BAĞIMLILIK TESTİ VE TEDBİRLERİ
BAĞIMLILIK TESTİ VE TEDBİRLERİ
İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİN KONUSU OLMALIDIR
İş sağlığı ve güvenliği denildiğinde çoğumuzun zihninde baret, emniyet kemeri, koruyucu ekipman, iş kazaları ve güvenlik talimatları belirir. Oysa çalışma hayatındaki riskler yalnızca gözle görülebilen tehlikelerden ibaret değildir. Bazen en büyük risk, çalışanın elindeki makinede değil; zihninde, alışkanlıklarında veya yaşamında taşıdığı bir bağımlılıkta gizlidir.
Alkol, uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin yanı sıra kumar, dijital oyun, internet ve teknoloji bağımlılığı da çalışma hayatını doğrudan veya dolaylı biçimde etkileyebilmektedir. Özellikle dikkat, refleks, karar verme ve muhakeme yeteneğinin kritik olduğu işlerde bağımlılığın oluşturduğu risk yalnızca kişiyi ilgilendirmez. Bir çalışanın dikkatsizliği, başka bir çalışanın hayatını ve işyerindeki güvenliği de tehlikeye atabilir.
Bu nedenle bağımlılıkla mücadeleyi yalnızca sağlık kurumlarının veya bireyin sorunu olarak görmek eksik bir yaklaşım olacaktır. Bağımlılığın önlenmesi ve erken fark edilmesi, iş sağlığı ve güvenliğinin önleyici yaklaşımının bir parçası haline gelmelidir.
Bağımlılıkla gelen iş kazasını olduktan sonra mı fark edeceğiz?
İş sağlığı ve güvenliğinin temel amacı, kaza olduktan sonra sebep aramak değil, kaza meydana gelmeden önce riski tespit etmektir. Bir çalışanın madde kullanımı nedeniyle dikkatinin azalması, reflekslerinin yavaşlaması veya karar verme yetisinin etkilenmesi; özellikle ağır ve tehlikeli işlerde ciddi sonuçlar doğurabilir.
Öyleyse sorulması gereken soru açıktır: Bir riski önceden tespit etmek mümkünken neden kazanın meydana gelmesini bekleyelim?
Bağımlılık konusunda yapılacak değerlendirmeler de bu anlayışla ele alınmalıdır. Ancak burada önemli bir hassasiyet vardır: Amaç çalışanı fişlemek, damgalamak veya cezalandırmak değil; çalışanı ve çalışma arkadaşlarını koruyarak güvenli bir çalışma ortamı oluşturmaktır. Bu nedenle bağımlılık testleri yalnızca bir kontrol mekanizması olarak değil, erken uyarı ve önleme aracı olarak görülmelidir.
İşe girişte ve riskin yüksek olduğu işlerde yapılabilecek uygun değerlendirmelerin yanı sıra; farkındalık eğitimleri, psikososyal risk değerlendirmeleri, danışmanlık ve gerektiğinde sağlık profesyonellerine yönlendirme mekanizmaları birlikte düşünülmelidir. Çünkü bağımlılıkla mücadelede en etkili yöntemlerden biri, sorun büyümeden müdahale edebilmektir. Bir çalışan yardım istediğinde işini kaybetme korkusu yaşamamalıdır. Aksine, destek alabileceğini bilmelidir. Aksi halde testler, sorunu çözmek yerine korku ve saklama davranışını artırabilir.
Mahremiyet ve insan onuru mutlaka korunmalı.
Bağımlılık testlerinin İSG uygulamalarına dahil edilmesi, çalışanların temel haklarının ve kişisel verilerinin göz ardı edilmesi anlamına gelmemelidir.
Çalışanın sağlık bilgileri korunmalı; testlerin hangi koşullarda yapılacağı, sonuçlara kimlerin erişebileceği ve olası bir pozitif sonuçta nasıl bir yol izleneceği açıkça belirlenmelidir. İş güvenliği adına insan onurunu zedeleyen bir sistem kurulamaz. Güvenli çalışma ortamı ile çalışan mahremiyeti birbirinin alternatifi değildir. Doğru ve hukuka uygun bir düzenlemeyle ikisi birlikte korunabilir.
İşverenin görevi yalnızca ekipman vermek değildir.
