İZMİR’İN TARİHİ SADECE HOMEROS’TAN MI İBARET?
İZMİR’İN TARİHİ SADECE HOMEROS’TAN MI İBARET?
Gazi Umur Bey nerede, Çaka Bey nerede, Sancakkale nerede?
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 22’ncisi düzenlenen Tarihe Saygı Yerel Koruma Ödülleri sahiplerini buldu.
İzmir’in tarihî ve kültürel mirasını korumak, yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla düzenlenen ödüllerde; tarihî yapılar, geleneksel zanaatlar, kültürel çalışmalar ve okul projeleri farklı kategorilerde değerlendirildi.
Bu yılın Jüri Özel Ödülleri; Müzeyyen Ergin Evi ve Zeynel Ergin Gevrek Fırını’na, saraç ustası Mustafa Ali Narlı’ya ve İzmir denizcilik tarihine katkılarından dolayı Dr. Çağrı Pala’ya verildi.
Ödül alan çalışmalar arasında Celal Öcal’ın “Dünya Savaşı’ndan Kurtuluş’a İzmir” adlı kitabı da yer aldı.
Elbette tarihî ve kültürel mirasa sahip çıkan, emek veren, araştıran ve üreten herkesi takdir etmek gerekir.
Ancak burada cevap bekleyen önemli sorular var:
Gerçekten bu ödüller, İzmir’in tarihî ve kültürel kimliğini bütün yönleriyle temsil edebiliyor mu?
Ödül verilen çalışmaların bir bölümüne baktığımızda, tarihî ve kültürel miras konulu okul projeleri arasında şunları görüyoruz:
Işıkkent Eğitim Kampüsü İlkokulu: “Yakın Çevremiz: Geçmişten Geleceğe İzmir”
MEV Koleji Özel Güzelbahçe Ortaokulu: “Geçmişin Şifa Hafızası: İzmir Yamanlar Sanatoryumu”
Özel Torbalı Bahçeşehir Koleji Lisesi: “Metropolis Antik Kenti Pasaportu”
TAKEV Özel Ortaokulu: “Kemeraltı’nı Kokularla Keşfediyoruz”
Şirinyer Sınav Anadolu Lisesi: “İonya’nın Kayıp Halkası: Lebedos (Bir Antik Kentin İzinde)”
Bu çalışmaların her biri elbette değerlidir. Gençlerin tarihî mirasa ilgi duyması ve araştırma yapması desteklenmelidir.
Ancak insan sormadan edemiyor:
Peki ya İzmir’in Türk tarihine damga vurmuş değerleri?
Nerede Gazi Umur Bey?
Nerede Çaka Bey?
Nerede Sancakkale?
Nerede Yenikale ve şehitlik mirasımız?
Nerede Tire’nin yerel, tarihî ve kültürel zenginlikleri?
Nerede Birgi?
Nerede Kadifekale Mescidi?
Saymakla bitmez!
Bunların hepsi bu coğrafyanın, bu güzel İzmir’in tarihî ve kültürel mirası değil mi?
İzmir’in tarihi yalnızca antik kentlerden, Homeros’tan ve geçmişin belirli dönemlerinden mi ibaret?
Türklerin İzmir’de bıraktığı izler, bu şehrin tarihinin bir parçası değil mi?
Gazi Umur Bey’in denizcilik mirası, Çaka Bey’in tarihimizdeki yeri, Sancakkale’nin askerî ve manevî değeri neden daha görünür değil?
Bu değerler neden ödül kategorilerinde ve okul projelerinde yeterince karşımıza çıkmıyor?
Bir başka önemli soru da şu:
SEÇİCİ KURUL KİMLERDEN OLUŞUYOR?
Bu kurul hangi ölçütlerle değerlendirme yapıyor?
İzmir’in bütün tarihî dönemlerini, kültürel zenginliklerini ve yerel değerlerini temsil eden bir bakış açısı gözetiliyor mu?
İzmir sevdalısı tarihçiler, araştırmacılar, yazarlar ve kültür insanları bu süreçte ne ölçüde yer alıyor?
İzmir’in tarihine gönül vermiş, bu uğurda yıllardır emek harcayan, kalem oynatan insanlar ve kurumlar neden daha fazla dikkate alınmıyor?
Kültür müdürlüğü nerede?
İzmir’in tarihî hafızasını yaşatmak için çalışan kurumlar nerede?
