ENGELLİLERİN SABRI TÜKENDİ! SÖZ BİTTİ, VİCDANLAR SUSTU!
ENGELLİLERİN SABRI TÜKENDİ! SÖZ BİTTİ, VİCDANLAR SUSTU!
Kaç günler, kaç haftalar, kaç aylar geldi geçti… Günler haftaları, haftalar ayları kovaladı. Neredeyse bir yıl olacak!
Yazdık, dile getirdik, yayımladık. İlgili makamlara, mevkilere, yetkili ve etkili olacağına inandığımız her bir noktaya sesimizi duyurmaya çalıştık. Kişisel isteklerimizi değil, toplum hayatında zaruri olan ihtiyaçlarımızı dile getirdik.
Lakin…
Aradan geçen bunca zamana rağmen, yetkili ve etkili olacağına inandığımız, daha doğrusu safiyane duygularla inanmaya devam ettiğimiz kurumların ve o kurumların değerli müdürlerinin tabiri caizse TIK sesini bile duymadık!
Allah sizleri bildiği gibi yapsın!
“Engelli vatandaşlarımız canımız, ciğerimizdir. Kendimiz için ne istiyorsak onlar için de istiyoruz.” diyenlerin artık içi boş sözleri bizleri tatmin etmiyor!
Bırakın artık ağızlara bir parmak bal çalmayı!
Bırakın günü kurtarmak uğruna tribünlere oynamayı!
Bırakın, merhamet duygularını istismar ederek ajitasyon yapmayı!
Gelelim asıl meseleye…
Şehrin merkezinde bulunan iki engelli tuvaletinin eksikliklerini gidermeyi, kırık dökük hâlini düzeltmeyi; klozet kapağı olmayan, taharet musluğu bozuk olan, sifonu çalışmayan bu tuvaletleri kullanılabilir hâle getirmeyi dahi beceremeyen bir idareden biz ne bekleyelim?
Engelli vatandaşların en temel insani ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için yapılmış bir tuvalette klozet kapağı yoksa, taharet musluğu çalışmıyorsa, sifon görevini yapmıyorsa bunun adı hizmet midir?
Bunun adı olsa olsa ihmalin, duyarsızlığın ve sorumsuzluğun açık göstergesidir!
Ya engelli vatandaşlarımız için ayrılmış iki araçlık park yerini bile kendilerine çok gören zihniyete ne demeli?
Üstelik bu alanlardan birine çöp konteyneri koyarak engelli vatandaşların kullanımına ayrılmış yeri işgal eden anlayışa ne söyleyelim?
Benim söyleyecek çok sözüm var. Ancak yaşananları anlatmaya bazen kelimeler bile yetmiyor.
İnsan ister istemez isyan ediyor:
RABB’İM, BİZİM YAŞADIĞIMIZ BU ZORLUKLARI SİZLERE DE GÖSTERSİN!
Belki o zaman ne demek istediğimizi daha iyi anlarsınız.
Belki bir gün, en temel ihtiyacınızı karşılamak için bir engelli tuvaletine girmek zorunda kalırsınız. Klozet kapağı yoktur, taharet musluğu çalışmıyordur, sifon bozulmuştur. O an, insan onuruna yakışır bir hizmetin ne kadar önemli olduğunu anlarsınız.
Belki bir gün engelli aracınızı park edecek bir yer ararsınız. Size ayrılmış alanın işgal edildiğini görür, çaresizce başka bir yer ararsınız. İşte o zaman, bugün duymazdan geldiğiniz sesimizi hatırlarsınız.
Belki o gün, Bülent Ertekin’in ne demek istediğini geç de olsa anlarsınız.
Biz kimsenin ayrıcalık tanımasını istemiyoruz. Kimsenin lütfunu beklemiyoruz. Kimsenin merhametine muhtaç olmak istemiyoruz.
Biz yalnızca insan onuruna yakışır bir yaşam, erişilebilir alanlar ve görevini layıkıyla yapan yöneticiler istiyoruz!
Engelli vatandaşlarımızın temel ihtiyaçlarını karşılamak bir lütuf değil, yerine getirilmesi gereken bir sorumluluktur.
Bir tuvaletin temiz, çalışır ve kullanılabilir olması için aylarca yazı yazmak zorunda kalıyorsak; iki araçlık park alanının korunması için defalarca sesimizi yükseltiyorsak burada yalnızca fiziki eksikliklerden değil, ciddi bir yönetim ve sorumluluk sorunundan da söz etmek gerekir.
Tüm bu zorlukları bizlere yaşatan etkili ve yetkili makamlardaki sorumluları Rabb’ime şikâyet ediyorum.
Rabb’im, bize yaşattığınız zorluklarla sizleri de imtihan etsin!
Belki o zaman başkasının yaşadığı sıkıntıyı anlamanın, empati kurmanın ve sorumluluk taşımanın ne demek olduğunu daha iyi kavrarsınız.
Unutmayın: Makamlar geçicidir, unvanlar gelip geçicidir. Ancak geride bıraktığımız eserler, yaptığımız hizmetler ve insanların gönlünde bıraktığımız izler kalıcıdır.
Engelli vatandaşlarımızın sesini duymayanlara, ihtiyaçlarını görmezden gelenlere ve çözüm üretmek yerine sessiz kalmayı tercih edenlere son sözümüz şudur:
BİZİM SABRIMIZI DEĞİL, VİCDANINIZI SORGULAYIN!