İş sağlığı ve güvenliği anlayışımızı biraz daha genişletmenin zamanı geldi. Elbette baret, emniyet kemeri, makine koruyucuları ve diğer kişisel koruyucu donanımlar vazgeçilmezdir. Ancak çalışan zihinsel ve davranışsal açıdan ciddi bir risk taşıyorsa, yalnızca fiziksel önlemler yeterli olmayabilir. Özellikle riskli sektörlerde bağımlılığa yönelik farkındalık eğitimleri, danışmanlık, uygun tarama ve yönlendirme mekanizmaları İSG politikalarının bir parçası olarak değerlendirilmelidir.
Buradaki yaklaşım cezalandırıcı değil, önleyici olmalıdır. Çünkü bağımlılık çoğu zaman yalnızca “irade zayıflığı” ile açıklanabilecek kadar basit bir mesele değildir. Tedavi, psikolojik destek ve sosyal çevreyle birlikte ele alınması gereken ciddi bir sorundur.
Yeni nesil İSG anlayışı insanı merkeze almalı.
İş sağlığı ve güvenliği artık yalnızca iş kazalarını önleme anlayışına indirgenmemelidir. Çalışanın fiziksel sağlığı kadar ruhsal ve sosyal iyilik hali de güvenli çalışma ortamının bir parçasıdır. Stres, tükenmişlik, mobbing, uyku sorunları ve bağımlılık gibi konuların çalışma hayatındaki risklerle ilişkisi daha fazla dikkate alınmalıdır. Çünkü güvenli işyeri sadece makinenin güvenli olduğu yer değildir; insanın da güvende olduğu yerdir.
Sonuç olarak, bağımlılık testleri ve buna yönelik tedbirler; bilimsel kriterler, hukuki güvenceler ve insan onuru gözetilerek iş sağlığı ve güvenliği politikalarının içerisinde değerlendirilmelidir. Çünkü bazı iş kazalarının nedeni, kazadan birkaç dakika önce değil; çok daha önce başlayan bir bağımlılık sürecinde gizlenmiş olabilir. İş sağlığı ve güvenliğinin en önemli ilkelerinden biri şudur: Önlemek, tedavi etmekten; tedavi etmek ise kaybetmekten daha değerlidir.
Şerafettin YILDIZ / Yazar, SGK Denetmeni / Instagram: @serafettinyildiz
Ekleme
Tarihi: 07 Eylül 2026 -Pazartesi
BAĞIMLILIK TESTİ VE TEDBİRLERİ
BAĞIMLILIK TESTİ VE TEDBİRLERİ
İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİN KONUSU OLMALIDIR
İş sağlığı ve güvenliği denildiğinde çoğumuzun zihninde baret, emniyet kemeri, koruyucu ekipman, iş kazaları ve güvenlik talimatları belirir. Oysa çalışma hayatındaki riskler yalnızca gözle görülebilen tehlikelerden ibaret değildir. Bazen en büyük risk, çalışanın elindeki makinede değil; zihninde, alışkanlıklarında veya yaşamında taşıdığı bir bağımlılıkta gizlidir.
Alkol, uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin yanı sıra kumar, dijital oyun, internet ve teknoloji bağımlılığı da çalışma hayatını doğrudan veya dolaylı biçimde etkileyebilmektedir. Özellikle dikkat, refleks, karar verme ve muhakeme yeteneğinin kritik olduğu işlerde bağımlılığın oluşturduğu risk yalnızca kişiyi ilgilendirmez. Bir çalışanın dikkatsizliği, başka bir çalışanın hayatını ve işyerindeki güvenliği de tehlikeye atabilir.
Bu nedenle bağımlılıkla mücadeleyi yalnızca sağlık kurumlarının veya bireyin sorunu olarak görmek eksik bir yaklaşım olacaktır. Bağımlılığın önlenmesi ve erken fark edilmesi, iş sağlığı ve güvenliğinin önleyici yaklaşımının bir parçası haline gelmelidir.
Bağımlılıkla gelen iş kazasını olduktan sonra mı fark edeceğiz?
İş sağlığı ve güvenliğinin temel amacı, kaza olduktan sonra sebep aramak değil, kaza meydana gelmeden önce riski tespit etmektir. Bir çalışanın madde kullanımı nedeniyle dikkatinin azalması, reflekslerinin yavaşlaması veya karar verme yetisinin etkilenmesi; özellikle ağır ve tehlikeli işlerde ciddi sonuçlar doğurabilir.
Öyleyse sorulması gereken soru açıktır: Bir riski önceden tespit etmek mümkünken neden kazanın meydana gelmesini bekleyelim?
