. Kendisinden başka ilah olmayan Zat&rsquo;a yemin ederim ki, sizden birisi hayatı boyunca Cennet ehlinin ameliyle amel eder. &Ouml;yle ki kendisi ile Cennet arasında bir zira&rsquo; mesafe kalır da yazılan şey galebe eder ve Cehennem ehlinin ameliyle amel ederek Cehenneme girer. Aynı şekilde sizden birisi hayatı boyunca Cehennem ehlinin amelini işler. Kendisi ile Cehennem arasında bir ziralık mesafe kalınca yazısı ona galebe eder de Cennet ehlinin amelini işleyerek Cennet&rsquo;e girer.&rdquo;</strong> (Şamile, Sahih-i Buhari, Bedeulhalk, Zikrul-Melaiketi C:4, S:111, No:3208)</p> <p><strong><span dir="RTL">عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: &quot; إِنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ وَكَّلَ بِالرَّحِمِ مَلَكًا، يَقُولُ: يَا رَبِّ نُطْفَةٌ، يَا رَبِّ عَلَقَةٌ، يَا رَبِّ مُضْغَةٌ، فَإِذَا أَرَادَ أَنْ يَقْضِيَ خَلْقَهُ قَالَ: أَذَكَرٌ أَمْ أُنْثَى، شَقِيٌّ أَمْ سَعِيدٌ، فَمَا الرِّزْقُ وَالأَجَلُ، فَيُكْتَبُ فِي بَطْنِ أُمِّهِ</span></strong></p> <p><strong>Enes bin Malik&rsquo;ten (r.a) başka bir Hadis-i şerif ş&ouml;yle buyurmaktadır:</strong> <strong>&quot;Allah Te&acirc;l&acirc; her rahim i&ccedil;in bir melek g&ouml;revlendirmiş&shy;tir. Melek, &#39;Ya Rabbi bir nutfe Ya Rabbi bir alaka Ya Rabbi bir mudğa der. Allah Te&acirc;l&acirc; ana rahmindeki bebeğin yaşa&shy;masını murad ettiği zaman, Melek: onun erkek mi, yoksa kız mı; şaki mi, yoksa sa&icirc;d mi olacağını ne kadar rızıklandırılacağını ve ne kadar yaşayacağını sorar. B&uuml;t&uuml;n bunlar, ana karnında karara bağlanır.&quot; </strong>(Şamile, Sahih-i Buhari, Kitabul-Hayd, Mahalleketun ve gayru Muhalleketun, C:1, S:70, No:3208).</p> <p>Bu g&ouml;revlerin dışında da meleklerin &ccedil;ok başkaca g&ouml;revleride vardır. Bunlardan bazıları:</p> <p>M&uuml;minler i&ccedil;in istiğfarda bulunmalarıdır. Şu Ayet-i kerimede zikredildiği gibi: <strong><span dir="RTL">يَسْتَغْفِرُونَ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُواۚ رَبَّنَا وَسِعْتَ كُلَّ شَيْءٍ رَحْمَةً وَعِلْمًا فَاغْفِرْ لِلَّذ۪ينَ تَابُوا وَاتَّبَعُوا سَب۪يلَكَ وَقِهِمْ عَذَابَ الْجَح۪يمِ </span>&nbsp;</strong><strong><span dir="RTL">و</span></strong><strong> &ldquo;Ve iman edenler i&ccedil;in: &ldquo;Rabbimiz! Rahmet ve ilim y&ouml;n&uuml;nden her şeyi kuşattın; tevbe edip senin yoluna tabi olanları bağışla ve onları cehennem azabından koru diye mağfirette bulunurlar.&rdquo; </strong>(Mumin 7).</p> <p>Ayrıca ilim meclislerine ve zikir halkalarına şehadet eder ve onları kanatları altına alıp korurlar. Kulları iyi fiillere davet ederler ve k&ouml;t&uuml; amellerden korurlar. Bedir Savaşında olduğu gibi, şavaşlarda m&uuml;minlere yardım eder ve cihadlarında onlara sebat sağlarlar.</p> <p><strong><span dir="RTL">عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِنَّ لِلَّهِ مَلاَئِكَةً يَطُوفُونَ فِي الطُّرُقِ يَلْتَمِسُونَ أَهْلَ الذِّكْرِ، فَإِذَا وَجَدُوا قَوْمًا يَذْكُرُونَ اللَّهَ تَنَادَوْا: هَلُمُّوا إِلَى حَاجَتِكُمْ &quot; قَالَ: &laquo;فَيَحُفُّونَهُمْ بِأَجْنِحَتِهِمْ إِلَى السَّمَاءِ الدُّنْيَا&raquo; قَالَ: &quot; فَيَسْأَلُهُمْ رَبُّهُمْ، وَهُوَ أَعْلَمُ مِنْهُمْ، مَا يَقُولُ عِبَادِي؟ قَالُوا: يَقُولُونَ: يُسَبِّحُونَكَ وَيُكَبِّرُونَكَ وَيَحْمَدُونَكَ وَيُمَجِّدُونَكَ &quot; قَالَ: &quot; فَيَقُولُ: هَلْ رَأَوْنِي؟ &quot; قَالَ: &quot; فَيَقُولُونَ: لاَ وَاللَّهِ مَا رَأَوْكَ؟ &quot; قَالَ: &quot; فَيَقُولُ: وَكَيْفَ لَوْ رَأَوْنِي؟ &quot; قَالَ: &quot; يَقُولُونَ: لَوْ رَأَوْكَ كَانُوا أَشَدَّ لَكَ عِبَادَةً، وَأَشَدَّ لَكَ تَمْجِيدًا وَتَحْمِيدًا، وَأَكْثَرَ لَكَ تَسْبِيحًا &quot; قَالَ: &quot; يَقُولُ: فَمَا يَسْأَلُونِي؟ &quot; قَالَ: &laquo;يَسْأَلُونَكَ الجَنَّةَ&raquo; قَالَ: &quot; يَقُولُ: وَهَلْ رَأَوْهَا؟ &quot; قَالَ: &quot; يَقُولُونَ: لاَ وَاللَّهِ يَا رَبِّ مَا رَأَوْهَا &quot; قَالَ: &quot; يَقُولُ: فَكَيْفَ لَوْ أَنَّهُمْ رَأَوْهَا؟ &quot; قَالَ: &quot; يَقُولُونَ: لَوْ أَنَّهُمْ رَأَوْهَا كَانُوا أَشَدَّ عَلَيْهَا حِرْصًا، وَأَشَدَّ لَهَا طَلَبًا، وَأَعْظَمَ فِيهَا رَغْبَةً، قَالَ: فَمِمَّ يَتَعَوَّذُونَ؟ &quot; قَالَ: &quot; يَقُولُونَ: مِنَ النَّارِ &quot; قَالَ: &quot; يَقُولُ: وَهَلْ رَأَوْهَا؟ &quot; قَالَ: &quot; يَقُولُونَ: لاَ وَاللَّهِ يَا رَبِّ مَا رَأَوْهَا &quot; قَالَ: &quot; يَقُولُ: فَكَيْفَ لَوْ رَأَوْهَا؟ &quot; قَالَ: &quot; يَقُولُونَ: لَوْ رَأَوْهَا كَانُوا أَشَدَّ مِنْهَا فِرَارًا، وَأَشَدَّ لَهَا مَخَافَةً &quot; قَالَ: &quot; فَيَقُولُ: فَأُشْهِدُكُمْ أَنِّي قَدْ غَفَرْتُ لَهُمْ &quot; قَالَ: &quot; يَقُولُ مَلَكٌ مِنَ المَلاَئِكَةِ: فِيهِمْ فُلاَنٌ لَيْسَ مِنْهُمْ، إِنَّمَا جَاءَ لِحَاجَةٍ. قَالَ: هُمُ الجُلَسَاءُ لاَ يَشْقَى بِهِمْ جَلِيسُهُمْ &quot; َ</span></strong></p> <p><strong>Eb&ucirc; H&uuml;reyre&nbsp;(r.a)&rsquo;dan rivayet edildiğine g&ouml;re Res&ucirc;lullah&nbsp;sallallahu aleyhi ve sellem&nbsp;ş&ouml;yle buyurdular:</strong></p> <p><strong>&ldquo;Allah Te&acirc;l&acirc;&rsquo;nın yollarda dolaşıp zikredenleri tesbit eden melekleri vardır. Bunlar Cen&acirc;b-ı Hakk&rsquo;ı zikreden bir topluluğa rastladıkları zaman birbirlerine&nbsp;<u>&ldquo;Gelin! Aradıklarınız burada!&rdquo;</u>&nbsp;diye seslenirler ve o zikredenleri d&uuml;nya sem&acirc;sına varıncaya kadar kanatlarıyla &ccedil;evirip kuşatırlar. Bunun &uuml;zerine Allah Te&acirc;l&acirc;, meleklerden daha iyi bildiği halde yine de onlara:</strong></p> <p><strong>-&nbsp;&ldquo;Kullarım ne diyor?&rdquo;&nbsp;diye sorar. Melekler:</strong></p> <p><strong>-&nbsp;&nbsp;S&uuml;bh&acirc;nallah&nbsp;diyerek&nbsp;seni&nbsp;ul&ucirc;hiyyetine&nbsp;yakışmayan&nbsp;sıfatlardan&nbsp;&nbsp;tenzih ediyorlar,&nbsp;All&acirc;h&uuml; ekber&nbsp;diye tekbir getiriyorlar, sana hamdediyorlar ve senin y&uuml;celiğini dile getiriyorlar, derler. </strong></p> <p><strong>Daha sonra Allah Te&acirc;l&acirc;:</strong></p> <p><strong>- &ldquo;Peki onlar beni g&ouml;rd&uuml;ler mi?&rdquo; Melekler:</strong></p> <p><strong>- Hayır, vallahi seni g&ouml;rmediler.</strong></p> <p><strong>Allah Te&acirc;l&acirc;:</strong></p> <p><strong>-&nbsp;&ldquo;Beni g&ouml;rselerdi ne yaparlardı?&rdquo; Melekler:</strong></p> <p><strong>- Şayet seni g&ouml;rselerdi sana daha &ccedil;ok ibadet ederler, ş&acirc;nını daha fazla y&uuml;celtirler, ul&ucirc;hiyyetine yakışmayan sıfatlardan seni daha &ccedil;ok tenzih ederlerdi.