Selâm ve dua ile…
Bülent Ertekin
Ekleme
Tarihi: 24 Ekim 2026 -Cumartesi
ENGELLİLERİN SABRI TÜKENDİ! SÖZ BİTTİ, VİCDANLAR SUSTU!
ENGELLİLERİN SABRI TÜKENDİ! SÖZ BİTTİ, VİCDANLAR SUSTU!
Kaç günler, kaç haftalar, kaç aylar geldi geçti… Günler haftaları, haftalar ayları kovaladı. Neredeyse bir yıl olacak!
Yazdık, dile getirdik, yayımladık. İlgili makamlara, mevkilere, yetkili ve etkili olacağına inandığımız her bir noktaya sesimizi duyurmaya çalıştık. Kişisel isteklerimizi değil, toplum hayatında zaruri olan ihtiyaçlarımızı dile getirdik.
Lakin…
Aradan geçen bunca zamana rağmen, yetkili ve etkili olacağına inandığımız, daha doğrusu safiyane duygularla inanmaya devam ettiğimiz kurumların ve o kurumların değerli müdürlerinin tabiri caizse TIK sesini bile duymadık!
Allah sizleri bildiği gibi yapsın!
“Engelli vatandaşlarımız canımız, ciğerimizdir. Kendimiz için ne istiyorsak onlar için de istiyoruz.” diyenlerin artık içi boş sözleri bizleri tatmin etmiyor!
Bırakın artık ağızlara bir parmak bal çalmayı!
Bırakın günü kurtarmak uğruna tribünlere oynamayı!
Bırakın, merhamet duygularını istismar ederek ajitasyon yapmayı!
Gelelim asıl meseleye…
Şehrin merkezinde bulunan iki engelli tuvaletinin eksikliklerini gidermeyi, kırık dökük hâlini düzeltmeyi; klozet kapağı olmayan, taharet musluğu bozuk olan, sifonu çalışmayan bu tuvaletleri kullanılabilir hâle getirmeyi dahi beceremeyen bir idareden biz ne bekleyelim?
Engelli vatandaşların en temel insani ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için yapılmış bir tuvalette klozet kapağı yoksa, taharet musluğu çalışmıyorsa, sifon görevini yapmıyorsa bunun adı hizmet midir?
Bunun adı olsa olsa ihmalin, duyarsızlığın ve sorumsuzluğun açık göstergesidir!
Ya engelli vatandaşlarımız için ayrılmış iki araçlık park yerini bile kendilerine çok gören zihniyete ne demeli?
Üstelik bu alanlardan birine çöp konteyneri koyarak engelli vatandaşların kullanımına ayrılmış yeri işgal eden anlayışa ne söyleyelim?
Benim söyleyecek çok sözüm var. Ancak yaşananları anlatmaya bazen kelimeler bile yetmiyor.
İnsan ister istemez isyan ediyor:
RABB’İM, BİZİM YAŞADIĞIMIZ BU ZORLUKLARI SİZLERE DE GÖSTERSİN!
Belki o zaman ne demek istediğimizi daha iyi anlarsınız.
Belki bir gün, en temel ihtiyacınızı karşılamak için bir engelli tuvaletine girmek zorunda kalırsınız. Klozet kapağı yoktur, taharet musluğu çalışmıyordur, sifon bozulmuştur. O an, insan onuruna yakışır bir hizmetin ne kadar önemli olduğunu anlarsınız.
Belki bir gün engelli aracınızı park edecek bir yer ararsınız. Size ayrılmış alanın işgal edildiğini görür, çaresizce başka bir yer ararsınız. İşte o zaman, bugün duymazdan geldiğiniz sesimizi hatırlarsınız.
Belki o gün, Bülent Ertekin’in ne demek istediğini geç de olsa anlarsınız.
Biz kimsenin ayrıcalık tanımasını istemiyoruz. Kimsenin lütfunu beklemiyoruz. Kimsenin merhametine muhtaç olmak istemiyoruz.
Biz yalnızca insan onuruna yakışır bir yaşam, erişilebilir alanlar ve görevini layıkıyla yapan yöneticiler istiyoruz!
Engelli vatandaşlarımızın temel ihtiyaçlarını karşılamak bir lütuf değil, yerine getirilmesi gereken bir sorumluluktur.
Bir tuvaletin temiz, çalışır ve kullanılabilir olması için aylarca yazı yazmak zorunda kalıyorsak; iki araçlık park alanının korunması için defalarca sesimizi yükseltiyorsak burada yalnızca fiziki eksikliklerden değil, ciddi bir yönetim ve sorumluluk sorunundan da söz etmek gerekir.
Tüm bu zorlukları bizlere yaşatan etkili ve yetkili makamlardaki sorumluları Rabb’ime şikâyet ediyorum.
Rabb’im, bize yaşattığınız zorluklarla sizleri de imtihan etsin!
Belki o zaman başkasının yaşadığı sıkıntıyı anlamanın, empati kurmanın ve sorumluluk taşımanın ne demek olduğunu daha iyi kavrarsınız.
Unutmayın: Makamlar geçicidir, unvanlar gelip geçicidir. Ancak geride bıraktığımız eserler, yaptığımız hizmetler ve insanların gönlünde bıraktığımız izler kalıcıdır.
Engelli vatandaşlarımızın sesini duymayanlara, ihtiyaçlarını görmezden gelenlere ve çözüm üretmek yerine sessiz kalmayı tercih edenlere son sözümüz şudur:
BİZİM SABRIMIZI DEĞİL, VİCDANINIZI SORGULAYIN!
Selâm ve dua ile…
Bülent Ertekin
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