Şehrin geçmişini gelecek nesillere aktarmakla sorumlu olan yöneticiler, seçilmişler ve kültür temsilcileri bu konuda ne yapıyor?
Elbette mesele ödül almak ya da birilerini ödülden mahrum bırakmak değildir. Mesele, İzmir’in tarihî mirasının bütüncül, adil ve kapsayıcı bir anlayışla ele alınmasıdır.
Bir şehrin geçmişini anlatırken bazı dönemleri öne çıkarıp bazı tarihî değerlerini gölgede bırakmak, o şehrin hafızasını eksik bırakmaktır.
GENÇLİĞİN TARİHÎ HAFIZASINI EKSİK BIRAKMAYIN!
Gençlerimize Homeros’u öğretelim. Antik kentlerimizi tanıtalım. İzmir’in çok katmanlı tarihini anlatalım.
Ama bunun yanında Gazi Umur Bey’i, Çaka Bey’i, Birgi’yi, Tire’yi, Sancakkale’yi, Yenikale’yi ve İzmir’in Türk tarihindeki yerini de anlatalım.
Birini öğretirken diğerini unutturmayalım!
Gençliğin tarihî hafızasını eksik bırakmayalım. Bu şehrin geçmişini tek bir pencereden göstermeyelim.
Geçmişin bütün izlerini tanımayan bir gençlik, geleceğe hangi tarihî bilinçle bakacak?
Unutmayalım:
GEÇMİŞİNİ BİLMEYEN, GELECEĞE İBRETLE BAKAMAZ!
İzmir Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere ilgili bütün kurumlara açık çağrımızdır:
Gelin, İzmir’in tarihini bir bütün olarak ele alın. Türk tarihinin, denizcilik tarihinin, şehitliklerin, camilerin, kalelerin ve yerel kültürün mirasını da görünür kılın.
Biz soruyoruz:
İzmir’in tarihî hafızasında Gazi Umur Bey’e, Çaka Bey’e ve Sancakkale’ye de yer açabilecek misiniz?
Yoksa bu değerlerimiz daha ne kadar görmezden gelinecek?
Yapabilir misiniz?
Görelim bakalım!
Selâm ve dua ile…
Allah’a emanet olunuz.
Bülent Ertekin
Ekleme
Tarihi: 30 Ekim 2026 -Cuma
İZMİR’İN TARİHİ SADECE HOMEROS’TAN MI İBARET?
İZMİR’İN TARİHİ SADECE HOMEROS’TAN MI İBARET?
Gazi Umur Bey nerede, Çaka Bey nerede, Sancakkale nerede?
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 22’ncisi düzenlenen Tarihe Saygı Yerel Koruma Ödülleri sahiplerini buldu.
İzmir’in tarihî ve kültürel mirasını korumak, yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla düzenlenen ödüllerde; tarihî yapılar, geleneksel zanaatlar, kültürel çalışmalar ve okul projeleri farklı kategorilerde değerlendirildi.
Bu yılın Jüri Özel Ödülleri; Müzeyyen Ergin Evi ve Zeynel Ergin Gevrek Fırını’na, saraç ustası Mustafa Ali Narlı’ya ve İzmir denizcilik tarihine katkılarından dolayı Dr. Çağrı Pala’ya verildi.
Ödül alan çalışmalar arasında Celal Öcal’ın “Dünya Savaşı’ndan Kurtuluş’a İzmir” adlı kitabı da yer aldı.
Elbette tarihî ve kültürel mirasa sahip çıkan, emek veren, araştıran ve üreten herkesi takdir etmek gerekir.
Ancak burada cevap bekleyen önemli sorular var:
Gerçekten bu ödüller, İzmir’in tarihî ve kültürel kimliğini bütün yönleriyle temsil edebiliyor mu?
Ödül verilen çalışmaların bir bölümüne baktığımızda, tarihî ve kültürel miras konulu okul projeleri arasında şunları görüyoruz:
Işıkkent Eğitim Kampüsü İlkokulu: “Yakın Çevremiz: Geçmişten Geleceğe İzmir”
MEV Koleji Özel Güzelbahçe Ortaokulu: “Geçmişin Şifa Hafızası: İzmir Yamanlar Sanatoryumu”
Özel Torbalı Bahçeşehir Koleji Lisesi: “Metropolis Antik Kenti Pasaportu”
TAKEV Özel Ortaokulu: “Kemeraltı’nı Kokularla Keşfediyoruz”
Şirinyer Sınav Anadolu Lisesi: “İonya’nın Kayıp Halkası: Lebedos (Bir Antik Kentin İzinde)”
Bu çalışmaların her biri elbette değerlidir. Gençlerin tarihî mirasa ilgi duyması ve araştırma yapması desteklenmelidir.