</strong></p> <p><strong>Allah Te&acirc;l&acirc;:</strong></p> <p><strong>-&nbsp;&ldquo;Kullarım benden ne istiyorlar?&rdquo; Melekler:</strong></p> <p><strong>- Cennet istiyorlar.</strong></p> <p><strong>Allah Te&acirc;l&acirc;:</strong></p> <p><strong>-&nbsp;&ldquo;Cenneti g&ouml;rm&uuml;şler mi?&rdquo; Melekler:</strong></p> <p><strong>- Hayır, y&acirc; Rabbi! Vallahi onlar cenneti g&ouml;rmediler.</strong></p> <p><strong>Allah Te&acirc;l&acirc;:</strong></p> <p><strong>-&nbsp;&ldquo;Ya cenneti g&ouml;rseler ne yaparlardı?&rdquo; Melekler:</strong></p> <p>&nbsp;</p> <p><strong>- Şayet cenneti g&ouml;rselerdi onu b&uuml;y&uuml;k bir iştiyakla isterlerdi, onu elde etmek i&ccedil;in b&uuml;y&uuml;k gayret sarfederlerdi.</strong></p> <p><strong>Allah Te&acirc;l&acirc;:</strong></p> <p><strong>-&nbsp;Bunlar Allah&rsquo;a neden sığınıyorlar?&rdquo;</strong></p> <p><strong>- Cehennemden sığınıyorlar.</strong></p> <p><strong>-&nbsp;&ldquo;Peki cehennemi g&ouml;rd&uuml;ler mi?&rdquo; Melekler:</strong></p> <p><strong>- Hayır, vallahi onlar cehennemi g&ouml;rmediler.</strong></p> <p><strong>Allah Te&acirc;l&acirc;:</strong></p> <p><strong>- &ldquo;Ya g&ouml;rseler ne yaparlardı?&rdquo; Melekler:</strong></p> <p><strong>- Şayet cehennemi g&ouml;rselerdi ondan daha &ccedil;ok ka&ccedil;arlar, ondan pek fazla korkarlardı.</strong></p> <p><strong>Allah Te&acirc;l&acirc; meleklerine:</strong></p> <p><strong>-&nbsp;&ldquo;Sizi şahit tutarak s&ouml;yl&uuml;yorum ki, ben bu zikireden kullarımı bağışladım&rdquo;&nbsp;buyurur. Meleklerden biri:</strong></p> <p><strong>- Onların arasında bulunan falan kimse esasen onlardan değildir. O buraya bir iş i&ccedil;in gelip oturmuştu, deyince Allah Te&acirc;l&acirc; ş&ouml;yle buyurur:</strong></p> <p><strong>-&nbsp;&ldquo;Orada oturanlar &ouml;yle iyi kimselerdir ki, onların arasında bulunan k&ouml;t&uuml; olmaz.&rdquo; </strong>(Şamile, Sahih-i Buhari, Kitabuddaavat, Fadlu Zikrullahi, C:8, S:86, No:6408).</p> <p>H&uuml;lasa meleklerin g&ouml;revlerini &ouml;zetleyecek olursak, Melekler; Cenin&rsquo;in ana rahmine d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml; andan itibaren, nutfadan başlamak &uuml;zere, mudğa, alak ve ana karnında ge&ccedil;irdiği b&uuml;t&uuml;n evrelerde, ruhun &uuml;flenmesi esnasındaki rızkının, amelinin, ecelinin, said veya şaki olacağının yazılması, hayatı boyunca b&uuml;t&uuml;n ahval ve akvallerinin kayıt altına alınması ve vefatına dek ruhunun alınmasına kadar onun korunması ve g&ouml;zetim altına alınması ve burada yazamadığımız bir&ccedil;ok vazifelerle g&ouml;revlendirilmişlerdir.</p> <p>Ayrıca vefatından sonraki kabir suali, ruhunun yoktan var ettiği Halik-i zulcelale sunulması, berzah &acirc;leminde ve baastan sonraki ebedi &acirc;lemde cezalandırılması veya nimetlendirilmesi gibi sayamayacağımız bir&ccedil;ok faaliyet Meleklerin g&ouml;revleri arasındadır. (İnşaallah devam edecek)</p> <p>&nbsp;</p>
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haber111.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.