FETÖ Tecrübesinden Ders Almayanlara Samimi Bir Çağrı!
FETÖ Tecrübesinden Ders Almayanlara Samimi Bir Çağrı!
SÖMÜRÜ ÇETESİNE ALET OLMAYIN!
Alihan Kuriş Suç Örgütü’ne karşı hakikat vakti: Ağabeylerinizi değil, devleti ve hukuku dinleyin; sonunuz hezimet olmasın!
Ey Kalbinde Allah ve Resûlü’nün Sevgisini Taşıyan, İlim ve Hizmet Sevdalısı Samimi Kardeşlerim!
Sizler yıllardır Kur’an hizmeti, talebe okutma ve hayır işleri gayesiyle halis niyetlerle yola çıktınız. Merhum Süleyman Hilmi Tunahan Hazretleri’nin mirası olan o bereketli yolu, ilmi ve ahlâkı yaşatmak istediniz. Ancak bugün yaşananlar karşısında durup derin bir basiretle etrafınıza bakma vakti gelmiştir:
Gittiğiniz yol, o mübarek zatın gösterdiği Kur’an yolu mudur; yoksa sizin temiz duygularınızı, itikâdınızı ve imkanlarınızı sömüren bir yapının kalkanı olmak mıdır?
Gelin, önce arkasına saklanmaya çalıştıkları o mübarek mirasın aslına ve ölçülerine bakalım:
Merhum Süleyman Hilmi Tunahan Hazretleri, ömrünü en zorlu dönemlerde dâhi Kur'an-ı Kerim’in öğrenilmesine ve öğretilmesine vakfetmiş, bu yolda ihlası ve karşılıksız hizmeti merkeze alan tarihî tavsiyelerde bulunmuştur.
• O’nun davası, "Bizim işimiz, Allah’ın kitabını Allah’ın kullarına öğretmektir" ilkesiyle özetlenir. "Sizin en hayırlınız Kur'an'ı öğrenen ve öğreteninizdir" hadis-i şerifini hayatının rehberi kılmış, ilim öğretmeyi her türlü dünyevî kaygının üstünde tutmuştur.
• "Ümmet-i Muhammed’in evlatlarını cehalet ateşinden kurtarmak, onlara îman ve İslâm’ı öğretmek en büyük vazifemizdir" diyerek, Kur'an eğitiminin bir zümre veya güç inşası değil, ümmeti kurtarma vazifesi olduğunu vurgulamıştır.
• Din hizmetinin dünyalık bir makam, servet veya güç aracı yapılmasına şiddetle karşı çıkmış, "Hizmetimizde yegâne gaye Rıza-yı İlâhî’dir" şartını koşmuştur. Takipçilerine "Bu yola dünyevî bir menfaat, şan, şöhret veya siyasî hesap karıştırılamaz" anlayışını aşılamış; dînin dünyalığa alet edilmesinin büyük bir felaket getireceği konusunda hayatî uyarılarda bulunmuştur.
• Dînî eğitimin yasaklı olduğu en baskılı yıllarda; tren kompartımanlarında, dağlarda, tarlalarda gizlice talebe okuturken bile asayişi bozacak, devlete başkaldıracak tek bir anarşik eyleme izin vermemiştir. "Dışımız halk ile, içimiz Hak ile" diyerek kolluk kuvvetleriyle çatışmayı değil; sabır, sükûnet ve vakarla sadece ilimle meşgul olmayı seçmiştir.
• Talebelerini hiçbir zaman kendi iktidarını tahkim edecek birer "asker" yahut canlı kalkan olarak görmemiş; aksine onları "Allah'ın ve Ümmet-i Muhammed’in birer emaneti" sayarak vatanına, milletine ve devletine faydalı, ahlâklı nesiller olarak yetiştirmeyi vasiyet etmiştir.
Peki, bugün gelinen noktada bu ilke ve öğütlere ne kadar bağlı kalınmıştır?
Ortadaki tarihî hakikat şudur: Merhum Süleyman Hilmi Tunahan’ın gösterdiği o mübarek Kur’an yolu ile bugünkü yapının sergilediği eylemler (ranta bulaşma, polise direnme, devlete kafa tutma) arasında aşılması imkânsız derin bir uçurum vardır!
Açıkça ve Samimiyetle Uyarıyoruz!