Ancak insan sormadan edemiyor:
Peki ya İzmir’in Türk tarihine damga vurmuş değerleri?
Nerede Gazi Umur Bey?
Nerede Çaka Bey?
Nerede Sancakkale?
Nerede Yenikale ve şehitlik mirasımız?
Nerede Tire’nin yerel, tarihî ve kültürel zenginlikleri?
Nerede Birgi?
Nerede Kadifekale Mescidi?
Saymakla bitmez!
Bunların hepsi bu coğrafyanın, bu güzel İzmir’in tarihî ve kültürel mirası değil mi?
İzmir’in tarihi yalnızca antik kentlerden, Homeros’tan ve geçmişin belirli dönemlerinden mi ibaret?
Türklerin İzmir’de bıraktığı izler, bu şehrin tarihinin bir parçası değil mi?
Gazi Umur Bey’in denizcilik mirası, Çaka Bey’in tarihimizdeki yeri, Sancakkale’nin askerî ve manevî değeri neden daha görünür değil?
Bu değerler neden ödül kategorilerinde ve okul projelerinde yeterince karşımıza çıkmıyor?
Bir başka önemli soru da şu:
SEÇİCİ KURUL KİMLERDEN OLUŞUYOR?
Bu kurul hangi ölçütlerle değerlendirme yapıyor?
İzmir’in bütün tarihî dönemlerini, kültürel zenginliklerini ve yerel değerlerini temsil eden bir bakış açısı gözetiliyor mu?
İzmir sevdalısı tarihçiler, araştırmacılar, yazarlar ve kültür insanları bu süreçte ne ölçüde yer alıyor?
İzmir’in tarihine gönül vermiş, bu uğurda yıllardır emek harcayan, kalem oynatan insanlar ve kurumlar neden daha fazla dikkate alınmıyor?
Kültür müdürlüğü nerede?
İzmir’in tarihî hafızasını yaşatmak için çalışan kurumlar nerede?
Şehrin geçmişini gelecek nesillere aktarmakla sorumlu olan yöneticiler, seçilmişler ve kültür temsilcileri bu konuda ne yapıyor?
Elbette mesele ödül almak ya da birilerini ödülden mahrum bırakmak değildir. Mesele, İzmir’in tarihî mirasının bütüncül, adil ve kapsayıcı bir anlayışla ele alınmasıdır.
Bir şehrin geçmişini anlatırken bazı dönemleri öne çıkarıp bazı tarihî değerlerini gölgede bırakmak, o şehrin hafızasını eksik bırakmaktır.
GENÇLİĞİN TARİHÎ HAFIZASINI EKSİK BIRAKMAYIN!
Gençlerimize Homeros’u öğretelim. Antik kentlerimizi tanıtalım. İzmir’in çok katmanlı tarihini anlatalım.
Ama bunun yanında Gazi Umur Bey’i, Çaka Bey’i, Birgi’yi, Tire’yi, Sancakkale’yi, Yenikale’yi ve İzmir’in Türk tarihindeki yerini de anlatalım.
Birini öğretirken diğerini unutturmayalım!
Gençliğin tarihî hafızasını eksik bırakmayalım. Bu şehrin geçmişini tek bir pencereden göstermeyelim.
Geçmişin bütün izlerini tanımayan bir gençlik, geleceğe hangi tarihî bilinçle bakacak?
Unutmayalım:
GEÇMİŞİNİ BİLMEYEN, GELECEĞE İBRETLE BAKAMAZ!
İzmir Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere ilgili bütün kurumlara açık çağrımızdır:
Gelin, İzmir’in tarihini bir bütün olarak ele alın. Türk tarihinin, denizcilik tarihinin, şehitliklerin, camilerin, kalelerin ve yerel kültürün mirasını da görünür kılın.
Biz soruyoruz:
İzmir’in tarihî hafızasında Gazi Umur Bey’e, Çaka Bey’e ve Sancakkale’ye de yer açabilecek misiniz?
Yoksa bu değerlerimiz daha ne kadar görmezden gelinecek?
Yapabilir misiniz?
Görelim bakalım!
Selâm ve dua ile…
Allah’a emanet olunuz.
Bülent Ertekin
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