Bağımlılık konusunda yapılacak değerlendirmeler de bu anlayışla ele alınmalıdır. Ancak burada önemli bir hassasiyet vardır: Amaç çalışanı fişlemek, damgalamak veya cezalandırmak değil; çalışanı ve çalışma arkadaşlarını koruyarak güvenli bir çalışma ortamı oluşturmaktır. Bu nedenle bağımlılık testleri yalnızca bir kontrol mekanizması olarak değil, erken uyarı ve önleme aracı olarak görülmelidir.
İşe girişte ve riskin yüksek olduğu işlerde yapılabilecek uygun değerlendirmelerin yanı sıra; farkındalık eğitimleri, psikososyal risk değerlendirmeleri, danışmanlık ve gerektiğinde sağlık profesyonellerine yönlendirme mekanizmaları birlikte düşünülmelidir. Çünkü bağımlılıkla mücadelede en etkili yöntemlerden biri, sorun büyümeden müdahale edebilmektir. Bir çalışan yardım istediğinde işini kaybetme korkusu yaşamamalıdır. Aksine, destek alabileceğini bilmelidir. Aksi halde testler, sorunu çözmek yerine korku ve saklama davranışını artırabilir.
Mahremiyet ve insan onuru mutlaka korunmalı.
Bağımlılık testlerinin İSG uygulamalarına dahil edilmesi, çalışanların temel haklarının ve kişisel verilerinin göz ardı edilmesi anlamına gelmemelidir.
Çalışanın sağlık bilgileri korunmalı; testlerin hangi koşullarda yapılacağı, sonuçlara kimlerin erişebileceği ve olası bir pozitif sonuçta nasıl bir yol izleneceği açıkça belirlenmelidir. İş güvenliği adına insan onurunu zedeleyen bir sistem kurulamaz. Güvenli çalışma ortamı ile çalışan mahremiyeti birbirinin alternatifi değildir. Doğru ve hukuka uygun bir düzenlemeyle ikisi birlikte korunabilir.
İşverenin görevi yalnızca ekipman vermek değildir.
İş sağlığı ve güvenliği anlayışımızı biraz daha genişletmenin zamanı geldi. Elbette baret, emniyet kemeri, makine koruyucuları ve diğer kişisel koruyucu donanımlar vazgeçilmezdir. Ancak çalışan zihinsel ve davranışsal açıdan ciddi bir risk taşıyorsa, yalnızca fiziksel önlemler yeterli olmayabilir. Özellikle riskli sektörlerde bağımlılığa yönelik farkındalık eğitimleri, danışmanlık, uygun tarama ve yönlendirme mekanizmaları İSG politikalarının bir parçası olarak değerlendirilmelidir.
Buradaki yaklaşım cezalandırıcı değil, önleyici olmalıdır. Çünkü bağımlılık çoğu zaman yalnızca “irade zayıflığı” ile açıklanabilecek kadar basit bir mesele değildir. Tedavi, psikolojik destek ve sosyal çevreyle birlikte ele alınması gereken ciddi bir sorundur.
Yeni nesil İSG anlayışı insanı merkeze almalı.
İş sağlığı ve güvenliği artık yalnızca iş kazalarını önleme anlayışına indirgenmemelidir. Çalışanın fiziksel sağlığı kadar ruhsal ve sosyal iyilik hali de güvenli çalışma ortamının bir parçasıdır. Stres, tükenmişlik, mobbing, uyku sorunları ve bağımlılık gibi konuların çalışma hayatındaki risklerle ilişkisi daha fazla dikkate alınmalıdır. Çünkü güvenli işyeri sadece makinenin güvenli olduğu yer değildir; insanın da güvende olduğu yerdir.
Sonuç olarak, bağımlılık testleri ve buna yönelik tedbirler; bilimsel kriterler, hukuki güvenceler ve insan onuru gözetilerek iş sağlığı ve güvenliği politikalarının içerisinde değerlendirilmelidir. Çünkü bazı iş kazalarının nedeni, kazadan birkaç dakika önce değil; çok daha önce başlayan bir bağımlılık sürecinde gizlenmiş olabilir. İş sağlığı ve güvenliğinin en önemli ilkelerinden biri şudur: Önlemek, tedavi etmekten; tedavi etmek ise kaybetmekten daha değerlidir.
Şerafettin YILDIZ / Yazar, SGK Denetmeni / Instagram: @serafettinyildiz
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