1. Hukuka Değil Barikata Sığınanlar Haklı Olabilir mi?
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda Alihan Kuriş ve üst yönetime yönelik başlatılan operasyonlarda ortaya çıkan tablo açıktır:
Ümraniye’deki merkez yurtta cam kapıların arkasına barikat kurup, tekbir getirerek devletin polisine fiziki direnç gösterenler dîne veya hizmete değil, kendi suçlarına siper aramaktadır. "Suçsuzsanız neden kaçıyor, adil yargıdan kaçıp devletin polisine direniyorsunuz?" sorusu bugün cevabını beklemektedir. Aramalarda ele geçirilen yüklü miktarda nakit para ve çok sayıda silah; meselenin ilim yahut rıza yolu değil, bir "rant ve kayıt dışı güç odağı" meselesi olduğunu gözler önüne sermiştir.
2. Kriminal Bir Yapı Uğruna Devlete El Kaldırmayın!
Türk Devleti ve Türk Yargısı; sizlerin halis niyetlerine, okuyan talebelere veya samimi hizmete değil; din maskesi altında paralarınızı, yurt dışındaki (Köln’deki devasa tesisler dahil) finans ağlarını ve geleceğinizi ipotek altına alan Alihan Kuriş Suç Örgütü’ne karşı adalet mücadelesi vermektedir.
Üst yönetimden gelen "operasyonlara karşı koyun, sokağa inin" talimatlarına uymak; sizi kutsal bir davanın neferi değil, kriminal bir suç örgütünün piyonu haline getirir. Ağabeylerinizi değil, devleti ve hukuku dinleyin!
3. Sonunuz FETÖ İle Aynı Olmasın!
Geçmişte FETÖ’nün peşinden körü körüne gidenlerin, "ağabey" sözünü hakkın, adaletin ve devletin üstünde tutanların nasıl bir hezimete uğradığını hep birlikte gördük. Aynı hezimete uğramak istemiyorsanız, aklınızı ve iradenizi bir şahsa veya çeteye ipotek etmeyin. Bırakın devlet görevini yapsın; yargı bu kriminal yapının gereğini yerine getirsin ve sizleri de bu suç cenderesinden kurtarsın.
Toplanma ve direnme çağrılarıyla, sosyal medya kışkırtmalarıyla sizleri sokağa sürmek isteyenler, yarın adalet karşısında sizi yapayalnız bırakacaktır.
Hiçbir Yapı Devletten ve Milletten Büyük Değildir!
Unutmayın: Hiçbir yapı, küresel odak veya suç şebekesi; FETÖ’yü dâhi bertaraf eden Türk Devleti’nden ve Türk Milleti’nden büyük değil.
Mithad Güdü
Ekleme
Tarihi: 15 Ağustos 2026 -Cumartesi
FETÖ Tecrübesinden Ders Almayanlara Samimi Bir Çağrı!
FETÖ Tecrübesinden Ders Almayanlara Samimi Bir Çağrı!
SÖMÜRÜ ÇETESİNE ALET OLMAYIN!
Alihan Kuriş Suç Örgütü’ne karşı hakikat vakti: Ağabeylerinizi değil, devleti ve hukuku dinleyin; sonunuz hezimet olmasın!
Ey Kalbinde Allah ve Resûlü’nün Sevgisini Taşıyan, İlim ve Hizmet Sevdalısı Samimi Kardeşlerim!
Sizler yıllardır Kur’an hizmeti, talebe okutma ve hayır işleri gayesiyle halis niyetlerle yola çıktınız. Merhum Süleyman Hilmi Tunahan Hazretleri’nin mirası olan o bereketli yolu, ilmi ve ahlâkı yaşatmak istediniz. Ancak bugün yaşananlar karşısında durup derin bir basiretle etrafınıza bakma vakti gelmiştir:
Gittiğiniz yol, o mübarek zatın gösterdiği Kur’an yolu mudur; yoksa sizin temiz duygularınızı, itikâdınızı ve imkanlarınızı sömüren bir yapının kalkanı olmak mıdır?
Gelin, önce arkasına saklanmaya çalıştıkları o mübarek mirasın aslına ve ölçülerine bakalım:
Merhum Süleyman Hilmi Tunahan Hazretleri, ömrünü en zorlu dönemlerde dâhi Kur'an-ı Kerim’in öğrenilmesine ve öğretilmesine vakfetmiş, bu yolda ihlası ve karşılıksız hizmeti merkeze alan tarihî tavsiyelerde bulunmuştur.
• O’nun davası, "Bizim işimiz, Allah’ın kitabını Allah’ın kullarına öğretmektir" ilkesiyle özetlenir. "Sizin en hayırlınız Kur'an'ı öğrenen ve öğreteninizdir" hadis-i şerifini hayatının rehberi kılmış, ilim öğretmeyi her türlü dünyevî kaygının üstünde tutmuştur.
• "Ümmet-i Muhammed’in evlatlarını cehalet ateşinden kurtarmak, onlara îman ve İslâm’ı öğretmek en büyük vazifemizdir" diyerek, Kur'an eğitiminin bir zümre veya güç inşası değil, ümmeti kurtarma vazifesi olduğunu vurgulamıştır.
• Din hizmetinin dünyalık bir makam, servet veya güç aracı yapılmasına şiddetle karşı çıkmış, "Hizmetimizde yegâne gaye Rıza-yı İlâhî’dir" şartını koşmuştur. Takipçilerine "Bu yola dünyevî bir menfaat, şan, şöhret veya siyasî hesap karıştırılamaz" anlayışını aşılamış; dînin dünyalığa alet edilmesinin büyük bir felaket getireceği konusunda hayatî uyarılarda bulunmuştur.
• Dînî eğitimin yasaklı olduğu en baskılı yıllarda; tren kompartımanlarında, dağlarda, tarlalarda gizlice talebe okuturken bile asayişi bozacak, devlete başkaldıracak tek bir anarşik eyleme izin vermemiştir. "Dışımız halk ile, içimiz Hak ile" diyerek kolluk kuvvetleriyle çatışmayı değil; sabır, sükûnet ve vakarla sadece ilimle meşgul olmayı seçmiştir.
• Talebelerini hiçbir zaman kendi iktidarını tahkim edecek birer "asker" yahut canlı kalkan olarak görmemiş; aksine onları "Allah'ın ve Ümmet-i Muhammed’in birer emaneti" sayarak vatanına, milletine ve devletine faydalı, ahlâklı nesiller olarak yetiştirmeyi vasiyet etmiştir.
Peki, bugün gelinen noktada bu ilke ve öğütlere ne kadar bağlı kalınmıştır?
Ortadaki tarihî hakikat şudur: Merhum Süleyman Hilmi Tunahan’ın gösterdiği o mübarek Kur’an yolu ile bugünkü yapının sergilediği eylemler (ranta bulaşma, polise direnme, devlete kafa tutma) arasında aşılması imkânsız derin bir uçurum vardır!
Açıkça ve Samimiyetle Uyarıyoruz!
1. Hukuka Değil Barikata Sığınanlar Haklı Olabilir mi?
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda Alihan Kuriş ve üst yönetime yönelik başlatılan operasyonlarda ortaya çıkan tablo açıktır:
Ümraniye’deki merkez yurtta cam kapıların arkasına barikat kurup, tekbir getirerek devletin polisine fiziki direnç gösterenler dîne veya hizmete değil, kendi suçlarına siper aramaktadır. "Suçsuzsanız neden kaçıyor, adil yargıdan kaçıp devletin polisine direniyorsunuz?" sorusu bugün cevabını beklemektedir. Aramalarda ele geçirilen yüklü miktarda nakit para ve çok sayıda silah; meselenin ilim yahut rıza yolu değil, bir "rant ve kayıt dışı güç odağı" meselesi olduğunu gözler önüne sermiştir.
2. Kriminal Bir Yapı Uğruna Devlete El Kaldırmayın!
Türk Devleti ve Türk Yargısı; sizlerin halis niyetlerine, okuyan talebelere veya samimi hizmete değil; din maskesi altında paralarınızı, yurt dışındaki (Köln’deki devasa tesisler dahil) finans ağlarını ve geleceğinizi ipotek altına alan Alihan Kuriş Suç Örgütü’ne karşı adalet mücadelesi vermektedir.
Üst yönetimden gelen "operasyonlara karşı koyun, sokağa inin" talimatlarına uymak; sizi kutsal bir davanın neferi değil, kriminal bir suç örgütünün piyonu haline getirir. Ağabeylerinizi değil, devleti ve hukuku dinleyin!
3. Sonunuz FETÖ İle Aynı Olmasın!
Geçmişte FETÖ’nün peşinden körü körüne gidenlerin, "ağabey" sözünü hakkın, adaletin ve devletin üstünde tutanların nasıl bir hezimete uğradığını hep birlikte gördük. Aynı hezimete uğramak istemiyorsanız, aklınızı ve iradenizi bir şahsa veya çeteye ipotek etmeyin. Bırakın devlet görevini yapsın; yargı bu kriminal yapının gereğini yerine getirsin ve sizleri de bu suç cenderesinden kurtarsın.
Toplanma ve direnme çağrılarıyla, sosyal medya kışkırtmalarıyla sizleri sokağa sürmek isteyenler, yarın adalet karşısında sizi yapayalnız bırakacaktır.
Hiçbir Yapı Devletten ve Milletten Büyük Değildir!
Unutmayın: Hiçbir yapı, küresel odak veya suç şebekesi; FETÖ’yü dâhi bertaraf eden Türk Devleti’nden ve Türk Milleti’nden büyük değil.
Mithad Güdü
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
